Özgürlük

TMMOB İZMİR İKK'DAN MEŞALELİ YÜRÜYÜŞ

17.08.2018
 

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Konak Belediyesi, Konak Kent Konseyi ve Karşıyaka Kent Konseyi 16 Ağustos 2018'i 17'sine bağlayan akşam Marmara Depreminin yıldönümü dolayısıyla Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Alsancak İskelesi'ne meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi.

 

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Melih Yalçın'ın Alsancak İskelesi'nde yaptığı ortak açıklama şöyle:

17 Ağustos Marmara Depreminin ardından 19 yıl geçti. Bizler bu süre içerisinde  deprem gerçeğini unutmadık, unutturmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremleriyle ortaya çıkan her acının yükünü kalbimizde taşıyoruz. Başta merkezi ve yerel düzeyde ülkemizi yönetenler olmak üzere; her kurum, kuruluşun  bu günlerde bu konu hakkında bir kez daha düşünmesini istiyoruz. Deprem gerçeğiyle yüzleşmek, depremlere hazırlıklı olmak ve olası depremleri en az kayıpla atlatmak için önerilerimizi aşağıda sıralıyoruz.

  1. Bugüne kadar bilinen bilgiler ve var olan teknolojilerle fayların bulundukları yerleri bilmek mümkündür. Fakat fay hattının kırılacağı yeri ve fayların üreteceği depremin zaman ve tarihini bilmek mümkün değildir. Bu nedenle zaman kaybetmeden yapılarımızı deprem güvenlikli hale getirmek gerekiyor.
  2. Yaşamış olduğumuz orta büyüklükte bir depremde bile yapılarımızın hasar görmesi ve can kayıplarının ortaya çıkması yapı stokumuzun büyük bir risk altında olduğunu gösteriyor.
  3. Daha güvenli ve yaşanabilir yerleşim yerleri ve yapıların üretilmesi deprem risk yönetiminin temel amaçlarındandır. Bunu sağlamanın en etkili yolu; yerleşim planlarında ana riskleri göz önüne alarak, gerekli düzenlemeleri yapmak için “Deprem Yönetmeliklerini” ödünsüz bir şekilde uygulamak gerekiyor.
  4. Hiç kimse bize 1999 depremlerinden sonra bilgi eksikliğinin olduğunu söyleyemez. Yeni bir “Bina Deprem Yönetmeliği” yayımlandı. Zemin durumunu ve fay hatlarını biliyoruz. Artık “ULUSAL DEPREM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANINI-UDSEP 2023″ü güncelleyerek uygulamaya koymak gerekiyor.
  5. Mühendislik biliminin gerekleri dikkate alınarak, yapı tasarım uygulama ve denetim evresinin sağlıklı bir şekilde işletildiği ülkelerde, doğa olaylarının afete dönüşmediği görülmektedir. Bu bağlamda, yapı stokunun oluşturulması evresinde dikkate alınması gereken yer seçimi kararlarından, yapı tasarımına, yapı üretimi ve yapı denetimine kadar, bilimsel ve çağdaş ölçekte bütünlüklü bir yapı üretim düzeni kurulmalıdır.
  6. 1999 depremleri önemli ölçüde can ve mal kayıpları ortaya çıkarmakla kalmamış, çok daha büyük bir tehlikenin henüz yaşanmamış olduğunu ortaya koymuştur. Bu da 1766`yılından bu yana kırılmamış olan fay nedeniyle Marmara Denizi`nin içinde olacak bir depremdir. Bu deprem başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesini ve çevresini önemli ölçüde etkileyecektir.
  7. 2004 yılında Bayındırlık ve İskân Bakanlığı`nın yapmış olduğu “1. Deprem Şûrası” ve yine 2009 yılında aynı bakanlığın yapmış olduğu “Kentleşme Şûrası’na çok sayıda bilim insanı ve uzman katılmış ve son derece önemli çalışmalar yapılmıştır. Fakat devlet bürokrasisinin sürekli olarak değiştirilmesi ve “LİYAKAT ölçüsüne bağlı kadrolar yerine,” söz dinleyen ve bilgisiz kişilerin göreve getirilmiş olması; “deprem zararlarını azaltmak ve planlı bir kentleşmeyi” sağlamak için hazırlanan raporların uygulama alanı bulamamasına neden olmuştur.
  8. Her yıl çok sayıda mühendislik diploması verilmesine rağmen kaliteli bir mühendislik öğrenimi yapılamamaktadır. Can ve mal güvenliğini sağlayan bir mesleğin insanları olarak; fiziki şartları uygun olmayan, öğretim kadrosu son derece yetersiz olmasına rağmen inşaat mühendisi diploması veren okullar açılmaktadır. Bu anlayışa son verilmelidir.
  9. Her afetten sonra sık sık yapılan “yara sarma” anlayışından kurtulup; bilimin, tekniğin ve aklın gerektirdiği işleri yapmak gerekir. Depremin bir doğa olayı olduğu kabul edilmeli ancak denetimsizliğin neden olduğu olumsuzlukları “kader” gibi değerlendiren yaklaşımlar terk edilmelidir. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, deprem öncesi alınacak önlemlerin deprem riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymaktadır. Sorunu sorun olmaktan çıkaracak olan tek çıkar yol, deprem yaşanmadan önce alınacak önlemlerde saklıdır.
  10. Deprem yaşanmadan önce alınacak önlemler ve parasal harcamalar, deprem yaşandıktan sonra yapılacak düzenleme ve parasal kayıplardan 20 kat daha azdır.
  11. Ruhsatlardan mühendis ve mimarların imzasının kaldırılması mesleğimizin gelişimini engelleyecek, sahteciliğin önü açılacaktır.
  12. Oda ile meslek insanı arasına örülmeye çalışılan duvarlar kaldırılmalı, mühendis ve mimarlardan oda belgesi istenmesine yönelik uygulama güncellenmelidir.
  13. Kentsel dönüşüm konusu; fiziksel, sosyal ve ekonomik yönden çöküntü ve bozulma sürecine girmiş kentsel alanları, içinde yaşayanlar için yaşam kalitesi daha yüksek olacak şekilde, kente kazandırmayı hedefleyen bir plan stratejisidir. Oysa getirilmiş olan “İmar Affı” ile kentsel dönüşüm arasında çelişkili bir durum ortaya çıkmıştır.
  14. Kentsel dönüşüm; parçacı bir anlayışla değil, bütünlüklü kent planlarının bir parçası olarak ele alınmalıdır.
  15. Ne yazık ki var olan yapı stokumuz; deprem başta olmak üzere diğer doğal olaylara karşı hazırlıklı ve güvenli değildir.
  16. Kentlerimiz doğal olan olaylara karşı güvenli olmadığı gibi, doğal olmayan yangın gibi afetlere karşı da güvenli değildir.

