Özgürlük

Avusturya'dan Türkiye'ye: Seçim etkinliğine izin vermeyeceğiz

Viyana yönetimi, Türk siyasetçilerin Avusturya'da seçim kampanyası etkinliği düzenlemesini yasaklamak istiyor. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Cuma günü ORF kanalına yaptığı açıklamada, Türkiye'de Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimlerine yönelik etkinliklerin Avusturya'da istenmediğini ifade etti.

Kurz açıklamasında, Türkiye‘nin 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği referandumu öncesindekine benzer bir "müdahaleye" izin verilmeyeceğini belirtti.

Sebastian Kurz, "Eğer Türkiye bu kez de Avusturya'da böylesi etkinlikler planlıyorsa net bir şekilde şunu söyleyebilirim, bu etkinlikler burada istenmiyor ve buna izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Almanya'dan da tepki geldi

Alman siyasiler de benzer açıklamalar yapmıştı. Yeşiller Partisi milletvekili Cem Özdemir, federal hükümetin bu kez Türk hükümetinin olası bir etkinlik talebine karşı net bir tutum sergilemesini istedi.

Merkel'in partisi Hrıstiyan Demokrat Birlik'in (CDU) genel sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer de Türkiye'de partilerin düzenleyeceği seçim kampanyalarının Almanya'ya taşınmaması gerektiğini söyledi. CDU'lu siyasetçi, "Kentlerimizde birlikte yaşamayı zora sokan Türkiye içi tartışmalar istemiyoruz" ifadesini kullandı.

Referandum öncesinde Türk siyasetçilerin Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde seçim etkinliği düzenlemek istemesi büyük bir tartışma yaratmış, etkinliklere izin verilmemesi Türk hükümeti ile Avrupa ülkeleri arasında gerginliğe neden olmuştu. 

(ÖZGÜRLÜK)

Ayşe öğretmen bugün 8 aylık bebeğiyle cezaevine girdi

Ayşe öğretmen “Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın” dediği için “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası onandı. Ayşe Çelik, barışçıl sözlerinden dolayı çocuğuyla beraber, Diyarbakır E tipi cezaevine gönderildi.

Beyazıt Öztürk'ün  Beyaz Show programına telefonla katılan ve  'Çocuklar Ölmesin' dediği için 'terör örgütü propagandası' yaptığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan öğretmen Ayşe Çelik, açılan dava sonunda da 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çelik hakkında, kızının küçük olması nedeniyle daha önce verilen 6 aylık infaz erteleme süresi ise bugün tamamlandı. Çelik, avukatı Mahsuni Karaman ile birlikte Diyarbakır Adliyesi'ne geldi. HDP milletvekilleri Feleknas Uca ve Ziya Pir ile CHP Milletvekili Zeynek Altıok da Ayşe Çelik'e Diyarbakır Adliyesi'nde eşlik etti.

Dosyanın Anayasa Mahkemesi gündemine alındığını ve yakın zamanda karar beklendiğini belirten Çelik'in avukatı Mahsuni Karaman, 10 günlük infaz erteleme kararı verilmesini istedi. Erteleme talebinin reddedilmesi üzerine Ayşe Çelik, bugün 8 aylık kızı Deran ile birlikte cezaevine teslim olmak üzere adliye binasından ayrıldı.

KÜÇÜK KIZIYLA BİRLİKTE CEZAEVİNE GÖNDERDİLER

Ayşe öğretmen işlemler için saat 16.50 sıralarında  adliyeye 4 valizle geldi. Valizlerin çoğunda Deran bebeğin giysileri ve ihtiyaçları olduğu belirtildi. Ayşe öğretmeni, CHP Milletvekili Zeynep Altıok ve HDP Milletvekili Feleknas Uca yalnız bırakmadı. Çoklu alerji tanısı bulunan 8 aylık Deran bebeğe cezaevinde  uygun mama sağlanması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe verildi.  Ayşe öğretmen Deran bebek ile birlikte saat 17.50 sıralarında Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne girdi

6 AYLIK ERTELEMESİ BİTTİ

Öğretmen Ayşe Çelik'in adliyeden çıkmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan avukatı Mahsuni Karaman, "Zor şartlar altında bu açıklamayı yapıyoruz. Bir seçim sürecine giriyoruz. Bu seçim sürecine özellikle OHAL sırasında girilmesini eleştiren çokça gündem var. Herkes bu durumdan rahatsız. Yarın 10 kişi toplanıp nasıl seçim çalışması yürütecek, bunu merak ediyoruz. Bugün, burada, bu koşullar altında basın açıklaması yapmamız da mümkün değil.

Ayşe öğretmen daha önce 6 aylık bir erteleme almıştı. Bugün ertelemenin son günüydü. İşlemleri yapılıyor. Bugün Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ne alınacak. Şu an hazırlığını yapmak üzere eve gitti. Bugün teslim olacak. Çocuğu ile birlikte cezaevine girecek. Herhangi bir erteleme söz konusu değil. Anayasa Mahkemesi bir karar verirse olabilir. Anayasa Mahkemesi'nin 2 gündür gündemine aldığı yönünde bilgilerimiz var ama bize yansımış bir karar yok" dedi.

 (ÖZGÜRLÜK)

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Nisan 2018 18 Nisan 2018, İstanbul İŞSİZLİK AZALMIYOR, ARTIYOR! “MİLLİ” İSTİHDAM SEFERBERLİĞİNİN SONUCU: KAYITDIŞI İSTİHDAM PATLADI

ÖZET

  • İşsizlik 2011’den bu yana düzenli olarak yükseliyor.
  • 2011’de yüzde 11,3 olan tarım dışı işsizlik 2017’de yüzde 13’e yükseldi.
  • 2014 yılında 5,9 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısı 271 bin artarak 2017’de 6,2 milyona yükseldi.
  • 2017’de genç kadın işsizliği yüzde 26,1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı.
  • Genç işsizliği yüzde 21’e, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı ise yüzde 24,2’ye yükseldi.
  • 2014 yılında yüzde 20,4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26,1’e yükseldi.
  • Kayıtdışı istihdam patladı. 2017 yılında sağlanan istihdam artışının 520 bini kayıtlı, 464 bini ise kayıtsız istihdamdan oluşmaktadır.
  • 2016 yılında 473 bin kayıtlı ücretli istihdam, 2017 yılında 466 bine geriledi.
  • Kayıtdışılık oranı yüzde 32,5 iken kadın kayıt dışılığı yüzde 41,3’tür.

