Özgürlük

SALVINI'NİN ZAFERİ

 

 

DAVID BRODER

 

(Ç.N.: Yunanistan'da Syriza, İspanya'da Podemos, İtalya'da Beş Yıldız Hareketi tüm bunlar Sol'un kurtuluşuna ışık tutacak olanlar mı, yoksa tüm bunlar, burjuva medeniyetinin ve dolayısıyla burjuva sınıfının maaşlı hizmetkarlarına dönüştürülmüş çözümü parlamenter sınırlar içinde arama gafletine düşüp tüm doğabilimsel devrimci teorinin geçmiş mirasını ayaklar altına alan Sol'un içler acısı durumunu sergileyen birer yanılsama mı? Ve daha da kötüsü bir Syriza, bir Podemos ya da bir Beş Yıldız Hareketi bile çıkaramayan Sol'u yerlerde sürünen bir Türkiye!!! Sınıf mücadelesinden kopup etnik mücadeleyeye yönelen ve böylece tüm gericilikleri içerisinde barındıran HDP'nin de kimi "sosyalistler" tarafından kurtarıcı rolüne sokulması da olmayanı oldurma çabası. 

Ayrıca, dünyanın tek kurtuluşu sosyalizmde ise, o halde Sosyalistler nerede? Dahası, dünyanın en ezilenleri kendilerini ifade etme fırsatı için kendilerine tek "alternatif" sunan olarak gördükleri aslında kendilerini en çok ezen aşırı gerici Sağ güçleri gün geçtikçe daha da çok iktidara sırtlarında taşırlarken, bu çelişkiye gözlerini yumup hala varmışcasına işçi sınıfı mücadelesi sloganları atanlar nerede? Sahi, kimlik politikalarıyla,  özgürlük ve demokrasi, "hak", "hukuk", "adalet" nutuklarıyla ve kendilerine öncelik olarak sunulan burjuva toplumu özlemleriyle özlerinden, sınıf mücadelelerinden koparılan‘‘solcular‘‘ nerede? Çoğu "sosyalist"in de değirmenine su taşıdığı liberalizmin politikalarının aydın gibi, gazeteci gibi, televizyon, sinema, gazete gibi ideolojik aygıt ve köleleriyle kendilerine daha da yabancılaştırılan işçiler nerede? 

İhtiyacımız olan şey boş laflar değil, ÜRETENLER, İŞÇİLER! İhtiyacımız olan şey, günümüzde solcusunun sağcısının, "sosyalisti"nin liberalinin, patronunun politikacısının el birliğiyle işçi sınıfı mücadelesini unutturmaya çalıştığını görmektir. Ne yazık ki, bunda da başarılı oluyorlar. Artık işçi sınıfı mücadelesi diye bir şey neredeyse kalmadı. Varsa yoksa "hak", "hukuk", "adalet" ve ezen zalim milliyetçiliğin doğurduğu etnik ve gerici milliyetçiliğe daha çok yaslanan kimlik politikaları. Bu yüzden kimi sosyalistlerin işçi sınıfı mücadelesi varmışcasına boş slogan atmaları sadece gerçeklerle yüzleşmeyi bir süreliğine erteler. Devrimciliğin her anında her döneminde somut koşulların somut tahlili bir gereklilik olarak devrimcinin önüne konulur. Oysa somut koşulların somut tahlili 150 yıl önce yapılmıştır. Ayırtına varılması gereken işçilerin içinde sonsuz özgürlük ve sonsuz ekonomik eşitlik bulunan bir değişim istedikleridir. İşçiler daha iyi arabaya binmek, daha iyi evlerde oturmak, daha uzun tatil yapmak, daha çok para kazanmak istiyorlar. İşçiler yoksulluğu vaaz eden değil, zenginliği vaat eden bir sosyalizm istiyorlar! İşçiler boş zamana sadece patronların değil, kendilerinin de sahip olmasını istiyorlar! İşçiler, işçi ve patronun sonsuza dek yok olmasını istiyorlar! İşçiler boş laf ve tutarsız tavırlar değil, "Yeryüzünün vatan, İnsanlığın millet" olmasını istiyorlar! İŞÇİLER ÇOK ŞEY DEĞİL, BİR ŞEY İSTİYORLAR! DOĞABİLİMSEL DEVRİMCİ YOLDAN ÜRETENLERİN DOĞRUDAN YÖNETİMİ ! DEVRİM …)

İtalya'da planlanan koalisyon hükümetinin çöküşü, Matteo Salvini'nin aşırı sağcı Lega'sı için yeni bir atılımın yolunu açıyor.
 