Bizler halkımızın can ve mal güvenliğini sağlayacak yapılara kavuşuncaya kadar bu gerçekleri dile getirmeye, bilime ve tekniğe dayalı önerilerimizi bu konuda doğrudan sorumlulukları bulunan merkezi yerel yönetimlere iletmeye devam edeceğiz. Depremleri unutmayacağız, unutturmayacağız.”

 

 

 
 (ÖZGÜRLÜK)

Geleneksel orman yangınlarına son!

Geçtiğimiz gunlerde İsveç'te onbinlerce hektar ormanlık alanda ağaçlar ve onbinlerce canlı yanarak can vermişti.
En son Yunanistan'da 81 insanın ve binlerce canlının yaşamını yitirdiği yangın tüm insanlığın ciğerlerini de yaktı. Son bir haftadır ülkemizin birçok noktasında belli aralıklarla orman yangınları yaşanmaktadır.
İlimiz Dersim'de son bir haftadır, Ovacık, Çemişgezek ve Hozat arasında bulunan Bozan Yaylası, Zoğar, Derekoy, Kozulca, Koçkozulca, Zengi, Değirmendere, Dündül deresi ve Geyiksuyu bölgelerinde askeri operasyonlardan sonra başlayan orman yangınları, rüzgârın da etkisiyle binlerce hektarlık alana yayılarak devam etmektedir. Dersim Halkının tüm çabaları ve isteklerine rağmen " yasaklı bölge” denilerek kolluk kuwetleri tarafından yangınların halk tarafından söndürülmesine izin vermedikleri gibi ilgili hiçbir devlet kurumu da yangınlara müdahale etmemiştir. Yaşam alanlarımız, içinde barındırdığı binlerce canlı ve cansız varlıklarla birlikte yok olmaktadır. Geniş coğrafyaya yayılan orman yangınlarının Munzur Milli Parkı sınırlarına doğru ilerlemesj de ayrı bir endişe konusudur. Bilindiği gibi Milli Parklar yalnızca o bölgede yaşayan bazı endemik türleri olduğu için milli park olarak koruma altına alınmışlardır. Doğada yaşayan canlıların yayılışı sınırlandırılamayacağı için sınırların dışında kalan bölgede de endemik türler bulunabilmektedir. Bu nedenle hala devam eden orman yangınlarının bir an önce söndürülmesi ormanda yaşayan canlıların varlığının sürdürmesi için zorunludur.
Sevgili Dostlar: 1937 yılından beri tutulan kayıtlara göre günümüze kadar Türkiye'de 70 bini aşan yangın yaşandı. Doğal nedenlerle çıkan orman yangınları, yanan ormanların sadece yüzde 3'ünü oluşturuyor. Dersim'de bölge illerinde "terörle mücadele” adı altında uzun yıllardır binlerce hektar orman yok oldu. Akdeniz ve Ege kıyılarında yanan ormanların yerinde ortaya çıkan otellerin ise yangınların hangi ellerce gerçekleştiğini açıkça gösterirken devlet organları bu konuda sessizliğini koruyarak, yanan yakılan alanları sermayeye peşkeş çekerek suça ortak olduklarını göstermektedirler.
Bolgemizde Orman yangınları ilk değildir geçmişten günümüze kadar her çatışmanın ya da operasyonun ardından sürekli orman yangınları çıkarılarak sözde "Terörle Mücadele” ettiklerini belirten yetkililer, Dersimde bulunan Anadolu'nun bu önemeli orman kaynağının tükenmesine yol açacak her türlü davranışta bulunmaktadırlar.
Biz Dersimliler olarak orman yakmakla hiç bir sorunun çözülmeyeceğini bilmekteyiz. Doğanın; savaşın aracı haline getirilmesi de iç yakıcı bir durumdur. Buradan bir kez daha haykırıyoruz. "Doğa ile Savaşan İnsanla Barışamaz, İnsan İle savaşan doğa ile barışamaz"
Bir sözümüzde Tunceli Valisinedir "Medyaya yansıyan görüntülerin Dersime ait olmadığını ve yananın orman değil altındaki çalı çırpı olduğunu” demişti. Binlerce yıldır Dersimi yurt tutmuş biz Dersimliler kendi topraklarımızı iyi biliyoruz sizde iyi biliyorsunuz günlerdir ormanların yandığını görürken yoğun baskının sonucunda bunları söylediğinizi biliyoruz. Biz sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedik bize dert oldu. Ama Dersim Haklı da doğasına, yaşam alanlarına sahip çıkarak size boyun eğmeyecektir, bu da size dert olsun.
Elbette bir sözümüzde " Sözde çevrecilere” yakılan her meşe ağacının ahı ile maskeleri düşecek. Çünkü bölgemizdeki her orman yangınlarına karşı üç maymunu oynamaktadırlar.
Festivalimizin yasaklanması, doğayı koruma mücadelemiz de bizlerin daha çok mücadele etmemiz gerektiğini gösterirken, Dersim halkı ve Türkiye halkları yasakçı, rantçı anlayışa karşı mücadeleyi büyütecektir. Dersim'de orman kundaklamalarına, HES'lere, madenlere karşı devlet eliyle girişilen sermaye yağmasına Dersim halkı izin vermeyecektir.
Ormanlar bizim Yakan el devletin
Her şeye rağmen doğayı savunacağız.
Munzur Özgür Akacak
Munzur Koruma Kurulu (DEDEF)

Görüntünün olası içeriği: 14 kişi, kalabalık, ağaç ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, kalabalık
Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, gülümseyen insanlar, kalabalık, ağaç ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 8 kişi, sakal ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, sakal ve açık hava
  (ÖZGÜRLÜK)
 
 

KMO: DEPREMDE KİMYASALLARDAN KAYNAKLANABİLECEK SORUNLAR NASIL ÖNLENECEK?