 

GİRİŞ

Bilindiği üzere 2017 yılı hükümet tarafından “istihdam seferliği” olarak ilan edilmiş ve başta İŞKUR olmak üzere kamu kaynaklarından işverenlere büyük teşvikler sağlanmıştı. İstihdam seferberliğinde hedefin 1,5 milyon yeni istihdam olduğu belirtilmişti. Nitekim Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu 30 Mart 2018 tarihinde yaptığı bir konuşmada, 2017’de hayata geçirilen “Milli İstihdam Seferberliği” ile 1,5 milyon yeni istihdam yaratıldığını söyledi.

TÜİK 2017 yılı istihdam ve işsizlik verileri açıklandı. TÜİK tarafından açıklanan 2017 verileri işsizlik ve istihdamda hedeflerin çok gerisinde kalındığını, işsizliğin düşmediğini, istihdamda ise hedeflenen artışının çok altında kalındığını ortaya koyuyor.

 

İŞSİZLİK DÜŞMÜYOR, ARTIYOR

TÜİK verilerine göre işsizlik yıllık ortalama olarak 2016 yılında olduğu gibi 2017’de de yüzde 10,9 olarak gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı da 2016’da olduğu gibi yüzde 13 olarak açıklandı. 2017’de yıllık bazda işsizlikte düşüş sağlanamadı. Genç işsizliği ise yüzde 19,6’dan yüzde 20,8’e yükseldi. Dar tanımlı işsiz sayısı bir yılda 120 bin artışla ise 3 milyon 330 binden 3 milyon 450 bine yükseldi. Özetle 2017 yılında istihdam seferberliği işsizlik oranlarını düşürücü bir etki yapmadı (Tablo 1).

 

Tablo 1: Yıllara Göre İşgücünün Durumu (2007-2017)
Yıllar İşgücü

 

(Bin)

İstihdam

 

(Bin)

İstihdam artışı

 

(Yıllık)

İşsiz
(Bin)
İşsizlik Oranı
(%)
Tarım Dışı İşsizlik Oranı
(%)
2007 22 253 20 209 276 2 044 9,2 11,2
2008 22 899 20 604 395 2 295 10,0 12,3
2009 23 710 20 615 11 3 095 13,1 16,0
2010 24 594 21 858 1 243 2 737 11,1 13,7
2011 25 594 23 266 1 408 2 328 9,1 11,3
2012 26 141 23 937 671 2 204 8,4 10,3
2013 27 047 24 601 665 2 445 9,0 10,9
2014 28 786 25 933 1 332 2 853 9,9 12,0
2015 29 678 26 621 688 3 057 10,3 12,4
2016 30 535 27 205 584 3 330 10,9 13,0
2017 31 643 28 189 984 3 454 10,9 13,0

 

Son yıllarda gerek işsiz sayısı gerekse işsizlik oranları düzenli bir tırmanış içindedir. 2009 yılında 3 milyon 95 bin olan işsiz sayısı düzenli olarak artmış ve 2017’de 3,4 milyona ulaşmıştır. Sadece işsiz sayıları değil işsizlik oranlarında da tırmanış söz konusudur. Gerek standart işsizlik gerekse tarım dışı işsizlik 2011’den bu yana yıllık bazda yükseliş eğilimindedir. 2011’de yüzde 9,1 olan standart işsizlik 2017’de yüzde 10,9’a, yüzde 11,3 olan tarım dışı işsizlik yüzde 13’e yükselmiştir (Grafik 1).

2009 yılında 3 milyon 95 bin olan işsiz sayısı düzenli olarak arttı ve 2017’de 3,4 milyona ulaştı

Yıllar itibariyle bakıldığında işsizlik oranlarının 2012 yılından bu yana düzenli olarak arttığı görülmektedir. 2009 yılında kriz nedeniyle tepe noktasına ulaşan işsizlik oranları 2012’ye kadar düşüş kaydederken, bu yıldan itibaren tekrar yükselmeye başladı. 2009’da yüzde 16 olan tarım dışı işsizlik 2012’de 10,3’e gerilemişti. Tarım dışı işsizlik 2017 yılında ise yüzde 13 olarak gerçekleşti. Böylece tarım dışı işsizlik 2010 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumdadır.

 
Grafik 1: Yıllara Göre İşsizlik Oranları

TÜİK tarafından açıklanan işsizlik oranları işsizliğin gerçek boyutlarını ortaya koymaktan uzak olduğundan alternatif işsizlik oranına diğer ifadeyle geniş tanımlı işsizlik oranlarına bakmak gerekir. Yaptığımız hesaplamalara göre geniş tanımlı işsizlik oranı 2017 için yüzde 18,3 olarak gerçekleşti. 2014 yılında 5,9 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısı 271 bin artarak 2017’de 6,2 milyona çıktı (Tablo 2).

2011’de yüzde 9,1 olan standart işsizlik 2017’de yüzde 10,9’a, yüzde 11,3 olan tarım dışı işsizlik yüzde 13’e yükseldi.

 

Tablo 2: Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı (2014-2017)
İşsiz Türü 2014 2015 2016 2017
Dar tanımlı işsizler 2.853 3057 3330 3454
Ümitsiz işsizler 615 676 658 637
İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar 1.762 1726 1762 1627
Zamana bağlı eksik istihdam 608 477 462 400
Mevsimlik çalışanlar 94 94 89 85
Toplam 5.932 6.030 6.301 6.203

 

Yöntemsel Açıklama: Geniş Tanımlı İşsizlik

Bilindiği gibi TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı (standart) genel işsizlik oranı işgücü piyasalarındaki durumu bütün boyutlarıyla ortaya koyamıyor. Dar tanımlı/standart işsizlik hesaplarının taşıdığı kısıtlar ve sorunlar nedeniyle, işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılması için alternatif işsizlik verilerine ve diğer işsizlik türlerine bakmak gerekiyor.

TÜİK tarafından kullanılan standart işsizlik tanımı referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz kabul edilmektedir. Bu hesaplama yöntemi işsizliğin gerçek boyutlarının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır.

Geniş tanımlı işsizlik hesaplaması klasik dar tanım kapsamında yer alan işsizler yanında, iş bulma ümidini kaybeden işsizleri, iş aramayan ancak çalışmaya hazır olan işsizleri, mevsimlik ve zamana bağlı eksik çalışanları kapsayan alternatif işsizlik tanımıdır. Çalışma ekonomisi literatüründe kullanımı giderek artan bir hesaplama yöntemidir.