Mayıs 2018'de İtalya, Roma'da bir Lega Nord kampanyası posteri. Laura Lezza / Getty Images
 
4 Mart genel seçimleriyle birlikte oyların yüzde 32'sini kazanan Beş Yıldız Hareketi (M5S), İtalya'nın en büyük partisi oldu. Ancak koalisyonlara karşı tarihsel muhalefeti hükümet edip edemeyeceğini belirsiz kılıyor. Seçim günü atılım yapan güç, oylarını yüzde 4'ten yüzde 17'e çıkaran aşırı sağcı parti olan Matteo Salvini'nin Lega Nord'u oldu. Salvini'nin Sağ koalisyona öncülük etme arzusunun yanı sıra bu partiler arasındaki kültürel çatışmalar her türlü anlaşmaya engel oluşturuyor görünüyordu.
 
Beş Yıldız Hareketi lideri Luigi di Maio, Silvio Berlusconi'nin Forza Italia'sıyla herhangi bir anlaşmayı reddederken, ya merkezci Demokratlar ya da Lega ile anlaşma yolları aradığı için seçimleri müteakip on bir hafta çıkmaza girdi. Bununla birlikte, Demokrat lider Matteo Renzi'nin bir paktı kuvvetli reddinin yanı sıra, Beş Yıldız Hareketi ve sağcı partiler arasında meclis başkanları üzerine anlaşmalar, gittikçe bir "dışlanmışlar" koalisyonuna işaret ediyordu.
 
Bazı medya kuruluşları Beş yıldız Hareketi'ni “en sol” ya da “alternatif-sol” olarak nitelendirmekte ısrar ediyorlar. Gerçekte, işsiz, mavi yakalı ve genç seçmenler gibi bir zamanlar-Komünist hizadaki gruplar arasındaki hakimiyetine rağmen, Sol'un çöküntüsünün meyvesidir. Beş Yıldız Hareketi dayanışma lisanını konuşmuyor, ancak kriz vurgunu yemiş bireyin öfkesini ifade ediyor, dünyada yolunu çizemiyor ve uzak duran merkezci partiler tarafından açık olarak hor görülüyor.
 
Seçimden bu yana geçen haftalar içerisinde Beş Yıldız Hareketi'nin "düzen karşıtı" isyanı, aşırı sağcı güçlerin doldurduğu, diğerleri için bir boşluk yarattı. Bir zamanlar Akdeniz'i geçmeye çalışan Afrikalı göçmenleri kurtarmaya çalışan "STK taksileri" ile alay etmiş olan Beş Yıldız Hareketi lideri Luigi di Maio, kitlesel bir yasaklama vadeden Matteo Salvini ile 18 Mayıs'ta koalisyon anlaşmasına vardı. Sözleşme, en zengin İtalyanlara toplu vergi indirimleri bahşeden bütün vergi dilimlerine aynı oranları uygulama gibi gerici önlemlerin yanı sıra beş yüz bin göçmenin ülkesine geri gönderilmesini de istiyordu. 
 
Pazar gecesi, cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ekonomi bakanlığına getirilmek istenen Lega adayını reddettiği için Beş Yıldız Hareketi ve Lega tarafından oluşturulan koalisyon çöktü. "Dışlanmışlar," en azından şimdilik, iktidar koridorlarından uzak tutuldu. 
 
Yine de eski büyük partilerin yenilgisi en azından kesindir ve en çok kazanan Matteo Salvini'dir. Lega sadece Sağ'a hükmetmekle ve Beş yıldız Hareketi'ne kendi damgasını vurmakla kalmadı, ayrıca İtalyan ve AB kurumlarından gelen saldırılar Salvini'nin elini güçlendirdi.
 