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıyla deprem sonrası kimyasallardan kaynaklanan tehlikelere karşı yetkilileri bir kez daha uyardı. 

 

DEPREMDE KİMYASALLARDAN KAYNAKLANABİLECEK SORUNLAR NASIL ÖNLENECEK?

17 Ağustos 1999 Depremi yıldönümünde; Depremler sonrasında kimyasallardan kaynaklanacak tehlikelere karşı stratejik bir master planın bu zamana kadar hazırlanmamış olması düşündürücüdür. Sorun Deprem Değil, Denetimsizlik, Bilim ve Teknik Dışı Anlayıştır.

1999 yılındaki depremlerin üzerinden 19 yıl geçmiş olmasına rağmen Marmara Bölgesinde  meydana gelmesi beklenilen  Büyük İstanbul Depremi konusunda ciddi bir önlem almayan yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz.

1999 yılının 17 Ağustos ve 12 Kasım tarihlerinde ülkemizde son yıllardaki en büyük iki deprem arka arkaya yaşanmıştır. Bu depremlerin Türkiye`nin ekonomik olarak en gelişmiş bölgesinde meydana gelmesi, insan kaybının yüksek olması, depremin sanayi tesislerini vurması ve meydana gelme olasılığı çok yüksek olan yeni bir depremin yine Marmara bölgesinde beklenmesi gibi nedenler 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerini geçen bu zamana kadar unutturmamış aksine gizlenmeye çalışılan bu gerçeği her yıldönümünde tekrar  tartışmaya açmaktadır. 

Ülkemiz deprem riski açısından Dünyanın en riskli bölgelerinden biridir. Topraklarının % 92` si deprem bölgeleri içerisindedir. Nüfusumuzun % 95` i bu bölgelerde yaşamakta,  büyük sanayi merkezlerimizin % 98`i bu bölgelerde olup barajlarımızın % 92`si de deprem bölgelerinde bulunmaktadır. 

Son yıllarda meydana gelen depremler maddi ve manevi olarak ülkemize büyük bir yük getirmiştir. Bu durum sonuçta ülkeyi yöneten, denetleyen, inşa eden;  idari, teknik ve siyasi kimlik taşıyan her bireye ve kuruma önemli sorumluluklar yüklemektedir. 1999 depremlerinde resmi rakamlara göre yaklaşık 20 bin kişi ölmüş ve 16 milyar dolayında da maddi kayıp meydana gelmiştir. Olayın sosyolojik ve psikolojik sonuçlarının ise değerlendirilemeyecek büyüklükte olduğu düşünülecek olursa işin ciddiyeti biraz da olsa anlaşılabilir.

1999 depremleri sonuçlarıyla değerlendirildiğinde yüzde 92`si deprem kuşağı içerisinde yer alan ülkemizin depreme karşı hazırlıklı olmadığı anlaşılır. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında  "yapı denetimi" düzenlemeleri adı altında bazı girişimler yapılmışsa da yasa bilimsel gerekliliklerden ve ülke gerçeklerinden uzak olduğu için; çarpık, uygulanması zor ve kamusal denetim alanı ticarileşmiş bir durum yaratmıştır. Pratikte, yasa kapsamında mesleki denetim ve belgelendirme görevleri olan TMMOB bağlı odaları dışlayan ve meslek odalarının önerilerine kapılarını kapatan bir yaklaşım egemen kılınmıştır. Gelinen aşamada "Deprem Şurası", "Ulusal Deprem Konseyi" gibi kuruluşlar da lağvedilerek ortadan kaldırılmıştır. Ülkemizde 22 milyonu aşan yapı stokunun yüzde 70`i ruhsatsız, kaçak ve yüzde 40`ı oturulamaz ve depreme karşı mutlaka güçlendirilmesi gereken bir durumdadır. Birçok kez çıkartılan imar affı ve her tadil edilişinde biraz daha dejenere olan Yapı Denetimi Yasası ile  depreme karşı güçlü yapılar üretilemeyeceği ortadadır. Bu sistem içerisinde yer alan ve hiçbir şekilde denetlemediği, hatta görmediği yapı ve ona ait beton gibi kritik yapı malzemelerini kontrol etme işinin gerçekte çok düşük ücretler karşılığında  sadece evraklara imza atma düzeyine indirgendiği bu sözde denetimin  çok acı bir gerçeğidir.  

Deprem uzmanlarının 1999 depremlerinden buyana önemle vurguladığı ve Marmara Bölgesinde yakın bir zamanda meydana gelmesi beklenilen Büyük İstanbul Depremi olasılığı yaşadığımız bu sürecin can sıkıcı gerçeğidir. Uzmanların ve bilim adamlarının ısrarla bu gerçeği hatırlatmasına rağmen geçen 19 yıllık süreçte bu olası deprem için ne yazık ki ciddi bir önlem alınmamıştır. Marmara Denizi içerisindeki faylardan doğması ve en az 7 büyüklüğünde olması beklenilen bu depreme karşı başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi savunmasız bir bekleyiş içerisindedir. Tarihi kimliği, gelişmiş sanayi gerçeği ve demografisi düşünüldüğünde depremin meydana getireceği akis çok şiddetli olacaktır. Son 19 yılda alınan önlemler yapı stokunu sorgulamaktan, depremin yaratacağı etkileri azaltmaktan ve  geleceği kurgulamaktan uzaktır.

Keza aynı şekilde büyük ölçüde meslek alanımızı ilgilendiren "Deprem öncesinde ve depremler sonrasında kimyasallardan kaynaklanacak tehlikelere karşı stratejik bir master planın" olmayışı ve bu zamana kadar hazırlanmamış olma gerçeği de oldukça düşündürücüdür. Bu nedenle özellikle uzmanlarca yakın bir gelecekte olması beklenilen İstanbul depreminde gerek yapı sistemlerinde ve gerekse de kimyasallardan kaynaklanabilecek olumsuz durumları en aza indirgeyecek önlemler alınmalıdır. Bu anlamda ülkemizin bir deprem sorunundan öte bir  yapı güvenliği sorunu olduğu kabul edilerek;

- Adına yapı denetim sistemi denilen; gerçekte diplomaların ve belgelerin kiralanması üzerinden yürüyen, gerçekte mühendislik ve denetim hizmetlerinin düşük ücretler karşılığında sorumluluk altındaki işe müdahil olunmadan olunmuş gibi imzaların atıldığı, kağıt üzerinde işleyen bir sistemin acilen gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi gereklidir.