2017 yılında işsizlik türleri açısından da büyük farklılıklar yaşandığı görülüyor. Dar tanımlı (standart) işsizlik yüzde 10,9 olarak gerçekleşirken diğer işsizlik türleri çok daha yüksek oranlara ulaştı. Yüksek öğrenim işsizliği yüzde 12,7 olarak gerçekleşirken, Tarımdışı işsizlik yüzde 13 oldu. Kadın işsizliği genel olarak yüzde 14,1 olarak gerçekleşirken tarım dışı kadın işsizliği yüzde 18,5 olarak gerçekleşti. Genç kadın işsizliği yüzde 26,1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı.

Geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,3 olarak gerçekleşirken, genç işsizliği yüzde 21’e yaklaştı. Ne eğitimde ne de istihdam olan gençlerin oranı ise yüzde 24,2’ye yükseldi. Böylece her dört gençten biri istihdam ve eğitimin dışında kaldı (Grafik 2).

Kadın işsizliği genel olarak yüzde 14,1 olarak gerçekleşirken, tarım dışı kadın işsizliği yüzde 18,5 olarak gerçekleşti.

Genç kadın işsizliği yüzde 26,1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı

İşsizliğe eğitim ve cinsiyet açısından baktığımızda oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Eğitimin genç kadın işsizliğinde toplumsal cinsiyet uçurumunu azaltıcı bir rol oynamadığı görülmektedir.

 

Grafik 2: İşsizlik Türleri (2017)

Yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği giderek yükselmekte ve eğitimli genç erkek işsizliğine göre oldukça yüksek seyretmektedir. 2014 yılında yüzde 20,4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26,1’e yükseldi. 2014 yılında yüzde 16,6 olan eğitimli genç erkek işsizliği ise daha sınırlı bir artışla yüzde 17,8’e ulaştı. 2014’te 3,8 puan olan eğitimli genç kadın-erkek işsizliği farkı, 2017 yılında 8,3 puana olarak açıklandı (Grafik 3).

2014 yılında yüzde 20,4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26,1’e yükseldi.

 

Grafik 3: Yüksek Öğrenimli Genç Kadın ve Erkek İşsizliği (2014-2017)

İşsiz, eğitim ve öğrenim sistemi dışında kalan aktif olmayan grubu temsil eden NEET sonuçları aynı eğitim seviyesine sahip kadın ve erkek oranları arasında uçurum olduğunu gösteriyor. 2014 yılında yüzde 32,8 olan ne eğitimde ne istihdamda olan yüksek öğrenimli genç kadın oranı 2017 yılında yüzde 41’e yaklaşmıştır. Erkeklerde ise bu oran sırasıyla yüzde 21,7 ve yüzde 25,2 olarak gerçekleşti (Grafik 4). Benzer uçurum genç kadın ve genç erkek işsizliğinde de görülmektedir.

Bu sonuçlar kadın işsizliğini sadece kadınların eğitim seviyesinin düşüklüğü ile açıklayan tartışmalara karşılık farklı bir bakış açısına ve yüksek kadın işsizliğinin nedenlerini konusunda başka tespitlere ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Aynı eğitim seviyesine sahip kadın ve erkeklerin aralarında hem işsiz kesimde hem de eğitim ve istihdam da olmayan kadın ile erkek oranları arasındaki uçuruma başka cevaplar aramaya ihtiyaç olduğunu belirtmek gerekmektedir.

2014 yılında yüzde 32,8 olan ne eğitimde ne istihdamda olan yüksek öğrenimli genç kadın oranı 2017 yılında yüzde 41’e yaklaştı.

 

Grafik 4: Ne Eğitime Ne İstihdamda Olanlar (Yüksek Öğrenim Mezunu) (2014-2017)

 

İSTİHDAM SEFERBERLİĞİ İŞE YARAMADI

Kayıtlı İstihdam Yerinde Sayarken Kayıtdışı İstihdam patladı

TÜİK’in 2017 yıllık verileri istihdam seferberliği iddialarını doğrulamıyor. TÜİK’e göre toplam istihdam 2017 yılında 984 bin kişi arttı. Dolayısıyla bir önceki yıla göre artış 1,5 milyon değil 984 bindir. Ancak toplam istihdam artışına ilişkin veriler tek başına yeterli değil. Önemli olan bu artışın ne kadarının kayıtlı istihdam olduğudur. TÜİK’e göre 2017 yılında sağlanan istihdam artışının 520 bini kayıtlı, 464 bini ise kayıtsız istihdamdan oluşmaktadır (Tablo 3, Grafik 5).

TÜİK’e göre 2017 yılında sağlanan istihdam artışının 520 bini kayıtlı, 464 bini ise kayıtsız istihdamdan oluşmaktadır

2017’de yeni istihdam artışı içinde kayıtdışı payı adeta patlamıştır. 2016 yılında yeni istihdam artışı içinde kayıtdışı çalışanların sayısı 174 bin iken bu sayı 2017’de 464 bine yükseldi. Yeni istihdam içinde kayıtdışı istihdam edilenlerin oranı 2016’da yüzde 30 iken 2017’de yüzde 47’ye ulaştı. 2016’da 410 bin yeni kayıtlı istihdam yaratılmış iken 2017’de bu sayısı 520 bin olmuştur. İstihdam seferberliğinin kayıtlı istihdam açısından yarattığı etki budur. Koskoca istihdam seferliği ile 2017 yılında 2016’ya göre sadece 110 bin ek kayıtlı istihdam yaratılmış durumda.

Yeni istihdam içinde kayıtdışı istihdam edilenlerin oranı 2016’da yüzde 30 iken 2017’de yüzde 47’ye ulaştı.

 

Tablo 3: İstihdam Türlerine Göre Kayıtlı ve Kayıtsız İstihdam Verileri (Bin) (2016-2017)
  Yıl Genel İstihdam Ücretli İstihdam Diğer İstihdam
Toplam Yeni İstihdam 2016 584 550 35
Toplam Yeni İstihdam 2017 984 583 400
Kayıtdışı Yeni İstihdam 2016 174 77 96
Kayıtdışı Yeni İstihdam 2017 464 117 348
Kayıtlı Yeni İstihdam 2016 410 473 -61
Kayıtlı Yeni İstihdam 2017 520 466 52
Kayıtdışı Yeni İstihdam Oranı (%) 2016 30 14 274
Kayıtdışı Yeni İstihdam Oranı (%) 2017 47 20 87

2016 yılında sadece 174 bin kişilik kayıt dışı istihdam artışına karşın, 2017 yılında 464 bin kişilik kayıtdışı istihdam artışı düşündürücüdür. Bu kayıtdışı istihdam artışının Suriyeli göçmen işçilerin işgücü piyasasına daha fazla girmesi sonucu olduğu tahmin edilebilir.

