Özgürlük

OYLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM, SANDIKLARDA GÖREV ALALIM

23.05.2018
 

Yönetim Kurulumuz, yaklaşan 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesinde TMMOB Örgütlülüğüne yönelik bir duyuru yayınlayarak üyelerimize  "Oy Kullanma" ve "Sandık Kurullarında Görev Alma" çağrısında bulundu. 

 

OYLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM, SANDIKLARDA GÖREV ALALIM

Bilindiği üzere 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Seçimi ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi yapılacak.

Birliğimiz seçim sürecinde üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmek üzere çalışmalar yapmaktadır.

İçerisinden geçtiğimiz kritik dönemde seçimlere katılımın artması ve sandık güvenliğinin sağlanması oldukça önemli konulardır. Bu noktada ülkenin okumuş ve aydınlık bireyleri olarak bizlerin, seçime katılımın artırılması ve sandık güvenliğinin sağlanması konusundaki sorumluluğu daha da artmaktadır. Özellikle mühendis, mimar ve şehir plancılarının bu konular üzerinde hassasiyet göstermesi, toplumun diğer kesimlerinin yurttaşlık görevlerini yerine getirmeleri konusunda teşvik edici de olacaktır.

Oy Kullanalım!

Öncelikli görev ve sorumluluğumuz oy kullanmak ve çevremizdeki yurttaşları oy kullanması yönünde ikna etmektir. Bıkkınlık, umutsuzluk ve karamsarlık atmosferine teslim olmadan kesinlikle oy kullanmalıyız.

Sandık Kurullarında Görev Alalım!

Geçtiğimiz dönemlerdeki deneyimlerimizden biliyoruz ki, Sandık Kurulları oy kullanma ve sayım işlemi için en önemli mekanizmalardır. Usulsüzlükleri ve şaibeli işlemleri engellemenin ilk adresi Sandık Kurullarıdır. Kamu çalışanı olan meslektaşlarımız İlçe Seçim Kurullarına başvurarak sandık kurullarında görev alabilir. Sandık Kurullarında görev alabilmek için 30 Mayıs’a kadar gerekli başvurunun yapılmış olması gerekiyor.

Sandık Müşahidi (Gözlemci) Olarak Görev Alalım!

Oy kullanma ve sayım işlemlerini takip etmek için resmi Sandık Kurulu üyesi olmak gerekmiyor. Tüm meslektaşlarımız seçimlerde istedikleri sandıklarda müşahitlik (gözlemcilik) görevini üstlenebilir. Müşahitlik işlemi siyasi partiler aracılığı ile yapılabileceği gibi bu konu özelinde organize olan bağımsız oluşumlar aracılığı ile de yapılabilir. Bunun için herhangi bir siyasi parti ya da bağımsız oluşuma başvurmak gerekmektedir. Hangi parti ya da oluşumun müşahidi olacağınıza siz karar verebilir ve demokrasi adına önemli bir adım atabilirsiniz.

Ülkemizin aydınlık geleceği için umutlu olalım ve görev alalım.

Saygılarımızla.

TMMOB Yönetim Kurulu

(ÖZGÜRLÜK)

Seçim atmosferi Ekonomi Dolar (3)

SEÇİME GİDERKEN EKONOMİK GELİŞMELER

 

Dolardaki inanılmaz hızda artışlar ve yabancı yatırımcıların paralarını topluca çekmeye başlamaları sonrasında Merkez Bankası tüm siyasi baskılara rağmen borç verme faizini 3 puan artırmak zorunda kaldı. Merkez Bankası'nın bu müdahalesi sonrasında bile dolar kuru 4.50'ye inmiş değil. 

 

Türkiye ile hemen hemen aynı ekonomik sorunlara sahip olan, ama cari açığı Türkiye'den daha az olan Arjantin'de manzara, 5 yıllık kemer sıkma politikaları sonrasında Cumhurbaşkanı Maurizo Macri hükümetinin küresel ekonomik kriz ile başının derde girmesi ve en son yansımalarıdır. Bir yıl önce Arjantin'in kurtarıcısı olarak alkışlandığı zaman, geçen yüzyılda Arjantin çeşitli borçlarını ödeyememesine rağmen, % 7’nin üzerinde bir faiz oranı sunan 100 yıllık bir tahvil çıkardı. 