- Yapı Denetim Sisteminde çalışan mühendislerin yaptıkları  ve denetledikleri sorumlu oldukları işi gerçek anlamda denetleyeceği bir sistem kurulmalıdır. Kâğıt üzerinde kalan ve bir imza ile gerçekleşen gerçek anlamda denetimin sorunlu olduğu bu sistem yeniden sorgulanmalıdır.

- Büyük ölçüde meslektaşlarımızın istihdam edildiği Yapı Denetim Beton – Malzeme Laboratuarlarında denetim yapılarak birçok yerde  fiili anlamda işin başında bulunmadan kâğıt üzerinde gerçekleşen bu mühendislik  durumunun (!)  düzeltilmesi sağlanmalıdır.

- Yapı Denetim sisteminde çalışabilmek için gerekli belge ÇŞB ile birlikte ilgili Meslek Odalarının temsil edildiği bir komisyonun yapacağı bir kurs ve sınav neticesinde verilmesini sağlayacak yasal düzenlemeye gidilmelidir.

- Her sektörle ilgili olarak, mülki ve yerel idare ile ilgili diğer kurum ve meslek odası temsilcilerinden oluşan kentsel risk yönetimi kurulları teşkil edilmelidir.

- Her kent ya da bölge için risk yönetimi planları hazırlanmalıdır.

- Sanayi tesisleri inşa edilirken ve ruhsatlandırılırken bu tesisler deprem ve yangın güvenlikleri açısından kontrol edilmelidir.

- İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte tanımlanan ‘İlgili Meslek Odalarının Temsilcisi` sorumluluğu gereğince yerel yönetimlerce kurulan ruhsatlandırma komisyonlarına her sektör için ilgili mühendis odası ve temsilcileri dahil edilmelidir.

- Çeşitli yönetmeliklerle belirlenen kimyasal ve büyük endüstriyel kazaların önlenmesi, yönetilmesi, denetlenmesi gibi konularda sorumluluk sadece ilgili mühendislik disiplinlerine verilmelidir. Bir haftayı aşmayan kurslarla, uzmanlık gerektiren meslek alanlarının herkese açılmasından vazgeçilmelidir.

- Olası depremlerde meydana gelebilecek kaza senaryoları modellemesi yapılarak önceden sorumlular ve sorumluluklar konusunda görev dağılımı yapılmalı ve önlemler alınmalıdır

- Depremin beklendiği bölgelerde kimyasal maddelerin envanteri çıkarılarak olası bir depremde bu kimyasalların ve bunlardan kaynaklanabilecek sorunların nasıl bertaraf edileceği belirlenmelidir.

Saygılarımızla kamuoyuna duyurulur.

 

TMMOB
Kimya Mühendisleri Odası
46. Dönem Yönetim Kurulu  

 (ÖZGÜRLÜK)

Artvin'de, 'Cerattepe' etkinliklerine valilikten izin yok

Artvin'de madencilik faaliyetlerine karşı mücadele yürüten Yeşil Artvin Derneği üyelerinin 'Cerattepe için Artvin buluşması' adıyla 25 Ağustos'ta düzenlemek istediği piknik ve konser etkinliğine valilik tarafından izin verilmedi.

Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Türkiye'nin dört bir yanındaki Artvin dernek ve vakıfları ile Yeşil Artvin Derneği tarafından 25 Ağustos günü için organize edilen 'Cerattepe için Artvin buluşması' etkinliğine izin almak üzere valiliğe başvurduklarını söyledi. Kafkasör Yaylası'nda piknik ve Çoruh Park'ta konserler olarak planladıkları etkinliklere izin verilmediğini kaydeden Karahan, "Etkinliklerimize, olağanüstü halin (OHAL) kalkmış olmasının da memnuniyeti ile bu kez izin verileceği duygusu hakimdi. Öyle ya 25 yıldır tamamen hukuk içinde ve izin alınarak yapılmış olan tüm etkinliklerimize son yıllarda OHAL bahanesiyle izin verilmiyordu. İzin taleplerimizin artık kabul edileceği ve bu kez bir kişi değil, tüm halkın söylediklerine bir kez olsun kulak verileceğini düşündük doğal olarak. Yanılmışız. 3 hafta önce yaptığımız izin başvurusu için ayrıca iki kez de valiliğe gidilmesine rağmen ancak dün cevap alabildik. Bize, etkinliğin bayram tatiline denk geldiği, çok sayıda turist olduğu, yoğunluğun bayramlarda arttığı ve vatandaşların mağduriyetlerinin olmaması gibi filanca sayılı kanunlarla inanılmaz gerekçelerle etkinliğimizin uygun görülmediği derneğimize bildirildi" diye konuştu. 

"Artvin,vatan haini muamelesi görmekten bıktı"

Valiliğe yönelik eleştirilerde bulunan Karahan, "Biz sadece konuşacak; etrafa asit maden suyu, cıva ve ağır metal, milyonlarca ton hafriyat atmayacak, suları zehirlemeyecek, ormanları kesmeyecektik. Sahi bunlar olurken sayın valiliğimiz bir şeyler yapıyor mu? Mesela derelerin suyunu bir kez tahlil ettirdiler mi? Ormanlara dökülen hafriyatlara ilgili falan ve filan sayılı yasa ve yönetmeliklere göre gereğini yaptılar mı? Bir valinin görevi, toplumuna kulak vermektir, bir kez olsun dinlemektir söylenenleri. Artvin halkı bir vatan haini muamelesi görmekten bıkmıştır ve ziyadesiyle incinmiştir. Bu muameleyi hak edecek hiçbir şey yapmamıştır" dedi. 

"Vatanseverlik; ülkeyi sevmektir"

Dernek başkanı Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Yeşil Artvin Derneği, iptal edilen etkinliklerin yerine Kafkasör mesire yerinde valiliğin de söylediği gibi tüm Artvinlileri ve Artvin’in misafirlerini piknik yapmaya davet etmektedir. Lütfederlerse sayın vali de bayramlaşmak için pikniğimize katılabilirler. Bunun için bir izin talebine gerek bulunmamaktadır. Biz iyi biliyoruz ki vatanseverlik; ülkeyi sevmektir. Artvin halkı defalarca kanıtlamıştır vatanseverliğini." 