Mattarella, eski IMF yetkilisi Carlo Cottarelli'den[ç.n.: demek ki her ülkenin bir Kemal Derviş'i var.] yeni seçimlere kadar kayyum hükümeti kurmasını istedi. Şu anda bu hükümetin kısacası parlamento desteğine ulaşıp ulaşmayacağı şüpheli. Ancak bu sözde nötr kabin, birkaç gün önce oluşması olası görünen hükümetin doğrudan karşısında duruyor. Lideri İtalya'da kemer sıkma politikalarının mimarı idi ve onun merkezci kabinesi seçilmemiş teknokratlar ile doldurulmaya hazırlanıyor. Böyle bir manzara, sağcı güçlerin egemenlik ve demokratik tercih bayrağını şu anda tekeli altına almaya sadece yardım edebilir. 
 
ANAYASAL SAVAŞ
 
Lega'nın arka çıktığı iktisatçı Paolo Savona, mümkün görünmeyen bir düzen karşıtı kahramanlık yapıyor. Yirmi beş yıl önce, kendisi teknokrat bir kabinede ticaret bakanıydı ve on yıl sonra Silvio Berlusconi'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinden sorumlu adamıydı. Ancak Savona'nın ekonomi bakanı olarak adaylığı etrafında gelişen mesele, Salvini’nin cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Avrupalı müttefikleri tarafından engellenen demokratik çoğunluğun sesi olarak gösterme amacına hizmet etti. 
 
Matarella, merkezci, neoliberal ve sadık Avrupalı yanlısı bir parti olan günümüzün Demokratlarına katılmadan önce Hristiyan Demokrat partinin uzun süreli bir üyesiydi.İtalyan cumhurbaşkanı, doğrudan vatandaşlar tarafından değil, milletvekilleri tarafından seçilir ve görevi partizan bir tarzda hareket etmek yerine anayasayı savunmaktır. Resmi olarak kabineyi seçen, başbakanının tavsiyesi üzerine cumhurbaşkanıdır; bu anlamda Matarella Lega’nın adayını reddederek sorumluluğu içerisinde hareket etti.
 
Yine de Mattarella’nın kararı mantıklı olandan çok siyasi bir harekete benziyor. Polis soruşturması kapsamı altında olan Silvio Berlusconi tarafından önerilen bir adalet bakanı olayında olduğu gibi, son derece nadiren cumhurbaşkanı başbakanın tercihinden sapıyor. Piyasa baskısı ve İtalya'nın Avrupa Birliği'ne taahhüdü yönünden Matarella'nın kararını şekillendirmesi, demokratik iradeyi koruma bakımından kararını vermesinde az etkili oldu. 
 
Gerçekte, Savona'nın geçmiş açıklamaları, Euro ile Lega-Beş Yıldız Hareketi sözleşmesinin ima ettiğinden çok daha güçlü bir kopma arzusu izlenimini verdi. Her iki parti de seçimden önce manifestolarının euro karşıtı içeriğini kaldırmıştı; isteselerdi, ekonomi bakanlığı için bir başka şahısı teklif edebilirlerdi. 
 
Ancak Mattarella sadece uygun olmayan bir şahsı reddetmiyordu. Cumhurbaşkanı İtalyan tasarrufları üzerine baskıya izin vermeyeceğinde ısrar etse bile, bu mesele esas olarak İtalya'nın Avrupa Birliği'ne bağlılığı sorunu olarak vuku buldu.
 
Özellikle bu pandomimin merkezinde olan Matteo Salvini idi. Seçimden önce, partisinin kesimlerini((Lombardy ve Veneto’da partisindeki unsurlar, Salvini’nin İtalyan-milliyetçi projesinden daha fazla Kuzey İtalya için özerkliğe odaklanmış durumda) bölen Lega'nın euro'dan çıkış çağrısına son verdi. Ancak, ekonomi bakanının "Berlin'in adamı" olmamasında ısrar eden saldırgan retoriğini sürdürdü.
 
Böylece Lega üstü kapalı AB reform çağrılarını kimlikçi duruşla harmanladı. Bu da şu anda Avrupa yanlısı bir güç olan Silvio Berlusconi’nin Forza Italia'sını marjinalleştirmeye yardımcı oldu.
 