 
Fazla ilgi görmüştü ve kısa süre içinde yüksek bir katsayıya bile tekrar satılıyordu. Yabancı sermayenin bu ilgisi Arjantin'in son yirmi yılda başaramadığı şeydi. Bir müddet bu, Macri'yi uluslararası mali düzenin kahramanı yaptı ama önde gelen ekonomistler her zaman, ABD faiz oranlarındaki herhangi bir yükselişin(buna bağlı olarak dolardaki artışın) sözde gelişmekte olan ekonomileri batıracağını biliyorlardı. Arjantin sadece olağanüstü bir örnek ve sermaye geldiği gibi kolayca ülkeyi terk ediyor. Tahvillerin fiyatları peso gibi değer kaybetti. Macri'nin son kozu, peso'yu diriltmeyi çalışmak için IMF'ye devasa bir kredi(30 milyar dolar) başvurusunda bulunmak oldu. Bu arada Arjantin faizleri yüzde 40'a çıkardı ve buna rağmen dövizdeki tırmanışa deva olmadı. Gelinen noktada tüm bunların sonucu işçi sınıfına daha fazla saldırmak olacaktır.
 
Bugün Türkiye'de faiz artırımını bir çare olarak dayatanlar toplumu yanlış yönlendirmektedirler. Faiz oranlarının kapitalist batı ülkelerinde 0 ya da negatif olduğu bir dönemde gelişmekte olan ülkelerdeki faiz artırımları her daim uluslararası finans kapitalin çıkarları doğrultusunda işlev görür. Ve faiz artırımları sonrası gelecek reçete kemer sıkma politikaları(IMF) olacaktır. Bunun acısı da işçi sınıfından çıkacaktır. Türkiye ve Arjantin gibi finans kapitalin eline düşmüş ülkelerde yapılacak tek şey vardır: toplumsal bir dönüşümü gerçekleştirmek. Onun adı da DEVRİM'dir!
 (ÖZGÜRLÜK)

Türkiye'ye AB bütçesinden 2 milyar euro

Avrupa Birliği mülteci anlaşması kapsamında Türkiye'ye üç milyar euroluk ikinci ödemeyi yapmaya hazırlanıyor.

Avrupa Birliği Komisyonu ödemenin ne şekilde finanse edileceğine ilişkin açıklamada bulundu. Komisyonun Bütçeden Sorumlu Üyesi Günter Oethinger, Brüksel'de yaptığı açıklamada 2018 ve 2019 senesi içinde AB'nin "iki milyar euroya” kadar ödeme yapacağını, bir milyar euroluk bölümün ise üye ülkelerin bütçelerinden karşılanacağını ifade etti.

Ancak mülteci yardımlarının finansmanı konusunda üye devletler arasında görüş ayrılıkları bulunuyor. Komisyon bir milyar euronun AB bütçesinden, kalan 2 milyar euronun ise üye ülkelerin bütçesinden karşılanmasını önermiş, ancak bu öneri üyeler tarafından kabul edilmemişti.

Almanya ve Fransa yardımın bütünüyle bütçeden karşılanmasını talep etmiş, İtalya ise buna karşı çıkmıştı. İtalyan hükümeti itirazına Libya'dan gerçekleşen göçe ilişkin politikaları finanse edebilmek için AB bütçesinde yeterli kaynak kalmayacak olmamasını gerekçe göstermişti.

Komisyon'un önerisinin kabul edilebilmesi için tüm AB üyeleri tarafından onaylanması gerekiyor. Hükümet kurma çabalarının sürdüğü İtalya varılan uzlaşma hakkında nihaî kararını açıklamayan tek ülke.

Türkiye'ye yapılacak olan ikinci 3 milyar euroluk ek yardım 2016 yılında imzalanan mülteci anlaşmasının bir parçası. Türkiye anlaşma kapsamında Yunan adalarına ulaşan mültecilerin Türkiye'ye iadesini kabul etmeyi ve göçmen kaçakçılığına karşı gereken önlemleri almayı taahhüt etmiş, AB Komisyonu da karşılığında 2017 sonuna kadar 3 milyar euro ödeme yapmıştı.

