Özgürlük

NEDEN?

 
Holding plazalarında çalışan beyaz yakalıları sıradan işçilerden ayıran yegane şey aldıkları yüksek ücretler ve sınıf atlama umuduna ve fırsatına sıradan işçilerden daha yakın olmalarıdır. Günümüzde beyaz yakalı bir işçi orta-sınıf ve orta-üst sınıf hayatın tadını çıkarabilirken sıradan mavi yakalı bir işçi modern kapitalist toplumun her döneminde olduğu gibi kıt kanaat geçinmeye mahkumdur. Bu da beraberinde beyaz yakalı işçilerin düzen yanlısı olmasını getirir. Çünkü çıkarları her şeyin ötesindedir ve günümüzün post-modern yapılanması içinde en önemli şey lükse ve tüketime erişebilmektir.
 
Bu çerçeveden bakıldığında mavi yakalı işçilerin ise düzen karşıtı olması beklenir. Düzene isyan etmek daha iyi maaşlar ve daha iyi bir yaşam için... Ezilenlerin başkaldırması ve ayaklanması akla yakın olandır. Peki gerçekte bu böyle mi olmaktadır?
 
Günümüz dünyasının politik iklimine baktığımızda genelde ezilenlerin, özelde mavi yakalı işçilerin dünyanın hemen her ülkesinde bırakın sömürü ve baskıya karşı isyan etmeyi bir kenara, aksine kendilerini en çok ezen azınlığın arkasında gönüllü köleler olarak sıralandıkları görülüyor. En çok ezilenler kendilerini en çok ezenlere götürüp oylarını veriyorlar. Devrim saflarında olması gerekenler karşı devrimci aşırı Sağ'ın saflarında gönüllü asker olmak için sıraya giriyorlar. Bugün dünyada aşırı milliyetçi Sağ yükselişte ise bunun en büyük nedenlerinden biri işçi sınıfı mücadelesinin yok olmaya doğru hızla gidişi ve muhalif olma özelliğini kaybetmesidir. 
 
Diğer yanda ise düzen yanlısı olması beklenen ve Marxizme göre gün geçtikçe proletaryaya dahil olup ortadan kaybolacak olan ama kaybolmayıp daha da çoğalan orta-sınıf, aşırı Sağ'ın otoritesine ve baskısına karşı muhalefete geçiyor. Bunu en güzel örneği Türkiye'dir. Bugün ezilen mavi yakalıların çok büyük bir yüzdesi kendilerini en çok ezen Akp iktidarını desteklemekte, bunun karşısında ise en çok düzen yanlısı olması beklenen orta-sınıf ise Akp iktidarının özgürlük ve adaleti yok eden politikalarına muhalefet etmektedir. 
 
Bu açıdan bakıldığında sorulması gereken ve cevaplanması gereken soru budur: Neden en çok ezilen mavi yakalı işçiler kendilerini en çok ezenleri iktidara taşıyıp totaliterliğe doğru gün geçtikçe meyleden bir yapının peşinden gidiyorlar? Bu soruya, her bir işçinin cebinde her türlü bilgiye ulaşılabilen akıllı telefon taşıdığı günümüzde, "Çünkü işçilerin sınıf bilinci gelişmemiş," "Çünkü din sömürüsü," "Çünkü milliyetçi duygular," cevabını vermek kolaycılık olur. 
 
Yapılması gereken, zaten eleştirilmiş ve analiz edilmiş kapitalizmin tahlilini defalarca papağan gibi tekrar eden yazılar yazmak olmamalıdır. Bunlar binlerce kere yazıldı ve yazılıyor. Artık ilkokul çocukları bile kapitalizm ne olduğunu biliyor. 
 
Belki de yazılması gereken işçi sınıfının kendisi....Tanıdığımızı sandığımız ama tanıyamadığımız ezilen mavi yakalı işçiler...
 
Yukarıda mevzu bahis olan şey ulusal meselelerde de değişmiyor. Bugün bir ulus, içindeki "azınlık" halkları zalimce ve şiddetli eziyor. O ezilen halklardan bir Allah'ın kulu dahi meydanlara dökülmüyor. Oysa yüz binler çığlık olup sel gibi sokaklara akmalıydı. Sebep nedir? Korku mu? Çıkarlar mı? Oysa Özgürlük ve Adalet korkunun da çıkarların da çok üstünde değil mi?
 
Neden?
Özgür Devrim

FACEBOOK SAYFAMIZ