Özgürlük

MARKSİST OLABİLİRSİNİZ / 7

MARKSİST OLABİLİRSİNİZ....EĞER İŞÇİLERİN SÖMÜRÜLMESİNE SON VERMEK İSTİYORSANIZ
 
David S. Pena
 
Kapitalizm işçileri sömürür. Kapitalist toplumumuzdaki insanların büyük çoğunluğunun yaşamak için çalışması gerekir, bu yüzden ülkemizdeki ve dünyadaki insanların çoğunun sömürülen işçiler olduğunu söylemek abartılı olmaz.
 
İşçilerin sömürüldüğünü söylemek ne demektir? Marksist teoride sömürme, işçilerin kapitalistler tarafından kelimenin tam anlamıyla soyulduğu anlamına gelir. Tabii ki, kapitalistler bunu hiç bir zaman kabul etmezler. Çalışanlarına makul bir iş için, üç aşağı beş yukarı ürettiklerine karşılık günlük makul bir ödeme yaptıklarını iddia ederler. Ama Marksistler gerçekte olanın bu olmadığını söylerler.
 
  
 
Kapitalistler, yiyecek, giyecek ve barınma gibi hayatın ihtiyaçlarının üretilmesinde gerekli olan makineye, fabrikalara, çiftliklere ve diğer üretim araçlarına sahip oldukları(azınlığın) bir sistem kurdular. İşçilerin(çoğunluğun) genelde iş gücünü satarak geçinmekten başka bir seçenekleri yoktur. Bu yeteneği(emek gücünü), ücret kazanmak için kapitalistlere satmak zorunda kalırlar. Başka bir deyişle, iş bulmaları gerekir. Ücretler, hayatlarını sürdürmek için gerekli olan ürünlerin satın alınmasında işçiler tarafından kullanılırlar. 
 
Emek gücünün değeri nedir? Marks'a göre emek gücünüz, hayatta kalmanız ve çalışmanız için gerekli olan para(emtia) miktarı ne ise o değerdedir. Bu, çok fazla bir hayat gibi gelmiyor, fakat bu varsayıma eşlik edelim ve neler olacağını görelim.
 
Kendinizi beslemek, barındırmak ve giydirmek için günde 50 $ para kazanmanız gerektiğini düşünün. Size sekiz saat için saat başı 6.25$'dan 50$ ödemeyi kabul eden bir kapitalistin yedek parça fabrikasında bir iş buldunuz. Gününüz bir kapitalistin tanesini 100$'a büyük bir otomobil üreticisine sattığı parçaları yapmakla geçiyor ve günde 100 parça üretmeyi başarıyorsunuz. Bir düşünün! Saat başına 1,250$, günde 10,000$ ve 40 saatlik çalışmayla haftada 50,000$ değerinde ürün üretiyorsunuz. Şaşırtıcı değil mi? Siz, işçi, daha önce hiç olmadığı kadar muazzam miktarda değer yaratma yeteneğine sahipsiniz. Ya sizi daha fazla saat çalışmaya zorlayarak ve yahut daha hızlı çalıştırarak, ya da her ikisini yaparak, kapitalist için tercihen her ikisi de, insani açıdan mümkün olan en üst düzeyde üretim yapmanızı sağlamak kapitalistin çıkarınadır.
 
Fakat, fark etmemiş olabileceğiniz bir şeyi netleştirmeliyiz. Her saatte 1.250 dolarlık bir değer ürettiğinizi hatırlayın ve bu, dakikada yaklaşık $20.83 sente gelir. Bunu bilmek gerçekten önemli mi? Kesinlikle.
 
Neden mi önemli, işte burada. Dakikada $20.83 sentten 50 dolarlık bir değer üretmek, yaklaşık 2 dakika 40 saniye zaman alır. Başka bir deyişle, maaşınızı karşılayan 50 doları üretmek için 3 dakikadan az çalışmanız yeterlidir. Bu noktada, her şey tas tamam doğruymuş gibi görünür. 50 dolarlık iş yaptığınızda  size tam tamına 50 dolar ödenecektir. Ancak, 3 dakikadan daha kısa sürede ürettiğiniz 50 doları elde etmek için 8 saat çalışmanız gerektiğini unutmayın. Bu bir hiledir ve soyuluyorsunuz. Adi bir 50 dolar elde etmek için kapitalistin fabrikasında çalışma ayrıcalığı karşılığında  8 saat kalmayı kabullenmek zorunda ve kapitalist tarafından kelimenin tam anlamıyla sizden çalınan-çünkü kapitalist ona ödeme yapmadan onu sizden alır- 1000 dolardan fazla değeri üretmek zorundasınızdır. 
 