 (ÖZGÜRLÜK)

MMO: İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANINDAKİ SON DÜZENLEME YENİ İŞ KAZALARI VE İŞ CİNAYETLERİNE YOL AÇICI MAHİYETTEDİR

23.05.2018
 

Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener,  “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” üzerine 23 Mayıs 2018 tarihinde yazılı bir açıklama gerçekleştirdi..

 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Alanındaki Son Düzenleme

Yeni İş Kazaları ve İş Cinayetlerine Yol Açıcı Mahiyettedir

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 21 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlatılarak yürürlüğe giren “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yeni sorunlar oluşturacak önemli değişiklikler yapılmıştır.

Yönetmeliğin 1. maddesinin önceki halinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; ondan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işveren veya işveren vekili tarafından yürütülebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir” deniliyordu. 10.09.2014 tarihli 6552 sayılı Kanun ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda yapılan değişiklik de göz önündebulundurularak Yönetmelikte yer alan “on” çalışan sayısı “elli” olarak değiştirilmiş ve yönetmelik 1-49 çalışanı bulunan işyerlerini kapsar hale getirilmiştir. Bu çerçevede 1-49 çalışanı olan işyerlerinde iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliğini mesleği ne olursa olsun işveren veya işveren vekili yerine getirebilecektir.

SGK 2016 yılı verilerine göre 1-9 çalışanı bulunan toplam 1 milyon 504 bin 779 işyerinde çalışan 4 milyon 31 bin 476 sigortalıyı kapsayan yönetmelik, yeni haliyle toplam 1 milyon 749 bin 240 işletmenin yüzde 97,88’ini (1 milyon 714 bin 61 işyerini) ve toplam 13 milyon 775 bin 188 sigortalının 8 milyon 90 bin 942 sini (yüzde 58,74) ’ünü kapsar hale getirilmiştir.

Oysa 2016 yılında meydana gelen 286 bin 68 iş kazasının 87 bin 318’i (oran olarak yüzde 30,52’si)50’den az işçinin çalıştığı işyerlerinde meydana geldi. İş kazalarında yaşamını kaybeden 1.405 kişinin 855’i (oran olarak yüzde 60,85’i) İş Sağlığı Güvenliği Kurulu’nun kurulma zorunluluğu olmayan, son değişiklikle işyeri hekimi ve iş güvenliği hizmeti de alınmayacak olan 50 den az çalışanın bulunduğu işyerlerinde çalışıyordu.

İşyerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması yükümlülüğü elbette işverenin yükümlülüğüdür. Ancak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda işverenlere rehberlik yapmakta olan İş Sağlığı Güvenliği Kurulları ile iş güvenliği mühendisleri/uzmanları ve işyeri hekimlerinin devreden çıkarılması ve bu hizmetin toplam 16 saat eğitim alacak olan işveren veya işveren vekilitarafından yürütülmesi mevcut sorunlara yeni hayati sorunlar ekleyecek, iş kazalarının, iş kazaları sonucu ölümlerin ve meslek hastalıklarının artmasına neden olacaktır.

Yönetmelikte yapılan bir diğer önemli değişiklik eğitim verecek kurum ve kuruluşlara yapılan eklemelerdir. “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ve bağlı odalar, Türkiye Belediyeler Birliği, işçi ve işveren kuruluşları, Milli Eğitim Bakanlığı ile üniversiteler” yönetmeliğe eklenirken konunun bilimsel mesleki tarafları olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği-TMMOB’ye ve Türk Tabipler Birliği-TTB’ye yer verilmemiştir. Oysa işçi sağlığı ve iş güvenliği, tıp, mühendislik ve sosyal bilimler ile bağlantılı çok-bilimli bir alandır ve ne yazık ki bu disiplinler ile meslek örgütleri süreçten dışlanmaktadır. Bu noktada İSG mevzuatını sermaye çıkarlarının belirlediği şeklindeki görüşümüzü yinelemek durumundayız. Öyle ki İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası sorumlulukları işverenden çok uzmanlara ve hekimlere yüklemiştir. Tam zamanlı iş güvenliği mühendisliği dışlanmış, uzmanlar işverene bağımlı kılınmış, iş kazalarında işverenlerin sorumluluğu neredeyse kaldırılmıştır.