NE OLMUŞTU?

Artvin'in Kafkasör Yaylası Cerattepe mevkisinde madencilik faaliyetlerine karşı 23 yıldır mücadele yürüten Yeşil Artvin Derneği üyeleri, 16 Şubat 2016 tarihinde iş makinelerinin Cerattepe bölgesine çıkarılmak istenmesine tepki göstermişti. Artvinliler, araçlarıyla yola kurdukları barikatlar ile iş makinelerinin bölgeye çıkarılmasına izin vermedi. 2 gün boyunca polis ve jandarmanın biber gazı, cop ve plastik mermi ile yaptığı müdahalelerin ardından iş makineleri, Cerattepe bölgesine çıkarıldı. Olayların büyümesi üzerine Artvinli heyet ile Ankara'da görüşen dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, hukuki süreç sona erene kadar Cerattepe’de çalışma yapılmaması yönünde talimat vermişti. Türkiye'nin en büyük çevre davasında, şirket lehine karar çıkınca bölgede geçen yıl madencilik faaliyetlerine başlanmıştı. 

      (ÖZGÜRLÜK)
 

IMF planı yok

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yabancı yatırımcılarla telekonferans yoluyla gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye'nin son dönemde yaşanan piyasa dalgalanmasından daha güçlü çıkacağını söyledi.

Ülke içi zorlukların farkında olduklarını ve şu an piyasa düzensizliğiyle uğraştıklarını belirten Albayrak, buna karşın Türkiye'de sağlıklı ve güçlü bir bankacılık sistemi olduğunu ifade etti.

IMF planı yok

Türkiye'nin Uluslararası Para Fonu'na (IMF) başvurma gibi bir planı olmadığını açıklayan Albayrak, doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekmeye odaklanılacağını söyledi.

Mali disiplinden taviz verilmeyeceğini belirten Albayrak, enflasyonun düşürülmesinin ana öncelik olduğunu bildirdi.

Dünyada pek çok ülkenin ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Albayrak, buna yanıt olarak koordineli adımlar atılması gerektiğini, Türkiye'nin bu aşamada Almanya, Rusya ve Çin gibi ülkelerle birlikte hareket edeceğini söyledi.

Dört bine yakın yatırımcı katıldı

Türk Lirası'nın Dolar ve Euro karşısında büyük oranda değer kaybetmesinin ardından Albayrak'ın yatırımcılara mesajlarını doğrudan iletebilmesi için planlanan görüşmeye 4 bine yakın yatırımcının kayıt yaptırdığı bildirilmişti. Yatırımcıların büyük bölümünün ABD, Avrupa ve Ortadoğu'dan olduğu belirtilmişti.

Bakan Albayrak geçen hafta İstanbul'da Türkiye'nin önde gelen iş insanlarının katıldığı toplantıda hükümetin ekonomi planını anlatmıştı. Albayrak toplantıda Merkez Bankası'nın bağımsız olacağı, sıkı bütçe disiplini, yapısal reformlar ile "istikrarlı ve sağlıklı büyüme" sözü vermişti. Ancak planın detayları ve nasıl uygulamaya konulacağı konusunda bir açıklama yapmaması piyasaları tatmin etmemişti.

 (ÖZGÜRLÜK)

Unterkategorien

TMMOB İZMİR İKK'DAN MEŞALELİ YÜRÜYÜŞ

TMMOB İZMİR İKK'DAN MEŞALELİ YÜRÜYÜŞ

17.08.2018   TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Konak Belediyesi, Konak Kent Konseyi ve Karşıyaka Kent Konseyi 16 Ağustos 2018'i 17'sine bağlayan akşam Marmara Depreminin yıldönümü dolayısıyla Kıbrıs Şehitleri Caddesi'ndeki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünden Alsancak İskelesi'ne meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi.   TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Melih Yalçın'ın Alsancak İskelesi'nde yaptığı ortak açıklama şöyle: 17 Ağustos Marmara Depreminin ardından 19 yıl geçti. Bizler bu süre içerisinde  deprem gerçeğini unutmadık, unutturmayacağız. 17 Ağustos 1999 Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremleriyle ortaya çıkan her acının yükünü kalbimizde taşıyoruz. Başta merkezi ve yerel düzeyde ülkemizi yönetenler olmak üzere; her kurum, kuruluşun  bu günlerde bu konu hakkında bir kez daha düşünmesini istiyoruz. Deprem gerçeğiyle yüzleşmek, depremlere hazırlıklı olmak ve olası depremleri en az kayıpla atlatmak için önerilerimizi aşağıda sıralıyoruz... Read more

Geleneksel orman yangınlarına son!

Geleneksel orman yangınlarına son!

Geçtiğimiz gunlerde İsveç'te onbinlerce hektar ormanlık alanda ağaçlar ve onbinlerce canlı yanarak can vermişti.En son Yunanistan'da 81 insanın ve binlerce canlının yaşamını yitirdiği yangın tüm insanlığın ciğerlerini de yaktı. Son bir haftadır ülkemizin birçok noktasında belli aralıklarla orman yangınları yaşanmaktadır.İlimiz Dersim'de son bir haftadır, Ovacık, Çemişgezek ve Hozat arasında bulunan Bozan Yaylası, Zoğar, Derekoy, Kozulca, Koçkozulca, Zengi, Değirmendere, Dündül deresi ve Geyiksuyu bölgelerinde askeri operasyonlardan sonra başlayan orman yangınları, rüzgârın da etkisiyle binlerce hektarlık alana yayılarak devam etmektedir. Dersim Halkının tüm çabaları ve isteklerine rağmen " yasaklı bölge” denilerek kolluk kuwetleri tarafından yangınların halk tarafından söndürülmesine izin vermedikleri gibi ilgili hiçbir devlet kurumu da yangınlara müdahale etmemiştir. Yaşam alanlarımız, içinde barındırdığı binlerce canlı ve cansız varlıklarla birlikte yok olmaktadır. Geniş coğraf... Read more