Lega'nın kurumlar ve yabancı güçler tarafından ezilen İtalyanlar söylemi programının serbest pazar unsurlarıyla çatışıyor. Esasen Avrupa Birliği'nin kendisiyle araları bozuk değildir. Mültecileri tahliye etme sorumluluğunu almada AB'ye çağrı yaparken, Beş Yıldız Hareketi ile hükümet sözleşmesi bile Avrupa Birliği'nin kurucu antlaşmalarının ruhunun retorik olarak benimsenmesini gösterir. Ancak, Salvini'nin AB reform çağrılarının belirsizliğine rağmen, Alman basınında İtalyanların vergi kaçırmayı "milli bir spor" yapan "agresif dilenciler" olarak adlandıran sert dil milliyetçi bir fikir birliğini bir araya getirmede ona yardım etti.
 
Avrupa Birliği'nin bir kurucusu olan ve en federalist ülkelerden en uzun süreli olanı, İtalya bugün esasen gittikçe Avrupa kuşkucusu oluyor. 2008 krizinin en sert vurduğu genç İtalyanların -GSYİH kriz öncesi seviyelerde kaldı- müzmin kemer sıkma politikalarını takip eden tek para birimine ilişkin büyük vaatleri görerek, olumsuz AB ve euro görüşünü benimsemeleri bilhassa mümkündür. Son dönemde yapılan bir ankette, İtalyan seçmenlerin yüzde 39'u AB üyeliğini “iyi bir şey” olarak görüyor: yüzde 47'den daha azı, zaten çıkış yolunda olan İngiltere'yi gösteriyor.
 
İtalya'nın rekor düzeyde genç işsizliği ve 2,4 trilyon dolarlık kamu borcunu düzeltecek araçlardan yoksun oluşu euro'daki hoşnutsuzluğu şiddetlendiriyor. Ancak bu sorunun ötesinde Lega ırkçılığı kamçılayarak ve Mafya idaresindeki hapishanelerde kamu fonlarının israf edilmesine kızgınlığı kötüye kullanarak mesafe alıyor. Beş Yıldız Hareketi ve Lega kamu borcunun kısmi bir iptali için çağrıda bulunma düşüncesi ile oynaşırken, göçmen karşıtı keskin çağrılar ve Salvini'nin iç işleri bakanı olarak kendi adaylığı tartışmasız kaldı. 
 
Savona ve bir hafta öncesine kadar neredeyse hiç tanınmayan önemsiz bir hukuk pröfesörü olan varsayılan başbakan Giuseppe Conte, İtalyan dramalarında sadece kısmen rol alan oyuncular gibiydiler. Bir hükümet kurma girişimi ve peşinden çöküşü gerici güçlerin değirmenine su taşıdı. 
 
Lega'nın euro ile ilgili tutarsızlığına rağmen, keskin milliyetçi söylemleri gündeme taşıdı ve Salvini'nin arzuladığı Brüksel ile çatışmayı kışkırttı. Cumhurbaşkanı anayasal otoriteye başvurabilir, fakat yeni seçimlerin onun bu hareketini cezalandırması olası görünüyor.
 
4 Mart genel seçimlerinden bu yana merkezciler, yenilgilerini zenginlere karşı "toplumsal kıskançlık" politikasına borçlu olduklarından şikayet ederek, ablukaya alınmış bir duruşu benimsediler. Seçim sonrası günlerde "popülizm"in medya eleştirmenleri bile, vadedilmiş yardımları arayıp bulmak için işsizlik bürolarına hücum eden Güneyliler hakkında bir aldatmaca oluşturdular. Bu, Beş yıldız Hareketi-Lega vergi politikasının gerici etkileri üzerine sessizlikle ters düştü. Ancak Salvini'nin bütün vergi dilimlerine aynı oranı uygulayan programı tam olarak yerine getirildi, yılda 300.000 Euro geliri elde eden bir aile 67.940 Euro tasarruf sağlarken, 30.000 Euro gelirli aile hiçbir şey elde edemedi. hardest.
Kamu harcamalarındaki muhtemel kara delik, Beş Yıldız Hareketi'nin kendi fakir seçmenlerini en sert vuracak olandı.
 
