Özgürlük

Muhsin Yazıcıoğlu Kimdir?

Geçtiğimiz günlerde, BBP genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazasında öldü.

Ölümün nedeni kaza mı yoksa sabotaj mı tartışmalarından ziyade, egemenlerin hepsinin, onu bir kahraman gibi göstermeye calışması, ülkemizin geleceği açısından ürkütücü bir yaklaşımdır.

Üstelik demokrasi ve insan hakları mücadelesi verdiğini iddia eden CHP genel başkanı Deniz Baykal öyle bir üzüntü içindeki, BBP genel merkezinde Yazıcıoğlu nun ölümüne ilişkin ağlayarak ekranlarda boy göstermiştir. Hadi CHP nin ırkçılığa yaslanan gerici ulusçu yüzü belli de; geçmişin hızlı sosyalistleri olan günümüzün sol liberal aydınlarına ne demeli.... İnsan hakları ve demokrasi söz konusu olunca mangalda kül bırakmayan aydınlar, neredeyse Muhsin Yazıcıoğlu gibi tarihi masum kanıyla evrilmiş bir katile demokrasi şehidi payesi vereceklerdi.

Gerçi bu durum bizleri şaşırtmadı. Artık çetelerin, cuntacıların avukatlığını yapmak bile onları rahatsız etmiyor. Bu yüzden, Muhsin Yazıcıoğlu gibi önemli bir katilin ardından göz yaşlarına boğulmak normal çünkü Yazıcıoğlu ve ekibinin 70'li yıllardan günümüze kadar derin devlet ve kontrgerillaya büyük hizmetleri olmuştur. Ama diğer yandan kaza ya da sabotajla ölmesi derin devleti gizlice sevindirmistir. Çünkü, Muhsin Yazıcıoğlu derin devletin önemli safralarından biridir. Derin devlet bu gün safralarından göstermelik de olsa arınmaya çalışmaktadır. Bu tarz ölümlerle hem kahramanlar yaratılmakta hem de devlet tek tek safralarından arınmaktadır.

Türkiye'de esas olarak NATO tabanlı, dolayısıyla Pentagon merkezli kontrgerilla örgütlenmesi vardır. Bu örgütlenme günümüzde biçim değiştirme işlemlerinde yıpranan, büyük efendi Amerika ile ters düşen, değişime ayak uyduramayan unsurlar yavaş yavaş devre dışı bırakılmaya çalışılmaktadırlar. Şu gerçek kesinlikle gözden kaçırılmamalı, Çatlıdan başlayarak ergenekon davasına kadar hepsi birer kahraman gibi kamuoyuna lanse edilmektedir ama biraz utangaçca. Ne var ki, bu durum Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünde değişti. Açıkça kahraman ilan edildi öyleki, secim sürecinde siyasi partiler mitinglerini iptal ettiler; TBMM'de yas ilan edildi; camilerde mevlütler verildi; kitlesel ağlamalar organize edildi.

Ama devrimciler, ilericiler bunun gercek yüzünü ortaya koymakta yetersiz kaldılar.

Peki derin devletin önem verip bu kadar yücelttiği Muhsin Yazıcıoğlu kimdi?

Bu şahsiyeti Türkiye halkları iyi tanıyıp belleklerine iyi kazımalılar. Onun tarihi cinayetler, katliamlarla dolu bir tahrihtir.

1978 yılındaki Balgat katliamının baş aktörlerinden, kanlı Maraş katliamının organizatörlerindendir. Üstüne üstlük, Maraş katliamı, bugün Yazıcıoğlu'nun sahip olduğu Türk-İslam sentezi fikirlerine uygun bir ekip tarafindan gercekleştirildi. Diyebiliriz ki, Yazıcıoğlu'ndaki çokça sözü edilen değişim, bu katliamla başlamıştır. Bu süreç MHP'den ayrılmasından sonra BBP'yi kurmasıyla daha da radikal bir çizgiye doğru yol aldı. BBP'nin kurmuş olduğu gençlik örgütü Alperen Ocaklarıyla devrimcilere, solculara, kürtlere ve alevilere karşı saldırılarla devam etti. Slogan şuydu: Devletin olmadiği yerde biz variz!. En son Sivas'ta Madımak Oteli'nin yakılıp, 37 aydın insanın ölmelerinde Muhsin Yazıcıoğlu ve ekibi Türkiye halklarının karşısına çıktılar.

Muhsin Yazıcıoğlu ve ekibi icraatlarına devam ettiler. Hrant Dink cinayetinin sorumluları, Malatyada ki yayinevi katliamının tertipçileri, ama ne acıdır ki bunlar kamuoyunda gizlice ört bas edildiler.

Ama onlar küstahtılar. Mahkemelerde Hirant Dink ve ailesini tehdit edip İktidara yürüyoruz! Yaşasın BBP, yaşasın Muhsin Yazıcıoğlu! sloganlarıyla boy gösterdiler.

Bizler bu kanlı tarihi unutmayacagiz, unutturmayacağız!

Ali Kırılgan-Mustafa Kumanova

 
 

 

FACEBOOK SAYFAMIZ

 

                                                           TWITTER SAYFAMIZ
                                                                                 ÖZGÜRLÜK @ozgurlukde