Bu noktada belirtmek isteriz, toplu iş cinayetlerine de dönüşen iş kazaları ve meslek hastalıkları, sermayenin azami kâr hırsı ve emek aleyhine politikalardan kaynaklanmaktadır. Serbestleştirme, özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek/güvencesiz istihdam biçimleri, çalışma koşullarının ağırlığı, kadın, genç, çocuk emeği sömürüsü ile kayıt dışı istihdam, iş kazaları ve meslek hastalıklarının artmasının başlıca nedenleri arasındadır.

Yönetmelik değişikliğiyle yetkilendirilen kuruluşlar arasında yer alan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği-TOBB Başkanının kısa bir süre önce genel kurullarında yaptığı konuşma bu gerçekliğin açıkça dile getirilişi olmuştur. “Kültürümüzde güzel bir söz var: ‘zorlaştırmayın, kolaylaştırın’. Biz de iş ve yatırım ortamı önündeki engelleri tespit edip, hükümetimizle birlikte kaldırdık. En çok şikâyet ettiğimiz konu olan, istihdam maliyetlerinin düşürülmesini sağladık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, KOBİ’lerimize büyük yükler getiriyordu, bunları kaldırttık.” Durum böyle ise yönetmeliğin 15. maddesindeki “Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür” ifadesinin herhalde “TOBB tarafından önerilen şekilde yürütülür” şeklinde değiştirilmesi de gerekir!

TMMOB Makine Mühendisleri Odası olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin sermaye çevrelerinin çıkarlarına göre değil çalışanlardan yana, sendikalar, üniversiteler, TMMOB ve TTB’nin görüşleri ve kamusal denetim ekseninde düzenlenmeyi beklemediğini belirtmek istiyoruz. Aksi durumda iş kazaları ve iş kazası sonucu ölümler artarak devam edecektir. Aşağıdaki SGK verilerinden hareketle hazırladığımız 16 yıllık tablo bu konuda yeterince fikir vermektedir.

Yunus Yener
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı

 

 
 
 (ÖZGÜRLÜK)

Eren Erdem'in açıklamalarının ardından Başsavcılık soruşturma başlattı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Milletvekili Eren Erdem 'in yaptığı açıklamalar nedeniyle soruşturma başlattı.

CHP'de liste dışı kalarak milletvekili aday listesine giremeyen CHP Milletvekili Eren Erdem , suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımlarına ilişkin Bülent Tezcan 'ı işaret etmişti. Erdem, dün bir televizyon programına katılarak şunları söylemişti:

Benim hakkımda FETÖ'ye üye olmamakla birlikte yardım etmek şeklinde bir suçlamaylasoruşturma açmışlar. Bunu da iki temel nedene bağlamışlar. Birincisi MİT TIR'ları tutanaklarının bende olması ve bununla ilgili attığım tweet'ler. Diğeri de Zaman gazetesi ve benzer kurumların önüne gitmek.

Ben CHP Medya Komisyonu üyesiyim. Herhangi bir gazeteye gittiğim zaman kafama göre gitmem. Benim gideceğim her gazetede bir talimat vardır, partimin bir iradesi vardır. O gün de Zaman gazetesinin önüne genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun, Enis Berberoğlu'na verdiği talimatla gittik.

Diğeri de MİT TIR'ları davası hususunda yaşanan hadise. Yarın biz bunu savcılara da söyleyeceğiz. Bu tutanakları ben genel başkan yardımcımız Bülent Tezcan 'dan temin ederek tweet'ler attım."