Artvin'de, 'Cerattepe' etkinliklerine valilikten izin yok

Artvin'de, 'Cerattepe' etkinliklerine valilikten izin yok

Artvin'de madencilik faaliyetlerine karşı mücadele yürüten Yeşil Artvin Derneği üyelerinin 'Cerattepe için Artvin buluşması' adıyla 25 Ağustos'ta düzenlemek istediği piknik ve konser etkinliğine valilik tarafından izin verilmedi. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Türkiye'nin dört bir yanındaki Artvin dernek ve vakıfları ile Yeşil Artvin Derneği tarafından 25 Ağustos günü için organize edilen 'Cerattepe için Artvin buluşması' etkinliğine izin almak üzere valiliğe başvurduklarını söyledi. Kafkasör Yaylası'nda piknik ve Çoruh Park'ta konserler olarak planladıkları etkinliklere izin verilmediğini kaydeden Karahan, "Etkinliklerimize, olağanüstü halin (OHAL) kalkmış olmasının da memnuniyeti ile bu kez izin verileceği duygusu hakimdi. Öyle ya 25 yıldır tamamen hukuk içinde ve izin alınarak yapılmış olan tüm etkinliklerimize son yıllarda OHAL bahanesiyle izin verilmiyordu. İzin taleplerimizin artık kabul edileceği ve bu kez bir kişi değil, tüm halkın söylediklerine bir kez ol... Read more

KMO: DEPREMDE KİMYASALLARDAN KAYNAKLANABİLECEK SORUNLAR NASI…

KMO: DEPREMDE KİMYASALLARDAN KAYNAKLANABİLECEK SORUNLAR NASIL ÖNLENECEK?

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıyla deprem sonrası kimyasallardan kaynaklanan tehlikelere karşı yetkilileri bir kez daha uyardı.    DEPREMDE KİMYASALLARDAN KAYNAKLANABİLECEK SORUNLAR NASIL ÖNLENECEK? 17 Ağustos 1999 Depremi yıldönümünde; Depremler sonrasında kimyasallardan kaynaklanacak tehlikelere karşı stratejik bir master planın bu zamana kadar hazırlanmamış olması düşündürücüdür. Sorun Deprem Değil, Denetimsizlik, Bilim ve Teknik Dışı Anlayıştır. 1999 yılındaki depremlerin üzerinden 19 yıl geçmiş olmasına rağmen Marmara Bölgesinde  meydana gelmesi beklenilen  Büyük İstanbul Depremi konusunda ciddi bir önlem almayan yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz. 1999 yılının 17 Ağustos ve 12 Kasım tarihlerinde ülkemizde son yıllardaki en büyük iki deprem arka arkaya yaşanmıştır. Bu depremlerin Türkiye`nin ekonomik olarak en gelişmiş bölgesinde meydana gelmesi, insan kaybının yüksek... Read more

IMF planı yok

IMF planı yok

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yabancı yatırımcılarla telekonferans yoluyla gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye'nin son dönemde yaşanan piyasa dalgalanmasından daha güçlü çıkacağını söyledi. Ülke içi zorlukların farkında olduklarını ve şu an piyasa düzensizliğiyle uğraştıklarını belirten Albayrak, buna karşın Türkiye'de sağlıklı ve güçlü bir bankacılık sistemi olduğunu ifade etti. IMF planı yok Türkiye'nin Uluslararası Para Fonu'na (IMF) başvurma gibi bir planı olmadığını açıklayan Albayrak, doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekmeye odaklanılacağını söyledi. Mali disiplinden taviz verilmeyeceğini belirten Albayrak, enflasyonun düşürülmesinin ana öncelik olduğunu bildirdi. Dünyada pek çok ülkenin ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Albayrak, buna yanıt olarak koordineli adımlar atılması gerektiğini, Türkiye'nin bu aşamada Almanya, Rusya ve Çin gibi ülkelerle birlikte hareket edeceğini söyledi. Dört bine yakın yatırımcı katıldı Türk Lirası'nın Dolar ve E... Read more

17 AĞUSTOS'U DA UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!

17 AĞUSTOS'U DA UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!

16.08.2018   TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz 17 Ağustos Marmara Depreminin 19. yılı dolayısıyla bir basın açıklşaması yaptı.   UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ! Bundan 19 yıl önce, ülkemiz 1939 büyük Erzincan depreminden sonra 20. Yüzyıldaki en büyük ikinci felaketi yaşamıştı. 1999 yılının 17 Ağustos günü Kocaeli - Gölcük merkezli meydana gelen Marmara Depremi ve ardından 12 Kasım’da yaşanan Düzce Depremi büyük bir yıkıma neden olmuştu. 20 binden fazla vatandaşımız bu depremlerde yaşamını yitirmiş, 50 bine yakın vatandaşımız yaralanmış, yüzbinlerce konut hasar görmüş, bölgenin altyapısı tamamen çökmüş, toplam ekonomik kayıp ise 50 milyar doları aşmıştı. O günden sonra hep birlikte haykırmıştık; “Unutmayacağız, unutturmayacağız!” 17 Ağustos 1999 Marmara depreminden bugüne geçen 19 yılda, üzülerek görüyoruz ki; meydana gelen depremler ve diğer doğal afetler sonucunda yaşanan can kayıpları, sosyal ve ekonomik travmalar siyasal ... Read more

Sezai Temelli: Demirtaş'ın yöntemi yanlış

Sezai Temelli: Demirtaş'ın yöntemi yanlış

HDP’nin önceki dönem Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın partisine yönelik eleştirilerine Eş Genel Başkan Sezai Temelli’den yanıt geldi. Temelli söz konusu eleştirilere yönelik, “Eğer Selahattin Demirtaş bir eleştiri yapıyorsa bunun kıymetlidir, fakat yöntem yanlış. Bu tarz yazılar kurullarımızda değerlendirilir, eğer ortakça kamuoyuna açıklanması gerektiği düşünülürse o zaman açıklanır. Özeleştiri vermeyi düşünmüyoruz” yanıtını verdi. Edirne F Tipi Cezaevi’nde 4 Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın 10 Ağustos’ta ANF’de yayınlanan makalesinde “HDP tatil havasından çıkıp sahaya inmeli” dedi. Makalesinde “Halka öncülük etmesi beklenen kesimler daha cesur ve kararlı bir duruş sergilemeli” diyen Demirtaş, “Kendine karşı korumacı yaklaşımlarla, faşizm ile örtülü uzlaşma arayışıyla halka öncülük yapılamaz” ifadesini kullandı. Dün akşam katıldığı bir televizyon programında Demirtaş’ın eleştirilerine yönelik açıklamada bulunan Temelli, Demirtaş’ın part... Read more