Kapitalist ısrarla size harcadığınız zamanın bedelinin adilce ödendiğini, ürettiğiniz için size para ödendiğini söyler ama gerçekte size 3 dakikadan az süren bir iş için ödeme yapar ve sizi, mini minnacık maaş çekinizi alabilmeniz için ücretsiz 7 saatten fazla çalışmaya zorlar. Örneğimizde, ürettiğiniz şey için para almış olsaydınız, o gün 1250 dolar kazanmış olurdunuz. İş yerinizde kendi durumunuzu ve bu örneğin nasıl uyduğunu bir düşünün.
 
Bu ödenmemiş artı 7 saat emek zamanı artı-emek olarak adlandırılır ve üretilen 1200 dolarlık artı-değerdir-kapitalist için artı-değer, işçi için değil. Sanki, kapitalistin size yaptığı ödemeden çok daha fazlasını siz ona ödüyormuşsunuz gibi. Ona ücretsiz emek-zamanı veriyorsunuz. Kapitalist toplumun tamamı bu durumu normal ve adil göstermek için ve polis, mahkemeler ve ordu, kapitalistlerin emeği sömürmek için iktidarlarını zorla kabul ettirebilmeleri için kurulmuştur. Artı-emek ve ürettiği artı-değer, kapitalist karın kaynağıdır. Böylece, kapitalist toplumların zenginliği, zorla alınan artı-emekle işçilerin soyulmasına dayanıyor.
 
Sömürünün, sosyalizm ve kapitalizm arasındaki çatışmanın başka bakış açılarını ve konuyu daha derin anlamak için hala okunacak en iyi kaynaklar olan bazı Marksist klasiklerde, nasıl açıklandığına kısaca bakalım. Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm Bölüm II'de Frederick Engels şunları yazar:
 
"Ücreti ödenmemiş emeğe el koyma, kapitalist üretim tarzına ve onun altında meydana gelen işçinin sömürülmesine temel teşkil eder; kapitalist emekçisinin emek gücünü pazardaki bir emtia olarak tam değerinde satın alsa bile, ödediğinden daha fazla değeri ondan elde eder; ve nihai analizde bu artı-değer, mülk sahibi sınıfların elindeki sürekli artan sermayenin yığılmış olduğu değer toplamlarını oluşturur."
 
Kapitalizmde altında emek sömürüsünün derinlemesine teknik açıklaması için en iyi kaynak Karl Marks'ın "Kapital"idir. Kapital'de, 1.Cilt dokuzuncu bölüm, Marx, işçilerin kendi ücretlerini karşılamak için emek harcadıkları günün bir kısmını belirlemek için "gerekli emek-zaman" terimini kullanır. İşçinin ürettiği günün geri kalanını "emek sürecinin ikinci dönemi" olarak nitelendirir:
 
"Emek-sürecinin, emeğin artık gerekli olmadığı ikinci dönemi boyunca da işçinin çalıştığı ve emek-gücü harcadığı doğrudur, ama onun emeği artık gerekli emek olmadığından kendisi için bir değer yaratmaz. Bu dönemde, kapitalist için, hiç yoktan yaratmanın bütün güzelliklerini taşıyan artık-değeri yaratır. İş gücünün bu kısmına ben artı-emek zamanı ve bu zamanda harcana emeğe artı-emek adını veriyorum... Toplumun çeşitli ekonomik biçimleri arasındaki temel ayrım, örneğin, köle emeğine dayanan toplum ile ücretli emeğe dayanan toplum arasındaki ayrım, bu artı-emeğin fiili üreticisinden, işçiden sızdırılması biçimine dayanır."
 
 
Bu sızdırma tarafından hakları çiğnenen ve bunu son erdirmek isteyen var mı? Kulağa siz bir Marksistmişsiniz gibi geliyor. Her türlü soruyu ve itirazı düşünüyorsunuz ve ikna olmadınız mı? Bizi izlemeye devam edin. Gelecek yazı devam edecek..........

FACEBOOK SAYFAMIZ