 (ÖZGÜRLÜK)

Unterkategorien

OYLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM, SANDIKLARDA GÖREV ALALIM

OYLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM, SANDIKLARDA GÖREV ALALIM

23.05.2018   Yönetim Kurulumuz, yaklaşan 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri öncesinde TMMOB Örgütlülüğüne yönelik bir duyuru yayınlayarak üyelerimize  "Oy Kullanma" ve "Sandık Kurullarında Görev Alma" çağrısında bulundu.    OYLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM, SANDIKLARDA GÖREV ALALIM Bilindiği üzere 24 Haziran 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Seçimi ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi yapılacak. Birliğimiz seçim sürecinde üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmek üzere çalışmalar yapmaktadır. İçerisinden geçtiğimiz kritik dönemde seçimlere katılımın artması ve sandık güvenliğinin sağlanması oldukça önemli konulardır. Bu noktada ülkenin okumuş ve aydınlık bireyleri olarak bizlerin, seçime katılımın artırılması ve sandık güvenliğinin sağlanması konusundaki sorumluluğu daha da artmaktadır. Özellikle mühendis, mimar ve şehir plancılarının bu konular üzerinde hassasiyet göstermesi, toplumun diğer kesimlerinin yurttaşl... Read more

Seçim atmosferi Ekonomi Dolar (3)

Seçim atmosferi Ekonomi Dolar (3)

SEÇİME GİDERKEN EKONOMİK GELİŞMELER   Dolardaki inanılmaz hızda artışlar ve yabancı yatırımcıların paralarını topluca çekmeye başlamaları sonrasında Merkez Bankası tüm siyasi baskılara rağmen borç verme faizini 3 puan artırmak zorunda kaldı. Merkez Bankası'nın bu müdahalesi sonrasında bile dolar kuru 4.50'ye inmiş değil.    Türkiye ile hemen hemen aynı ekonomik sorunlara sahip olan, ama cari açığı Türkiye'den daha az olan Arjantin'de manzara, 5 yıllık kemer sıkma politikaları sonrasında Cumhurbaşkanı Maurizo Macri hükümetinin küresel ekonomik kriz ile başının derde girmesi ve en son yansımalarıdır. Bir yıl önce Arjantin'in kurtarıcısı olarak alkışlandığı zaman, geçen yüzyılda Arjantin çeşitli borçlarını ödeyememesine rağmen, % 7’nin üzerinde bir faiz oranı sunan 100 yıllık bir tahvil çıkardı.    Fazla ilgi görmüştü ve kısa süre içinde yüksek bir katsayıya bile tekrar satılıyordu. Yabancı sermayenin bu ilgisi Arjantin'in son yirmi yılda başaramadığı şeydi. Bir müddet bu, Macri'y... Read more

MMO: İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANINDAKİ SON DÜZENLEME Y…

MMO: İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ ALANINDAKİ SON DÜZENLEME YENİ İŞ KAZALARI VE İŞ CİNAYETLERİNE YOL AÇICI MAHİYETTEDİR

23.05.2018   Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener,  “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” üzerine 23 Mayıs 2018 tarihinde yazılı bir açıklama gerçekleştirdi..   İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Alanındaki Son Düzenleme Yeni İş Kazaları ve İş Cinayetlerine Yol Açıcı Mahiyettedir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 21 Mayıs 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlatılarak yürürlüğe giren “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”te işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yeni sorunlar oluşturacak önemli değişiklikler yapılmıştır. Yönetmeliğin 1. maddesinin önceki halinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; ondan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, iş sağlığı ... Read more

Türkiye'ye AB bütçesinden 2 milyar euro

Türkiye'ye AB bütçesinden 2 milyar euro

Avrupa Birliği mülteci anlaşması kapsamında Türkiye'ye üç milyar euroluk ikinci ödemeyi yapmaya hazırlanıyor. Avrupa Birliği Komisyonu ödemenin ne şekilde finanse edileceğine ilişkin açıklamada bulundu. Komisyonun Bütçeden Sorumlu Üyesi Günter Oethinger, Brüksel'de yaptığı açıklamada 2018 ve 2019 senesi içinde AB'nin "iki milyar euroya” kadar ödeme yapacağını, bir milyar euroluk bölümün ise üye ülkelerin bütçelerinden karşılanacağını ifade etti. Ancak mülteci yardımlarının finansmanı konusunda üye devletler arasında görüş ayrılıkları bulunuyor. Komisyon bir milyar euronun AB bütçesinden, kalan 2 milyar euronun ise üye ülkelerin bütçesinden karşılanmasını önermiş, ancak bu öneri üyeler tarafından kabul edilmemişti. Almanya ve Fransa yardımın bütünüyle bütçeden karşılanmasını talep etmiş, İtalya ise buna karşı çıkmıştı. İtalyan hükümeti itirazına Libya'dan gerçekleşen göçe ilişkin politikaları finanse edebilmek için AB bütçesinde yeterli kaynak kalmayacak olmamasını gerekçe göstermi... Read more