İŞSİZLİKTE KRİZİN AYAK SESLERİ

İŞSİZLİKTE KRİZİN AYAK SESLERİ

MEVSİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞİŞSİZLİK ARTTI, İSTİHDAM DÜŞTÜ İŞKUR’a GÖRE İŞSİZLİK ARTIYOR GERÇEK İŞSİZ SAYISI 5,7 MİLYON GERÇEK İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 16,6 MEVSİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ İŞSİZLİK YÜKSELDİ HEM TÜİK HEM İŞKUR VERİLERİNE GÖRE İŞSİZLİK ARTIYOR İŞKUR’UN İŞ BULMA KAPASİTESİ DÜŞÜYOR KAYITLI İŞSİZ SAYISI 130 BİN ARTTI GENÇ NÜFUSTA İŞSİZLİK YÜZDE 18,4 GENÇ KADIN İŞSİZLİĞİ YÜZDE 23,2 Özet Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in 15 Ağustos 2018 günü açıkladığı Mayıs 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri ile İŞKUR tarafından açıklanan Temmuz 2018 dönemi verilerini değerlendirdi. DİSK-AR’ın işsizlik ve istihdama ilişkin değerlendirmeleri aşağıda yer almaktadır. Dar tanımlı standart işsizlik yüzde 9,7 olarak gerçekleşti. Bu oran bir önceki yılın aynı dönemine göre düşmüş olmasına rağmen bir önceki aya göre arttı. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik ise bir ... Read more

Taner Kılıç hakkında tahliye kararı

Taner Kılıç hakkında tahliye kararı

İnsan hakları savunucularının yargılandığı "Büyükada davasının" tek tutuklu sanığı Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç hakkında tahliye kararı verildi. "Terör örgütüne üye olma" suçundan yargılanan Kılıç yaklaşık 15 aydır cezaevindeydi. Daha önce, 31 Ocak'ta hakkında tahliye kararı verilen Kılıç, savcının itirazı üzerine cezaevinden çıkmadan yeniden tutuklanmıştı. Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Kumi Naidoo, mahkemenin Kılıç hakkında verdiği kararla ilgili "Bu habere çok sevindik. Bu noktaya gelmemiz bir yıldan fazla bir mücadele gerektirdi, ancak görünüşe göre Taner sonunda serbest bırakılıyor" diye konuştu. Amerikan St. Lawrence Üniversitesi öğretim üyelerinden Türkiye uzmanı Howard Eissenstat, Yunan askerlerinin ardından Taner Kılıç'ın da serbest bırakılmasının Türkiye'nin ABD ile kriz yaşadığı bir dönemde Avrupa ile yakınlaşma çabasının bir parçası olduğunu savundu. Dosyası birleştirilmişti İnsan hakları gönüllüsü sekiz sanık İstanbul Büy... Read more

Tutuklu Yunan Askerleri Serbest Bırakıldı

Tutuklu Yunan Askerleri Serbest Bırakıldı

Edirne 2'inci Sulh Ceza Hakimliği, 1 Mart’ta Edirne Pazarkule Sınır Kapısı'nda yakalanarak tutuklanan Yunan ordusu mensubu Teğmen Angelos Mitretodis ile Astsubay Çavuş Dimitris Kouklazis hakkındaki kararını açıkladı. Duruşmada, iki Yunan askerinin tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Edirne'deki Pazarkule Sınır Kapısı'nın karşısındaki Yunanistan'ın Kastanies sınır karakolunda görev yapan Teğmen Angelos Mitretodis ile Astsubay Çavuş Dimitris Kouklazis, 1 Mart'ta birinci derece askeri yasak bölgeden 253 metre Türk tarafına geçmişti. Sınır askerlerince gözaltına alınan Mitretodis ve Kouklazis, "askeri casusluğa teşebbüs” ve "askeri yasak bölgeye girmek” suçlarından tutuklanmıştı. Askerler savcılık ve mahkemedeki ifadelerinde casusluk suçlamasını reddetmiş ve Meriç Nehri yakınlarında kötü hava koşulları nedeniyle yollarını kaybederek sınırı yanlışlıkla geçtiklerini savunmuştu. Tsipras’tan açıklama İki Yunan askerinin Türkiye’de tutuklanması, Ankara ile Atina arasında ge... Read more

Cenova’da otoban köprüsü çöktü

Cenova’da otoban köprüsü çöktü

İtalya'nın kuzeyindeki liman kenti Cenova'da yerel saatle 11.30 civarında bir otoban köprüsü çöktü. Yaşanan olayla ilgili bilgi veren İtalya İçişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Maalesef yaklaşık 30 ölü var. Çok sayıda yaralının durumu da ciddi" dedi. Cenova Belediye Başkanı Marco Bucci ise can kaybının 25'ten fazla olduğunu, 11 kişinin de enkaz altından çıkarıldığını söyledi. Bucci, "Hâlen enkaz altında insanlar olduğunu tahmin ediyoruz" diye ekledi. Devlet televizyonu RAI'ye konuşan itfaiye yetkilisi Amalia Tedeschi, çöken köprü nedeniyle 20 aracın zarar gördüğünü söyledi. Sky Italia televizyonuna konuşan bir görgü tanığı, olay sırasında köprüde sekiz ya da dokuz araç gördüğünü ifade etmişti. Yüksekliği yaklaşık 50 metre, uzunluğu ise 1,2 kilometre olan Morandi Köprüsü'nün altında nehir, tren yolu ve bazı yerleşim yerleri bulunuyor. İtalyan medyası, köprünün yaklaşık 200 metrelik bölümünün çöktüğünü bildirdi. Temel güçlendirme ... Read more

KRİZİN SORUMLUSU AKP’NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARIDIR!

KRİZİN SORUMLUSU AKP’NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARIDIR!