 

Grafik 5 : Genel İstihdam Artışı (2016-2017)

 

Bilindiği gibi TÜİK hane halkı işgücü anketinde milliyet veya etnik köken sorusu sormamakta, oturma veya çalışma iznine bakmaksızın hanede yaşayanların işgücü piyasasındaki yerini araştırmaktadır. Suriyeli göçmen işçiler giderek işgücü piyasasının en güvencesiz ve en korumasız katmanı haline gelmektedir.

 

Ücretli İstihdam Artışı Yavaşladı

TÜİK’e göre 2017’deki 984 bin kişilik istihdam artışının 583 bini ücretli istihdam artışından kaynaklanmaktadır. Geri kalan 401 bin kişilik artış ise kendi hesabına çalışanlar, ücretsiz aile işçileri ve işveren sayısındaki artıştır (Grafik 6). Ücretli istihdam artışının toplam yeni istihdam artışı içindeki payı yüzde 59’dur. Oysa 2016’da bu oran yüzde 94’tü. 2016 yılında 550 bin ücretli istihdam artışı sağlanmış iken, 2017’de bu sayı sınırlı bir artışla 583 bin olabilmiştir. İstihdam seferberliğinin ücretli istihdam artışı üzerinde neredeyse hiç etkisi olmamıştır.

Ücretli istihdam artışının toplam yeni istihdam artışı içindeki payı yüzde 59’dur. Oysa 2016’da bu oran yüzde 94’tü.

Asıl çarpıcı olan ise kayıtlı ücretli (işçi) artışıdır. 2016 yılında 473 bin kayıtlı ücretli istihdam artışı sağlanmıştı. 2017 yılında ise bu sayı 466 bine geriledi. 2017’de büyük kaynaklar ayrılan ve büyük iddialarla sürdürülen istihdam seferberliği sonucunda sağlanan kayıtlı ücretli istihdam artışı 2016’nın gerisinde kalmıştır.

 

Grafik 6: Ücretli İstihdam Artışı (2016-2017)

İstihdam seferliği ile 2017 yılında sadece 466 binlik kayıtlı ücretli artışı sağlanmıştır. Bu artışın 44 bini ise kamu istihdamıdır.

İstihdam seferliği ile 2017 yılında sadece 466 binlik kayıtlı ücretli artışı sağlanmıştır. Bu artışın 44 bini ise kamu istihdamıdır. Özetle 2017 yılında özel sektörde 422 bin kişilik kayıtlı işçi istihdamı sağlandı. Bu ise 2016 yılında sağlanan artışın gerisindedir.

 

Kadınların Kayıtdışı İstihdam Oranları Erkeklerden Çok Yüksek

Genel toplam kayıtdışı istihdam oranı yüzde 32,5 ile toplam istihdamın üçte birine yaklaşırken kadınların kayıtdışı çalıştırma oranı çok daha yüksek seyrediyor. Böylece sadece işsizlik ve istihdam açısından değil kayıtdışı istihdam açısından da kadınların işgücü piyasasında dezavantajlı konumda oldukları ortaya çıkmaktadır (Tablo 4).

 

Tablo 4: Kayıtdışılık
  Toplam Tarımdışı Tarım
Genel 32,5 21,8 81,9
Erkek 28,5 20,4 75,3
Kadın 41,3 25,5 90,8

 

Genel kayıtdışılık oranı yüzde 32,5 iken kadın kayıt dışılığı yüzde 41,3 olarak gerçekleşmektedir

Genel kayıtdışılık oranı yüzde 32,5 iken kadın kayıt dışılığı yüzde 41,3 olarak gerçekleşmektedir. Kentsel istihdam açısından da benzer bir asimetrik durum söz konusudur. Kentsel alanlarda kayıtdışılık yüzde 21,8 iken erkeklerde bu oran yüzde 20,4’e düşmekte, kadınlarda ise yüzde 25,5’e yükselmektedir.

Benzer bir durum ücretli istihdamdaki kayıtdışılık oranlarında da görülmektedir. Ücretli istihdamda erkek işçilerin kayıt dışılığı yüzde 16,4 iken kadın işçilerin kayıt dışılığı yüzde 19,4’e yükselmektedir (Tablo 5).

 

Grafik 7: Cinsiyete Göre Kayıt Dışı İstihdam Oranları (2017)

 

Kayıtdışı istihdama ilişkin verilerin neredeyse tamamı kadınların işgücü piyasalarında daha kırılgan olduklarını, daha fazla sigortasız ve güvencesiz çalıştıklarını ortaya koymaktadır. Diğer bir ifadeyle kadınlar daha güvencesiz, daha belirsiz, daha esnek işlerde çalışıyor.

 

Tablo 5: Cinsiyete Göre Ücretli İstidamı ve Kayıtdışılık (2017)
  Toplam Ücretli Toplam Kayıtlı Toplam Kayıtsız Ücretli Kayıt dışılığı
Genel 19.116 15.800 3.316 17,3%
Erkek 13.332 11.141 2.191 16,4%
Kadın 5.785 4.660 1.125 19,4%

 

2017 yılında gerçekleşen toplam ve büyük bölümü kayıtdışı olan 984 bin kişilik artışın sadece 54 bini imalat sanayindedir. İstihdam artışının 160 bine yakını tarımda yaşanırken, 108 bini inşaat sektöründe gerçekleşti. Toptan ve perakende ticarette 176 bin, idari ve destek hizmetlerinde ise 154 bin kişilik artış yaşandı (Tablo 6).

2017 yılında gerçekleşen toplam ve büyük bölümü kayıtdışı olan 984 bin kişilik artışın sadece 54 bini imalat sanayindedir.