Eren Erdem'in açıklamalarının ardından Başsavcılık soruşturm…

Eren Erdem'in açıklamalarının ardından Başsavcılık soruşturma başlattı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP Milletvekili Eren Erdem 'in yaptığı açıklamalar nedeniyle soruşturma başlattı. CHP'de liste dışı kalarak milletvekili aday listesine giremeyen CHP Milletvekili Eren Erdem , suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımlarına ilişkin Bülent Tezcan 'ı işaret etmişti. Erdem, dün bir televizyon programına katılarak şunları söylemişti: Benim hakkımda FETÖ'ye üye olmamakla birlikte yardım etmek şeklinde bir suçlamaylasoruşturma açmışlar. Bunu da iki temel nedene bağlamışlar. Birincisi MİT TIR'ları tutanaklarının bende olması ve bununla ilgili attığım tweet'ler. Diğeri de Zaman gazetesi ve benzer kurumların önüne gitmek. Ben CHP Medya Komisyonu üyesiyim. Herhangi bir gazeteye gittiğim zaman kafama göre gitmem. Benim gideceğim her gazetede bir talimat vardır, partimin bir iradesi vardır. O gün de Zaman gazetesinin önüne genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'nun, Enis Berberoğlu'na verdiği talimatla gittik. Diğeri de MİT TIR'ları davası hususunda yaşanan... Read more

Seçim atmosferi Ekonomi (2)

Seçim atmosferi Ekonomi (2)

SEÇİMLER GÖLGEDE KALABİLİR     Başkanlık seçimlerine bir ay kala tüm gözler, her geçen gün daha fazla, seçimlerden çok döviz kurlarındaki artışa çevriliyor. Ekonominin kendi dinamiklerindeki değişimler seçimleri gölgede bırakabilir çünkü parametrelerdeki değişimin bu hızla giderse beraberinde getireceği, sayıların bile yetişemeyeceği hızda artan toplumsal çürüme ile birlikte kaçınılmaz bir çöküş olacaktır. Bu defasında Türkiye toplumu sadece büyük bir krize doğru değil, aynı zamanda toplumsal yok oluşa doğru da koşar adım gidiyor. Artan sadece yoksulluk değil, beraberinde suç işleme oranları da roket hızıyla artıyor. Tetiklenecek bir toplumsal kaos ve endişe ortamında şu anda yaratılmak istenen ve belirli oranda yaratılan korku imparatorluğu bölgesel, yerel ve mahalli çeteleşmelerden tutun da yağmalamalara kadar evrilebilir. Bunun emareleri bugünden görülmektedir.   Uzun yıllardır içine düştüğü faiz-enflasyon sarmalından bir türlü kurtulamayan Türkiye, ekonomik iyileşme ve ekono... Read more

HDP adaylarını tanıttı: Senle değişir

HDP adaylarını tanıttı: Senle değişir

Partilerinin aday tanıtım toplantısında konuşan HDP’nin Eş Genel Başkanlarından Pervin Buldan, adaylarına AKP gibi zenginlik, makam, mevki ve şan vaat etmediklerini vurgulayarak, “Bize başvuran her bir arkadaşımız da şunu iyi bilir ki, adaylarımız mücadeleye, direnişe aday” dedi. Sezai Temelli ise, “7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi tamamlayacağız” dedi.   Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) aday tanıtımı toplantısında Demirtaş’ın mesajının ardından Eş Genel Başkanlar Sezai Temelli ve Pervin Buldan sahneye çıktı.    ‘KENDİNİZE GÜVENİYORSANIZ DEMİRTAŞ’I ÖZGÜR BIRAKIN’   Eş Genel Başkanlardan ilk olarak Buldan konuştu. Sözlerine cezaevinde tutuklu olan partilerinin Cumhurbaşkanı adayları Selahattin Demirtaş’ı selamlayarak başlayan Buldan, “Buradan kararlılıkla söz veriyoruz. Sayın Demirtaş’ı rehin tutulduğu Edirne Cezaevi’nden çıkartacağız. O’nu oradan hep birlikte alacağız. Buradan Cumhurbaşkanına, Yüksek Seçim Kurulu’na ve yargıya çağrıda bulunuyoruz. Bu adaletsizliğe, bu ... Read more