SAĞA KAYIŞ
 
Görünüşe göre, aşırı düzen karşıtı parti olan Beş Yıldız Hareketi, mevcut anayasal kriz süresince Lega'dan daha az cesaretlendirildi. 18 Mayıs'ta lider Luigi di Maio, Beş Yıldız Hareketi'nin kayıtlı destekçilerinin Salvini ile birlikte düzenlediği hükümet sözleşmesine oy vermelerini istediğinde, anlaşmanın lehine yüzde 94'lük bir oy oranı vardı (katılım oranı yüzde 40 idi, oylama bir günden az sürdü). Bu, hem Beş Yıldız Hareketi'nin Lega'nın gerici politikalarına teslim olma istekliliğini hem de liderlerin online referandum yoluyla atomize olmuş "destekçileri"ne kendi iradelerini kabul ettirme kolaylığını yansıtıyordu. 
 
Bu anlaşmayı oylama aslında, AB parlamentosunda yer alan liberal, Avrupa-federalist Liberaller İttifakı ve Avrupa Demokratları (ALDE) grubuna katılmak için aynı seçmenlerin yüzde 78,5 ile oy vermesinden on altı ay sonra geldi. O hareket kısa sürede karaya oturdu. Fakat her bir durumda M5S liderleri, İtalyanların “Bulgar çoğunluğu” - inanılması zor, çok güçlü bir yetki- dediklerini elde ettiler. Beş Yıldız Hareketi örgütçü ve militanlardan ziyade medya starlarının ve hayranlarının partisidir. Liderler taktik değiştirdiklerinde, pasif üyeler basitçe takip ederler.
 
Böyle olmamalıydı. M5S'in ilk günlerinde bu tür, M5S'in kendi bloglarından ve podcast'lerinden daha çok TV'de görünen herkesin kovulduğu politik düzen ve kitle iletişim araçları arasındaki bağlantılara karşı düşmanlığı oldu. Seçilmiş memurlarının maaşlarının yarısını devretmelerini zorunlu kılarak ve yolsuzluk soruşturmalarıyla karşı karşıya kalan herkesi defetme sözü vererek etik kuralları oluşturdu. Diğer partilerle koalisyonlara prensipte imkan verilmedi.
 
Ancak  M5S, bu sözde tanımlayıcı ilkelerin tümünü terk etti. Daha da kötüsü, çok daha tutarlı bir Lega için bayağı payanda oldu.
 
Beş Yıldız Hareketi'nin ideoloji üstü olma iddiaları esas olarak onu kaypak yapıyor. Yirmi yıllık ekonomik kırgınlık ve Sol'un çöküşünün çocuğu olarak 2009'da yükselen Beş Yıldız Hareketi'nin zamanımızın çaresizliğini yansıttığı muhakkaktır. Politikayla ilgili olmayan bir sağduyunun savunucusu olduğunu ifade etse de, gerçekte, atomize olmuş, kriz tarafından vurulmuş bireylerin kamu kurumlarına itimat etmediği ve kolektif eylemi sorunlarına bir çözüm olarak görmediği bir dönemin farklı sağduyusunu ifade ediyor.
 
İtalya’nın son iki çalışma bakanı, gençleri iş bulma konusunda çok “seçici” oldukları için suçladı: bir tanesi İtalya'yı terk edebileceklerini bile ileri sürdü. Böyle bir konuşma, merkezin çöküşünün neden devam ettiğini ve 2013'ten bu yana görevdeki Demokrat Parti'nin neden genç ve mavi yakalı seçmenlerin desteğini almadığını görmeyi kolaylaştırıyor.
 
Fakat Beş Yıldız Hareketi bir çıkış yolu önermeden ziyade toplumsal dayanışmanın düşüşünü yansıtır. Eski partileri sadece zehirli ve gerici partilere kapı aralamak için temizledi.
 