 

Tablo 6: Sektörlere Göre İstihdam Artışı (Bin)
Sektör İstihdam Artışı Kadın Erkek
Tarım, ormancılık ve balıkçılık 159 87 73
Madencilik ve taş ocakçılığı 12 3 11
İmalat 54 34 20
Elektrik, gaz, su 20 2 18
İnşaat 108 -1 109
Toptan ve perakende ticaret 176 69 107
Ulaştırma ve depolama 50 0 50
Konaklama ve yiyecek hizmeti 52 28 24
Bilgi ve iletişim 10 -1 11
Finans ve sigorta faaliyetleri -30 -17 -12
Gayrimenkul faaliyetleri 44 15 29
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler 49 10 40
İdari ve destek hizmet faaliyetleri 154 39 115
Kamu yönetimi ve savunma 9 27 -18
Eğitim 1 27 -26
İnsan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri 64 55 8
Kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor 13 6 6
Diğer hizmet faaliyetleri   39 33 6
Toplam 984 417 567

 

Değerlendirme ve öneriler

2017 yılı TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları işsizlikte ve istihdamda “milli istihdam seferberliğine” rağmen işsizliğin yükseldiğini ve sağlanan istihdam artışının önemli bir bölümünün eğreti olduğunu gösteriyor.

Yıllık bazda hazırlanan rapor özellikle kadın istihdamında yaşanan kayıt dışılığı ve genç eğitimli kadın işsizliğinin yükselişini gözler önüne sermektedir.

İşsizliğin azaltılması ve istihdamda kalıcı ve güvenceli artış sağlanması için önerilerimiz:

  • İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
  • “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
  • Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
  • İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
  • Güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmeli, tüm taşeron işçilere kadro verilmelidir. Kamu taşeron işçileri kamu işçisi olarak kadroya alınmalıdır.
  • Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
  • Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.
  • İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmelidir
  • Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.
  •  (ÖZGÜRLÜK)

22 NİSAN'DA SİNOPTA GERÇEKLEŞTİRİLECEK OLAN NÜKLEER SANTRAL KARŞITI MİTİNG İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN YASAKLANDI

20.04.2018
 

2014 yılından bu yana her yıl Çernobil Felaketinin yıldönümünde Sinop'ta düzenlenen ve bu yıl 22 Nisan'da gerçekleştirileceği duyurulan nükleer karşıtı miting, İçişleri Bakanlığı tarafından "provokasyon ihtimali ve güvenlik" gerekçesiyle yasaklandı.

 

Bakanlık, Çernobil Felaketinin 32. Fukuşima Felaketinin 7. yıldönümünde gerçekleştirilecek mitingin yanısıra "Çernobil`den Fukuşima`ya; Nükleer Santraller Gerçeği" başlıklı paneli de aynı gerekçeyle iptal ettiğini açıkladı. Bakanlığın keyfi iptal kararı üzerine Sinop Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri, miting için ileri bir tarihte yeniden başvuru yapacaklarını bildirerek, Sinop halkını 22 Nisan Pazar günü yapılacak kitlesel basın açıklamasına katılmaya çağırdı.

 (ÖZGÜRLÜK)

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir. 

Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.
Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.
İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada Lisesine kaydoldu.
Liseye kaydolduktan sonraki süreçte, kuruluşunda birinci derecede rol aldigim İDOD'un (İzmir Devrimci Ortaogrenimliler Derneğinin) bir üyesi ve aktif bir neferi olarak mücadeleye katılmaya başladı. 
Devrimci mücadeleye bizden sonra,kısmen bizden etkilenerek ama asıl olarak,o dönemdeki koşullardan ve Ortaogrenimlilerin sorunlarından hareketle katıldı. 
Ben onu,1979 yılı Nisan ayında, İzmir'de, içinde yer aldigi Ortaogrenim mücadelesinde bırakıp başka bir ile,o ildeki Devrimci mücadeleye omuz vermek üzere giderken son kez gördüm. 
Sonrasında o devrimci mücadelede yer almaya devam etti.
Ben 1979 yılı Temmuz ayında bir nedenle girdiğim Denizli Kapalı Cezaevinden 1979 yılı Aralık ayında firar edip Uşak bölgesine, kırsal kesime geçtim. 
O mücadelede yer aldığı Salihli bölgesinde 1980 yılı içinde girdiği Salihli Kapalı Cezaevinden, aynı yıl 18 Mayıs günü, arkadaslarinin yardımıyla firar etti ve kendi deyimiyle 'yeniden doğdu'.
Sonrasında, 1 2 Eylül 1980 Askeri Faşist Darbe koşullarında,bizler,Askeri ve Sivil cezaevlerinde 'zulüm ve direniş' sarmalinda yaşamımızı devam ettirirken, o her yerde devrimci mücadeleye devam etti.
O günkü koşullarda ondan çok az haber alabildik.
O yaşıyordu ve mücadeleye devam ediyordu.
Bunu biz, yalnız yaşayan annemizin ve kardeşlerimizin bazılarının evlerine yapılan baskınlardan ve baskılardan biliyorduk.
Annemiz ve bazı kardeşlerimiz bu süreçte çok baskı gördü ve çok acı çekti.
Yıllar geçti. 
Ben 1991 yılı 1 Ağustosun da cezaevinden çıktım. 
O artık Avrupa'da yaşıyordu. 
Uzaktık.
Kopuktuk.
Yabancılaşmıştik. 
Sonra onun KANSERE yakalandığını öğrendik. 
Son iki yılda,bu hastalığı süresince yeniden yakınlaştık. 
Gördük ki,bizim küçük Musa'mız büyümüştü.
O, bu kez hastalığa karşı direniyordu. 
Doktorları bile şaşırtıyordu. 
Onu,ülkesini, bu ülkedeki dostlarını, sevenlerini ve ailesinin bütün bireylerini,onu isimce bilip hiçbir zaman yakından tanıma olanağı bulamayan akrabalarının diğer bireylerini görebilsin diye ülkesine getirmeye çalıştık. 
Sağolsunlar, bir bayan avukat arkadaşımızın ve bazı dostlarımızın yoğun ve candan çabalarıyla bunu başardık. 
Ülkesine, yeniden, bir geldi. 
İki geldi.
Üçüncü de son kez geldi.
Musa,benden sonra mücadeleye katılmıştı.Tarih de ,sizler de bu söylediklerime tanık olun ki:O beni ve bu mücadelede yer alan pek çok arkadaşı geçti. O yaşadığı her yerde iz bırakan bir devrimci oldu.
Bugün burada toplananlar ve sonrasında, köyümüzde onu omuzlarında taşıyacak olanlar bunun kanıtıdır. 
İlk mücadeleye katıldığı an ile son günü bir bütün olarak ele alındığında o bir devrimcidir ve bir DEVRİMCİ YOLCU'DUR. 
O bizim onurumuzdur.
Tarih bunu böyle yazacaktır. 
Bu nedenle ben onun önünde, bizim küçük Musa'mız in ve namı diğer SETTAR'ımızın önünde saygıyla eğiliyorum. 
Gözün arkada kalmasın kardeşim. ''    Mehmet Erdal 