GIDAMO: BASKI VE SORUŞTURMALARLA BİLİMSEL HİÇBİR GERÇEKLİK G…

GIDAMO: BASKI VE SORUŞTURMALARLA BİLİMSEL HİÇBİR GERÇEKLİK GÖRMEZDEN GETİRİLMEYE ÇALIŞILAMAZ

22.05.2018   Gıda Mühendisleri Odası "Türkiye‘yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi!" başlıklı yazıya ilişkin açılan soruşturma üzerine 22 Mayıs 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.   Baskı ve soruşturmalarla bilimsel hiçbir gerçeklik görmezden getirilmeye çalışılamaz. Savcılık soruşturmaları ve mahkeme süreçleriyle bilimsel hiçbir gerçeklik görmezden getirilmeye çalışılamaz. Odamız üyesi ve çalışanı meslektaşımız Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık`ın Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan "Türkiye‘yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi!" başlıklı yazı dizisi nedeniyle soruşturma açıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Sağlık Bakanlığı‘nın şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmaya gerekçe olarak "Göreve ilişkin sırrın açıklanması, yasaklanan bilgileri temin, yasaklanan bilgileri açıklama ve takdir olunacak diğer suçlar" gösterilmiştir. Yapılmış bilimsel bir çalışmanın halk s... Read more

Seçim atmosferi devam ediyor (1)

Seçim atmosferi devam ediyor (1)

MİLLETVEKİLLERİ BELLİ OLDU   Kapitalizm ara ara rayından çıkarsa da dayandığı ideoloji olan liberalizm insana fikirleri özgürce ifade, toplanma, eğlenme, iş kurma, sivil haklar, oy kullanma vb. gibi bütün biçimsel hakları bahşeder, yalnız biri dışında: toplumu değiştirmeyi talep etme hakkı...   Bu yüzden burjuva politikacıları da -parlamento da ister sağ ister sol olsun tüm milletvekilleri- işçilere, köylülere, memurlara, yoksullara, yoksunlara her şeyi vaat ederler, yalnızca biri dışında: ekonomik eşitlik. Bizler de gider o vaatler için oy kullanırız ve bir sonraki vaatler gelene kadar da hüsrana uğrarız. Oy hakkımız ekonomik eşitlik üzerine değil vaatler üzerinedir, çünkü aksi olsa egemenler oy kullanma hakkımızı da elimizden alırlardı.   Ve önümüzde bir seçim daha var. Yeni milletvekili adayları ve yeni vaatlerle... Mecburen kötünün iyisini seçeceğiz. Hayatımızda bir değişim olacaksa da biçimsel olacak, gerçek eşitlik ise devrim umutlarına kalacak her zaman olduğu gibi... Bi... Read more

MİMARLAR ODASI: MESLEKTAŞLARIMIZA UYGULANAN BASKI, İHRAÇ VE …

MİMARLAR ODASI: MESLEKTAŞLARIMIZA UYGULANAN BASKI, İHRAÇ VE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMALARI KINIYORUZ!