Bu bağlamda konuşulan, son günlerde sosyal medyada dolaşan, uzun süredir M5S aktivisti Alessandro di Battista'nın “Lega'yı beş dakika içinde bitirme" sözü verdiği 2015 yılına ait bir video idi. O zamanlar Lega'ya şiddetle karşı çıkıyordu, bununla birlikte video, "Bir 'ırkçı' olarak Salvini'ye saldırmayı sürdürmeyelim. Gelin para hakkında konuşalım" ısrarıyla başlar. Video, Lega'yı sadece yüksek maaş ve harcama talepleriyle birlikte politik sınıfın bir parçası olarak alaya alır.
 
Ancak partisinin koalisyonlara karşı tavrını terk etmesiyle birlikte, sosyal hayatın içindeki ahlaklılık üzerine boş laf dolu retorik karşılığında Salvini'nin gündemine tahmin edilebilir şekilde teslim oldu. M5S, sadece iş tekliflerini kabul etme şartıyla aylık 780 Euro yardım sağlamak için "vatandaşların geliri"nden uzun süredir bahsediyordu. Güney'in asırlık ihmali ile ilgili özel bir kanun yoktu. Anlaşma ayrıca her bölgede göçmen gözetim merkezleri ve çift yönlü yüzde 15 ve yüzde 20 "düz" vergi oranları için radikal vergi indirimleri sözü veriyordu.
 
M5S, Lega ırkçılığının kurbanlarıyla hiçbir dayanışma içinde değildi, çünkü dayanışmaya hiçbir surette inanmıyordu. Milletvekilleri ısrarlı şekilde eşcinsel hakları ya da göçmenlik gibi toplumsal sorunlardan kaçındılar, aksi takdirde safları bölünebilir. Savurgan kamu harcamalarına ilişkin saldırılarına benzer dinçlikle "aklı bir karış havada olan" liberallere karşı öfkeleniyor. Sadece, küçük bir işadamı olduğu sürece "sokaktaki sıradan adamı" temsil ediyor ve şu sorunlu azınlıklardan olmadığı sürece de muhtemelen yardım ediyor. 
 
HIRSIZLIK YAPAN ROMA
 
Lega'nın kökenleri bu bakımdan öğreticidir. Beş Yıldız Hareketi'nin gidişatına hiç benzemese de, Lega'nın aşırı sağ party olarak değil ancak Kuzey İtalya adına daha fazla özerklik arayan yolsuzluk karşıtı bir hareket olarak 1992 seçiminde ilk atılımını yapması dikkate değerdir. Çok daha güçlü bir Güney tabanı olan 2000'li yılların sonlarında ortaya çıkan M5S gibi Lega Nord lider Umberto Bossi yönetimi altında ilk ilerlemesini, daha yerleşik güçleri girdabına çeken skandallara borçluydu.
 
1980'lerde ortaya çıkan bölgesel özerklik hareketleriyle kurulan Lega 1992 seçiminde ilk parlamenter atılımını gerçekleştirdi. Bir önceki yıl Komünist Parti'nin tasfiyesinden sonra eski Sosyalist ve Hristiyan Demokrat partileri toprağa gömen "Bribesville[politik yolsuzluk]" duruşmalarını kendi çıkarı için kullanarak iki bakanlığın yanında seksen sandalye kazandı. Yaygın olarak bir “qualunquista”[İtalyan hükümetinden parti politikalarını kaldırmaya çalışan savaş sonrası bir hareket] hareketi olarak adlandırıldı: "partilere" karşı "sokaktaki sıradan insana" hitap eden birisi aynı zamanda şövenist duyguları açığa vuruyordu.
 
Başlangıcından itibaren Lega güçlü Thatchercı unsurlara sahipti. Roma haydutuna (vergilerle "hırsızlık yapan" sermaye) karşı öfkesi ve "tembel" Güneyliler ve göçmenler karşısında ırkçılığı, karnı davul gibi şişmiş devletin rasyonelleştirilerek temizlenmesi çağrısıyla birleşti. Onun “liberalleştirici” damarı, bugün liberal, ultra AB yanlısı More Europe partisinin lideri olan Emma Bonino'ya, Lega'nın "ideolojik olmadığını" açıklayarak 1994 seçiminde ittifaka katılması için izin bile verdi. 1995-96'da, seçilmemiş teknokratlardan oluşan bir “uzmanlar hükümeti”nin desteklenmesinde merkez-sol ile birleşti.
 