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi

Unterkategorien

Cumhuriyet davasında sona gelindi

Cumhuriyet davasında sona gelindi

"Cumhuriyet gazetesine karşı kurulan kumpasın üzerinden tam 536 gün geçti. O kapkara günleri dün gibi hatırlıyoruz.” İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde her perşembe günü tutulan Adalet Nöbeti, 18 Nisan'da 55. haftasını doldurdu. Dışarıdaki Gazeteciler inisiyatifi tarafından 18 Nisan'da okunan açıklamada, hem 24 Nisan'da başlayacak Cumhuriyet davasına çağrı yapıldı hem de davanın ilk duruşmasından beri yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekildi. Cumhuriyet çalışanları, "silahlı terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme”, "silahlı terör örgütü üyesi olma”, "silahlı terör örgütü yöneticisi olma” suçlamalarıyla yargılanıyor. Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri dahil 20 kişinin yargılandığı davaya salı günü Silivri'de görülmeye devam edilecek. Dava kapsamında tutuklanan gazeteciler Murat Sabuncu ve Ahmet Şık, 9 Mart'ta görülen altıncı duruşmada tahliye edilmişti. Dava kapsamında Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ile "JeansBiri” adlı Twitter hesabının sahib... Read more

Almanya'da seçim kampanyası yürütmesine izin verilmeyecek

Almanya'da seçim kampanyası yürütmesine izin verilmeyecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın erken seçimler öncesinde Avrupa'da Türk vatandaşlarına hitaben bir konuşma yapacağını açıklamasının ardından, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, yabancı siyasilerin Almanya'da seçim kampanyası yürütmesine izin verilmeyeceğini tekrarladı. Kanada'nın Toronto kentinde G7 dışişleri bakanları toplantısına katılan Bakan Maas, gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtladı. Sosyal Demokrat Partili (SPD) Maas, "Bizim bu konudaki tavrımız net. Yabancı bir ülkede yapılacak seçimlerden üç ay önceki dönemde, Almanya'da seçim kampanyası yürütülmeyecek" şeklinde konuştu. Maas, "Bu hangi ülkeden geldiklerinden bağımsız olarak herkes için geçerli" dedi. Türkiye ile geçen yıl yaşanan tartışmaların tekrarlanmamasını dilediğini vurgulayan Maas, "yaşanan bu tartışmanın her iki tarafa da faydası olmadığını" belirtti. Erdoğan: Avrupa'da Türk vatandaşlarına sesleneceğim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumartesi günü NTV televizyonunda yaptığı açıklamada, "Büyük ihtimalle ... Read more

ANKARA'DA 1 MAYIS TANDOĞAN MEYDANINDA!

ANKARA'DA 1 MAYIS TANDOĞAN MEYDANINDA!

22.04.2018   Ankara'da 1 Mayıs kutlamalarının Tandoğan (Anadolu) Meydanında yapılacak olmasına ilişkin,aralarında TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu'nun da bulunduğu Tertip Komitesi 21 Nisan 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.   BASINA VE KAMUOYUNA 1 Mayıs Tandoğan (Anadolu ) Meydanı miting başvurumuz Ankara Valiliği tarafindan onaylanarak tertip komitesi başkanına tebliğ edilmiştir.Emek, Mücadele ve Dayanışma Günümüz 1 Mayıs’a sorunlarımızın hiç olmadığı kadar ağırlaştığı bir dönemde giriyoruz. Siyasal iktidarların yıllardır hayata geçirdiği, bugün OHAL karanlığı ile sürdürülen düzende, en temel haklarımız yok ediliyor.Çalışanlara, Yoksulluk ve Güvencesizlik Dayatılıyor • Kadrolu-güvenceli istihdam ortadan kaldırılarak güvencesiz istihdam yaygınlaştırılıyor.• Emekliliğimizde sefalete itiliyoruz.• Ödediğimiz vergilere her gün bir yenisi daha ekleniyor. Geçmediğimiz köprülerin, hizmet almadığımız şehir hastanelerine ödenen paral... Read more

Suriye'deki tahliyelerde Afrin iddiası

Suriye'deki tahliyelerde Afrin iddiası

Suriye'de resmi haber ajansı SANA, başkent Şam yakınlarında bulunan Doğu Kalamun bölgesindeki yüzlerce silahlı muhalif ve ailelerinin tahliye edildiğini duyurdu. SANA, Doğu Kalamun'a gönderilen yaklaşık 35 otobüsün, tahliye olmayı kabul eden bu kişileri kuzeyde muhaliflerin kontrolünde olan bölgelere taşıdığını bildirdi. Alman haber ajansı dpa'ya konuşan bir güvenlik yetkilisi, tahliye edilen bin 156 kişiden 505'inin silahlı muhalif olduğunu söyledi. Aynı kaynak, bu kişilerin, Türkiye destekli muhaliflerin kontrolündeki Afrin bölgesine gitmek üzere Doğu Kalamun'dan ayrıldığını belirtti. Suriye resmi yayın organları ise tahliye edilenlerin, Türkiye destekli muhaliflerin kontrolündeki bir başka bölge olan Cerablus ve İdlib'e aktarıldığını bildirdi. SANA, Doğu Kalamun'un Ruheybe, Ceyrud ve Nasıriye kasabalarındaki muhaliflerin, silahlarını teslim ettikten sonra otobüslere binmelerine izin verildiğini duyurdu. Rusya arabulucuk etti Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, anl... Read more

Kadın örgütleri nafakaya düzenleme istemiyor

Kadın örgütleri nafakaya düzenleme istemiyor

Türkiye'de mevcut kanuna göre taraflar boşandıktan sonra yoksulluk nafakasına hükmedilecek durumlarda nafaka alacaklısı eşin yoksulluğa düşmesi şartı ve ağır kusurlu olmaması şartı aranıyor. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesi, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" deniyor. Ancak bugünlerde yeni bir düzenleme ile söz konusu maddedeki "süresiz" ibaresinin kalkacağı konuşuluyor. Star gazetesinin manşetine taşıdığı habere göre, Adalet Bakanlığı nafaka hesaplamasında beş alternatifli bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmaya göre, yapılacak değişiklik ile yoksulluk nafakasına kriter getirilecek. Nafaka kriterleri arasında çocuk sayısı, boşanan eşin "kusur" derecesi, evliliğin süresi, kadının yaşı ve gelir seviyesi olmak üzere beş koşul göz önünde bulundurulacak. Bu beş kriter, nafaka hesaplamasında etkili olacak. Kadının boşanmadak... Read more