21.05.2018   TMMOB Mimarlar Odası KHK ile ihraç edilen meslek mensuplarına uygulanan baskı ve sindirme girişimlerine yönelik 21 Mayıs 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.   MESLEKTAŞLARIMIZA UYGULANAN BASKI, İHRAÇ VE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMALARI KINIYORUZ ! 21 Temmuz 2016 tarihinde ülke genelinde ilan edilen ve halen devam etmekte olan Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) aracılığı ile kamu kurumlarının, yükseköğretim kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının yapılarına ve çalışanlarına dair pek çok düzenleme yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Olağanüstü halin devam ettiği bu süreçte temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanarak düşünce ve ifade özgürlüklerinin engellendiği ve toplumsal muhalefete yönelik saldırıların devam ettiği görülmektedir. Kamu yararına çalışmalarını sürdüren meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve yükseköğretim kurumlarının kamusal ve özerk yapıları yok sayı... Read more

Demirtaş'ın tahliye talebine mahkemeden ret

Demirtaş'ın tahliye talebine mahkemeden ret

Cezaevinde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın tahliye talebinin reddedildiği bildirildi. Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Cumhurbaşkanı adayı ve eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş için yapılan tahliye başvurusunun reddedildiği bildirildi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre mahkeme adli kontrol şartlarının bu aşamada yetersiz kalacağı gerekçesiyle Demirtaş'ın tahliye talebini yerinde görmedi ve tutukluluğunun devamına karar verdi. Cezaevinden avukatları aracılığıyla ve posta yoluyla kampanyasını yürüten Demirtaş için HDP tarafından tahliye edilmesi için 15 Mayıs'ta Ankara 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuştu. "Milyonlarca yurttaşın talebi" HDP'den yapılan yazılı açıklamada, başvurunun parti adına Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Acar Başaran, Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan ve Demirtaş'ın avukatları tarafından yapıldığı belirtilmişti. ... Read more

TAYAD'lı aileler, “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise g…

TAYAD'lı aileler, “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise giymeyeceğiz”

TAYAD'lı aileler, İstanbul'da Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelerek cezaevlerindeki tek tip uygulamasına tepki gösterdi. Aileler İsrail'in, Filistin halkına yaptığı katliamı protesto etti.İstanbul Taksim Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen TAYAD'lı aileler, hapishanelerde sürgün,sevkler, hak ihlalleri ve dayatılan tek tip kıyafete karşı eylem yaptı. “Suçlu değil devrimciyiz, tek tip elbise giymeyeceğiz” pankartı açan TAYAD'lı aileler, “Devrimci tutsalar onurumuzdur”, “Tek tip elbise kefendir giymedik giymeyeceğiz”, "Kahrolsun siyonizm, yaşasın Filistin direnişi" sloganları attı.TAYAD'lı aileler adına yapılan açıklama da, "Hapishanelerde sürgün sevkler hak ihlalleri saldırılar hasta tutsakların tedavilerinin engellenmesi artarak tedavi ediyor. Özgür tutsaklar cephesinde de direniş devam ediyor. 16 Mayıs Çarşamba günü Bandırma 1 Nolu T Tipi hapishanesinde tutsaklar siyonist, işgalci İsrail'in Filistin halkına yaptığı katliamı protesto etmek ve Filistin halkının direnişi... Read more

MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?

MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?

“17-31 Mayıs ULUSLAR ARASI GÖZALTINDA KAYIPLAR HAFTASI”Vesilesiyle SORUYORUZ; MAKSUT TEPELİ’NİN MEZARI HANGİSİ?17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası’nın ilk gününde, Helvacıdede Mezarlığı’ndayız.Buradayız çünkü:34 yıldır aradığımız Maksut Tepeli’nin bu mezarlığa defnedildiği resmi makamlarca açıklanmasına rağmen halen mezar yeri gösterilmedi. Bu nedenle “Maksut Tepeli’nin mezarı hangisi?” diyerek buradayız.Genç bir öğretmen olan Maksut Tepeli, 2 Şubat 1984 tarihinde İstanbul/Küçükbakkalköy’deki arkadaşının evine gitti. Evde karakol kurmuş olan polislerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Yoğun kan kaybetmesine rağmen bir battaniye içinde Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü.5 Şubat 1984 tarihinde Gayrettepe Siyasi Şube’de gördüğü ağır işkence sonucu koma halinde Haydarpaşa Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı ve kendisinden bir daha haber alınamadı.Uzun yıllar sonra Maksut’un eşi nüfus kâğıdını değiştirdiğinde yeni kimliğinde dul kaydını gördü. Bunun üzerine, olayın araştırı... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