1997'de Lega, ayrılıkçılar tarafından İtalya'dan ayrı yeni bir ülke, Kuzey'in süper bölgesi olarak hayal edilen Padanya için dalga geçen genel bir seçim yaptı. Aşırı sağcı Destra Padana'dan tutun da sözde Padanalı komünistlere kadar, bugünün lideri Matteo Salvini'nin savunucusu olduğu çeşitli siyasi ilişkiler temsil edildi. 
 
Bu bölünmeler karşısında tutkal, Güney'e karşı ortak aşağılmaydı. Bu, partinin bizzat yürüttüğü ve örgütlediği bir seçimde atılan dört ila altı milyon arasında oy pusulasının, Lega'nın artan etkisinin bir ölçüsüydü.
 
Varlığının ilk safhasında Lega, Lamberto Dini’nin teknokratik hükümetini destekledi, son yirmi yılın büyük bölümünde Silvio Berlusconi’nin merkez sağı ile ittifak kurdu. Bununla birlikte, 2008 krizinden bu yana olaylar Lega'yı radikalleştirdi. Bunu, sadece merkezci Demokratlarla Berlusconi'yi anlaşmalara çekerek büyük koalisyonlara değil, aynı zamanda İtalyan siyasi durumunun daha geniş parçalara ayrılmasının ve hatta Lega’nın kendi iç facialarının sunduğu fırsatlara da borçludur.
 
DAYANIŞMASIZ İSYAN
 
Beş yıldız Hareketi'ni karmaşık bir sınıf isyanı olarak hayal etmek çok kolay. Genel seçimlerde, işsizler arasında yüzde 50 oy aldı ve Demokratlardan dört kat daha fazla mavi yakalı işçi tarafından desteklendi. Yaşlı İtalyanlardan zayıf oy aldı, ancak bir araştırma, 1987'de Komünistlere oy verenlerin bugün Demokratlardan daha çok M5S'e oy vermelerinin olası olduğunu gösterdi. Bu sadece partiler arasında sol oyların yerdeğişimini değil aynı zamanda sınıf kimliğinin ve sosyal dayanışma inancının geniş çaplı bir düşüşünü de göstermektedir.
 
Eylem halinde M5S örneği için sadece Roma belediyesi yönetiminde performansına bakmamız gerekir. Bir önceki Demokrat belediye Başkanı'nı içine alan abuk sabuk harcamalar skandalının ardından en son yönetimlerdeki rüşvetle ilgili Mafya Sermayesi ifşaatları, M5S'nin Virginia Raggi'sinin 2016 yılında göreve gelmesine hızla yardımcı oldu. Demokratlara karşı seçimde son etapta sadece en zengin bölgeler M5S'e oy vermedi.
 
Ancak onun sicili, en fakir Romalılara hizmet etmeye dayanmıyor. Onun gözetimi altında Roma'nın halihazırdaki kaotik toplu taşıma ve atık hizmetleri, şoförlerin yanı sıra otobüs yolcularının grevine de yol açarak daha da battı. Nihayetinde suçsuz bulunduğu Raggi'nin dahil olduğu bir yolsuzluk skandalı, M5S'nin, polis soruşturmasına tabi olan memurları kovma sözü verdiği iç dürüstlük tüzüğünü terk etmek zorunda kaldığında onu zora soktu. 
 
Bu hafta yeni hükümetin görüşmeleri devam ederken, Raggi'nin makamı kentteki önemli bir feminist mekan olan Uluslararası Kadın Evi'nin kapatılmasına karşı çıkan göstericiler tarafından kuşatıldı. Belediye başkanının M5S'ten meslektaşı Gemma Guerrini'ye göre, “girişimciliği artırmada başarısız” olan bir projeye devlet fonlarının sunulmasının haklı bir nedeni olamaz - sanki para kazanmak kadın merkezinin tek liyakati. 
 