Yüksek Seçim Kurulu'ndan 24 Haziran açıklaması

Yüksek Seçim Kurulu'ndan 24 Haziran açıklaması

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 24 Haziran'da yapılacak seçime girebilecek siyasi partileri açıkladı. Anadolu Ajansı'nın haberine göre YSK seçimlere girebilecek siyasi partileri şöyle sıraladı: Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Büyük Birlik Partisi (BBP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti (DP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), İYİ Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Saadet Partisi (SP) ve Vatan Partisi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven bu karar öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlamış ve İYİ Parti'nin 24 Haziran'da yapılacak olan seçimlere girip giremeyeceğine ilişkin bir soru üzerine, "O tür konu benim işim değil. Normal yasal süreç içerisinde çalışmalarımızı yürürütüyoruz. Hangi siyasi partinin seçime gireceği hususunu biz takvim yayınlandığı günün normalde birinci günü açıklayacağız. Mümkün olsa daha kısa sürede açıklayacağız. Ancak herhangi bir siyasi parti ile ilgili bugüne kadar tespitimiz olmadı. Kayıtları t... Read more

CHP’den 15 vekil İYİ Parti’ye geçti

CHP’den 15 vekil İYİ Parti’ye geçti

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ile CHP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Bülent Tezcan TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında CHP ve İYİ Parti'nin sağladığı uzlaşma hakkında bilgi verdi. Toplantıda ilk olarak söz alan Engin Altay, CHP'den 15 milletvekilinin "demokrasi adına İYİ Parti'ye katılma kararı aldığını" açıkladı. Altay, "Demokrasinin kazanması için, yargının siyasi tasarrufunun ortadan kaldırılması için, siyasi değil ama demokratik bir tasarrufla 15 vekilimiz partimizden bugün istifa ettiler ve İYİ Parti'ye katıldılar" dedi. Altay İYİ Parti'ye geçecek vekillerin adlarını şöyle sıraladı: "Afyonkarahisar milletvekili Burcu Köksal, Amasya milletvekili Mustafa Tuncer, Ankara milletvekili Nihat Yeşil, Aydın milletvekili Hüseyin Yıldız, Balıkesir milletvekili Ahmet Akın, Burdur milletvekili Mehmet Göker, Bursa milletvekilleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Erkan Aydın, Çorum milletvekili Tufan Köse, Edirne milletvekili Okan Gaytancıoğlu, İzmir milletvekili Tacettin Bayı... Read more

Gözaltında kaybedilen çocukları unutma!

Gözaltında kaybedilen çocukları unutma!

Gözaltında kaybedilen çocukları unutma! 682. haftamıza 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde giriyoruz. Dünyanın pek çok yerinden davetli olarak Türkiye’ye gelen çocukların katıldıkları kutlamalar başladı.Uluslararası sözleşmelerde ve yürürlükte olan iç hukukta çocuk, 18 yaşını bitirmemiş kişi olarak kabul edilir ve özel korumaya tabidir. Her çocuk yaşama, hayatta kalma ve gelişme hakkına sahiptir. Devletler bu hakkı güvence altına almakla yükümlüdür.Türkiye’de devlet, bu sorumluluğunu yerine getirmedi; İnsan Hakları Derneği’nin ulaşabildiği verilere göre 27 çocuk, yaşam hakkına yönelmiş en gaddar, en vahşi saldırı olan gözaltında kaybetmenin hedefi oldular.682. Haftamızda 23 Nisan vesilesiyle, gözaltında kaybedilen çocuklar için adalet talebimizi ve çocukların hak ve özgürlüklerini en geniş biçimde kullanabileceği bir Türkiye dileğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz. İnsanlığın vicdanına, 12 yaşındaki İlyas Diril ve 16 yaşındaki Zeki Diril şahsında “Gözaltında kay... Read more

Camal Şahin Serbest Bırakılsın!

Camal Şahin Serbest Bırakılsın!

OHAL ile birlikte hak ihlallerinin sıradanlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Her hafta mahpuslardan gelen onlarca mektup, hapishanelerde insan olma hakkının bile yok sayıldığını, keyfi uygulamaların normalleştirildiğini, yetkililerin üç maymunu oynadığını gözler önüne seriyor.Dergi, mektup yasağından tutunda havalandırmada tel kafes sisteminin getirilmesine dek mahpuslar işkencenin her türlüsüne maruz kalıyorlar. Dışarıda kendi halinde yaşamını sürdüren bir insan, mahpus olduktan sonra giderek ağırlaşan sağlık sorunları yaşamaya başlıyor, adeta ölüme terkediliyor. Bir yandan hasta mahpus sayısı hızla artıyor, bir yandan mahpusların tedaviye ulaşma hakları engelleniyor, alması gereken ilaçlar verilmiyor, kelepçeli muayene dayatılarak sağlık hakları gaspediliyor.İnsanın okurken bile zorlandığı bu mektuplar işkenceyi, ters kelepçeyi, sürgün sevkleri, tecriti, tek tip elbise dayatmasını ve başka bir dolu insanlık onurunu ayaklar altına alan uygulamaları dışarıya taşıyor. Bizler insa... Read more

“Ayşe Öğretmen” denetimli serbestlik için başvuracak

“Ayşe Öğretmen” denetimli serbestlik için başvuracak

Yaklaşık 2,5 yıl önce Kanal D televizyonunda yayınlanan Beyaz Show programına telefonla katılıp o dönem yaşanan Doğu Anadolu'daki hendek savaşları ile güvenlik güçlerinin operasyonlarını kastederek "Çocuklar ölmesin” diyen ve "Ayşe Öğretmen” olarak bilinen Ayşe Çelik, "terör örgütü propagandası” suçlamasıyla hakkında açılan davadan aldığı 1 yıl 3 ay hapis cezasını çekmek üzere Cuma günü Diyarbakır E tipi Cezaevi’ne götürüldü. Hakkında açılan davada verilen 1 yıl 3 ay hapis cezası onanan ve kızının çok küçük olması dolayısıyla verilen 6 aylık infaz erteleme süresi dün dolan Ayşe Çelik'in 10 günlük infaz erteleme talebi de mahkeme tarafından reddedilmişti. Çelik’in avukatı Karaman’ın infazın durdurulması için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvuruya ise infaz erteleme süresinin dolduğu Cuma gününe kadar herhangi bir yanıt verilmedi. Böylelikle Ayşe Öğretmen ve bebeği Deran'a cezaevi yolu gözükmüş oldu. Kucağında kızı ve yakınlarıyla Diyarbakır Adliyesi’ne gelen Ayşe Öğretmen, adli i... Read more