Eski komedyen ve M5S'nin kurucusu Beppe Grillo, son aylarda Lega ile herhangi bir anlaşmaya ısrarla imkan vermedi. Di Battista, 2015 yılında yaptığı videoda ırkçılığın ötesinde, aşırı sağcı partinin diğer tüm renklerdeki hırsız politikacılardan farksız olduğunda ısrar ediyordu. Fakat sadece M5S liderleri kaypak ve ikiyüzlü değiller, aynı zamanda onun destekçileride aynılar. Genel seçimden sonra partinin web forumlarında, nefret edilen Demokratlar ve Lega ile bir anlaşma arayışında olsun veya olmasın Di Maio'ya hayranlıkla doluydu.
 
SOLCU HALK
 
Eğer belli bir solcu iyimserliği, M5S'in Lega ile anlaşmasının onun gerçek gerici doğasının ortaya çıkmasını ve böylece daha ilerici güçlerin yeniden canlanmasını sağlarsa, mevcut senaryo hakkında az çok çökmek üzere olduğunu akla getirir. 
 
Milyonlarca eski solcu seçmen gerçekten de M5S'e oy veriyor; onu "yeni bir Komünist Parti" olarak resmeden sosyolog  Domenico de Masi gibi bunların birçoğu sözlerini geri almak ya da tükürdüklerini yalamak zorunda kalacaklar. Ancak ters bir şey varsa o da otorite boşluğunu kendi gündemiyle dolduran Lega'nın desteğini arttırmaya devam ettiğidir.
 
Bazıları, farklı partiler arasında yer değiştiren statik bir blok halinde solcu düşünce varmış gibi, hala "solcu halktan" bahsediyorlar. Bu solcu olmanın hemen hemen kimlikçi kavrayışı, Pier Paolo Pasolini'nin[ç.n.: bir sonraki yazımızın konusu] "ülke içinde ülke" olarak adlandırdığı, hem kudretli hem de marjinalleşmiş bir Komünist Parti ve keskin toplumsal çatışma geçmişi ile birlikte İtalya'da güçlü köklere sahiptir. Ancak böyle bir "solcu halk," görünürlük ve birleşmeden yoksun olduğunda var olmayı basitçe sürdürmüyor. 
 
Genç ve işsizler arasında M5S'ye verilen destek, bu partinin solcu ya da giderek solcu olduğunu göstermez, daha ziyade Sol'un destek tabanının çöküşünü kendi çıkarına kullandığını gösterir. Kolektif eylemin hiç olmadığı kadar zor olduğu ve politikacıların kendilerini sol açılımlı göstererek gençleri tembel olarak ve sorunlarının kendi suçları olduğunu söyleyerek alaya aldıkları sürekli ekonomik kırgınlık zamanlarında büyüyen bireyin bilincini ifade eder.
 
Eski başbakan Matteo Renzi için yanıt, solcu söylemin ve değerlerin terk edilmesinde daha da ilerlemektir. Büyük ölçüde tarihsel Komünist Partiden vücuda gelen Demokrat Parti, 2010'lu yıllar boyunca sosyal demokrat bir partiden liberal merkezci bir partiye dönüştü. Bugün, merkez sağın içinde yer alan tamamen yeni bir formasyonun ortaya çıkmasıyla tehdit ediyor: Bugün Renzi, merkez sağı kapsayan tamamen yeni bir oluşum yaratmak ve savaşım vermek ile tehdit ediyor: "kapılara dayanan M5S barbarlarına" karşı "ılımlı," "anti-popülist" bir cephe.
 
İtalya, sınıf siyasetinin giderek görünmez olduğu ve egemen partileri farklılaştıran her şeyin, serbest piyasacı politikalarına karşı daha çok ve daha az şovenist eğilim sergilediği bir ülkedir. İçişleri bakanı olarak görev yapmaya soyunduğu anda, Salvini, mücadelenin artık "sağın sola karşı değil fakat halkın elitlere karşı" mücadelesi olduğunu ilan edebilirdi. Bu, bir sonraki seçimi nasıl şekillendireceğidir. Yeni bir "geçici hükümet"in yükselişi bu en gerici şahısa kendisinin sanki elit değilmiş gibi davranmasında yardımcı olacak görünüyor. 
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.

 

ÖZGÜRLÜK

 
 

 

FACEBOOK SAYFAMIZ

 

                                                           TWITTER SAYFAMIZ
                                                                                 ÖZGÜRLÜK @ozgurlukde