Avusturya'dan Türkiye'ye: Seçim etkinliğine izin vermeyeceği…

Avusturya'dan Türkiye'ye: Seçim etkinliğine izin vermeyeceğiz

Viyana yönetimi, Türk siyasetçilerin Avusturya'da seçim kampanyası etkinliği düzenlemesini yasaklamak istiyor. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Cuma günü ORF kanalına yaptığı açıklamada, Türkiye'de Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimlerine yönelik etkinliklerin Avusturya'da istenmediğini ifade etti. Kurz açıklamasında, Türkiye‘nin 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği referandumu öncesindekine benzer bir "müdahaleye" izin verilmeyeceğini belirtti. Sebastian Kurz, "Eğer Türkiye bu kez de Avusturya'da böylesi etkinlikler planlıyorsa net bir şekilde şunu söyleyebilirim, bu etkinlikler burada istenmiyor ve buna izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Almanya'dan da tepki geldi Alman siyasiler de benzer açıklamalar yapmıştı. Yeşiller Partisi milletvekili Cem Özdemir, federal hükümetin bu kez Türk hükümetinin olası bir etkinlik talebine karşı net bir tutum sergilemesini istedi. Merkel'in partisi Hrıstiyan Demokrat Birlik'in (CDU) genel sekr... Read more

Ayşe öğretmen bugün 8 aylık bebeğiyle cezaevine girdi

Ayşe öğretmen bugün 8 aylık bebeğiyle cezaevine girdi

Ayşe öğretmen “Çocuklar ölmesin, analar ağlamasın” dediği için “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası onandı. Ayşe Çelik, barışçıl sözlerinden dolayı çocuğuyla beraber, Diyarbakır E tipi cezaevine gönderildi. Beyazıt Öztürk'ün  Beyaz Show programına telefonla katılan ve  'Çocuklar Ölmesin' dediği için 'terör örgütü propagandası' yaptığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan öğretmen Ayşe Çelik, açılan dava sonunda da 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çelik hakkında, kızının küçük olması nedeniyle daha önce verilen 6 aylık infaz erteleme süresi ise bugün tamamlandı. Çelik, avukatı Mahsuni Karaman ile birlikte Diyarbakır Adliyesi'ne geldi. HDP milletvekilleri Feleknas Uca ve Ziya Pir ile CHP Milletvekili Zeynek Altıok da Ayşe Çelik'e Diyarbakır Adliyesi'nde eşlik etti. Dosyanın Anayasa Mahkemesi gündemine alındığını ve yakın zamanda karar beklendiğini belirten Çelik'in avukatı Mahsuni Karaman, 10 günlük infaz erteleme kararı verilmesini istedi.... Read more

22 NİSAN'DA SİNOPTA GERÇEKLEŞTİRİLECEK OLAN NÜKLEER SANTRAL …

22 NİSAN'DA SİNOPTA GERÇEKLEŞTİRİLECEK OLAN NÜKLEER SANTRAL KARŞITI MİTİNG İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN YASAKLANDI

20.04.2018   2014 yılından bu yana her yıl Çernobil Felaketinin yıldönümünde Sinop'ta düzenlenen ve bu yıl 22 Nisan'da gerçekleştirileceği duyurulan nükleer karşıtı miting, İçişleri Bakanlığı tarafından "provokasyon ihtimali ve güvenlik" gerekçesiyle yasaklandı.   Bakanlık, Çernobil Felaketinin 32. Fukuşima Felaketinin 7. yıldönümünde gerçekleştirilecek mitingin yanısıra "Çernobil`den Fukuşima`ya; Nükleer Santraller Gerçeği" başlıklı paneli de aynı gerekçeyle iptal ettiğini açıkladı. Bakanlığın keyfi iptal kararı üzerine Sinop Nükleer Karşıtı Platform bileşenleri, miting için ileri bir tarihte yeniden başvuru yapacaklarını bildirerek, Sinop halkını 22 Nisan Pazar günü yapılacak kitlesel basın açıklamasına katılmaya çağırdı.  (ÖZGÜRLÜK) Read more

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Nisan 2018 18 Nisan 2018, İstan…

İşsizlik ve İstihdam Raporu-Nisan 2018  18 Nisan 2018, İstanbul  İŞSİZLİK AZALMIYOR, ARTIYOR!  “MİLLİ” İSTİHDAM SEFERBERLİĞİNİN SONUCU: KAYITDIŞI İSTİHDAM PATLADI

ÖZET İşsizlik 2011’den bu yana düzenli olarak yükseliyor. 2011’de yüzde 11,3 olan tarım dışı işsizlik 2017’de yüzde 13’e yükseldi. 2014 yılında 5,9 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısı 271 bin artarak 2017’de 6,2 milyona yükseldi. 2017’de genç kadın işsizliği yüzde 26,1’e ulaşırken, tarım dışı genç kadın işsizliği yüzde 32’ye yaklaştı. Genç işsizliği yüzde 21’e, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranı ise yüzde 24,2’ye yükseldi. 2014 yılında yüzde 20,4 olan yüksek öğrenimli genç kadın işsizliği 2017 yılında yüzde 26,1’e yükseldi. Kayıtdışı istihdam patladı. 2017 yılında sağlanan istihdam artışının 520 bini kayıtlı, 464 bini ise kayıtsız istihdamdan oluşmaktadır. 2016 yılında 473 bin kayıtlı ücretli istihdam, 2017 yılında 466 bine geriledi. Kayıtdışılık oranı yüzde 32,5 iken kadın kayıt dışılığı yüzde 41,3’tür.   GİRİŞ Bilindiği üzere 2017 yılı hükümet tarafından “istihdam seferliği” olarak ilan edilmiş ve başta İŞKUR olmak üzere kamu kaynaklarından işveren... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