14.08.2018   İçinden geçtiğimiz ekonomik kriz ve acil olarak alınması gereken önlemlere ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 14 Ağustos 2018 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.   KRİZİN SORUMLUSU AKP’NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARIDIR! Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşıyoruz. Yaşadığımız büyük krizi basitçe kur artışı olarak adlandırmak ve sebebini de dış güçlere bağlamak doğru değildir. Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıya bulunuyoruz. Bu krizin asıl nedeni 1980’li yıllardan itibaren küresel sermaye güçlerinin güdümünde kesintisiz bir şekilde uygulanan özelleştirmeye, piyasalaştırmaya, kuralsızlaştırmaya dayalı neoliberal politikalardır. 16 yıldır bu politikaları ısrarla uygulayan AKP iktidarı ise yaşanan krizin baş sorumlusudur. Pervasızca yapılan özelleştirmelerle üretk... Read more

Tanju Er sonsuzluğa uğurlandı.

Tanju Er sonsuzluğa uğurlandı.

Tanju Er sonsuzluğa uğurlandı.5 Ağustos Pazar gecesi Dersim’de çatışmada öldürülen 6 Tikko'cudan biri olan Tanju Er İstanbul Sarıgazi’de sonsuzluğa uğurlandı.Malatya Adli Kurumu’ndan alınarak sabah saatlerinde Sarıgazi Cem Evi’ne getirilen Samet’i, ailesi, yoldaşları ve dostları slogan ve zılgıtlarla karşıladı. Cemevi’nden mezarlığa götürülmek istenilen cenaze yürüyüşüne polis saldırdı. Kitle ile cenaze aracı arasına zırhlı araçla giren polis cenazeyi kaçırmak istedi. Cenaze aracından ayrılmayan kitleyle polis arasında arbede yaşandı. Cenaze aracının peşinden koşarak bırakmayan kitle cenaze aracının ardından mezarlığa ulaştı.Mezarlığa ulaşıldığında cenaze aracından zılgıtlarla alınan Samet’i kitle sloganlarla defnedileceği mezara getirdi. Cenazeye ESP, HC, Halkevleri, SMF katılarak destek verdi.Zalimlerin zulmü sürdüğü müddetçe bu mücadele devam edeceğinin vurgulandığı konuşmaların ardından kitlenin toplu şekilde cemevine geçmesiyle cenaze töreni sona erdi. ... Read more

Almanya Başbakanı Merkel, ekonomik olarak istikrarsız bir Tü…

Almanya Başbakanı Merkel, ekonomik olarak istikrarsız bir Türkiye'nin kimsenin çıkarına olmadığını söyledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin ekonomik olarak istikrarsızlaşmasının kimsenin çıkarına olmadığını söyledi. Merkel, Berlin'de Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi Başkanı Denis Zvizdic ile yaptığı görüşmeden sonra düzenlenen basın toplantısında Türk ekonomisindeki son gelişmelere dair bir soruya yanıt verdi. Almanya'nın ekonomik olarak müreffeh bir Türkiye görmek istediğini belirten Merkel, "Ancak Merkez Bankası'nın bağımsızlığını sağlayan tedbirler alınmalıdır. Bu konuları yakında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme fırsatımız olacak. Avrupa Birliği'nin çevresinde ekonomik istikrarın olması yararımızadır ve herkesin buna katkı yapması gerekir" diye konuştu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28-29 Eylül tarihlerinde Almanya'ya bir devlet ziyareti gerçekleştirmesi planlanıyor. Merkel'den önce Almanya Hükümet Sözcüsü Steffan Seibert de Türkiye'deki ekonomik gelişmelere dair bir açıklama yapmış, "Pek tabii ki istikrarlı bir Türkiye ekonomisi Almanya'nın da çıkarınadır... Read more

İŞÇİ SINIFI BORÇLU DEĞİL ALACAKLIDIR! KRİZİ YÜZDE 1 YARATTI…

İŞÇİ SINIFI BORÇLU DEĞİL ALACAKLIDIR!  KRİZİ YÜZDE 1 YARATTI,  BEDELİNİ YÜZDE 99 ÖDEMEYECEK!

ŞÇİ SINIFI BORÇLU DEĞİL ALACAKLIDIR! KRİZİ YÜZDE 1 YARATTI, BEDELİNİ YÜZDE 99 ÖDEMEYECEK! DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun ekonomideki son gelişmelere dair değerlendirmesi Türkiye ekonomisi, tehlikeli bir “döviz krizi” ve “borç krizi” ile karşı karşıyadır. Ancak döviz ve borç krizi olarak başlayan kriz kısa sürede ekonominin diğer alanlarına enflasyon, durgunluk, işsizlik ve yoksulluk olarak yansıyacaktır.  Büyük oranda dövizle borçlanmış şirketlerin iflas haberleri bir süredir gelmeye başlamıştı. Sene başından itibaren ciddi oranda değersizleşen Türk Lirasının son dönemde çok daha hızlı bir biçimde değer yitirmesi, bu borç krizinin yayılmasını hızlandırmakta ve etkisini şiddetlendirmektedir. Şirketlerin borçlarını ödeyememesi bankacılık sistemini de tehdit etmektedir. Krizin ekonominin diğer alanlarında da bir domino etkisi yaratması tehlikesi her geçen gün büyüyor. Bu krizi, sadece “dolar krizi” ve bununla bağlantılı olarak “rahip krizi” olarak tanıml... Read more

Romanya’da gösteriler sürüyor

Romanya’da gösteriler sürüyor

Romanya'da başta Bükreş olmak üzere ülkenin çeşitli kentlerinde düzenlenen hükümet karşıtı gösteriler ikinci gününde de devam etti. Ülkedeki yolsuzluklara karşı Cuma günü düzenlenen ve polis müdahalesi sonucunda yüzlerce göstericinin yaralandığı eylemlerden sonra binlerce kişi Cumartesi gecesi de sokaklardaydı. Başkent Bükreş'te 40 bin kadar gösterici hükümet binalarının önünde toplanarak yolsuzlukla suçladıkları Sosyal Demokrat Parti (PSD) hükümetini istifaya çağırdı. Avrupa'nın diğer ülkelerinde yaşayan ancak PSD hükümetine tepkilerini göstermek için eylemlere katılan çok sayıda Rumen'in de aralarında bulunduğu protestocular, gösterilerde Romanya ve Avrupa Birliği (AB) bayrağı sallayıp vuvuzela çaldı. Başkent dışında Romanya’nın Kaloşvar, Sibin, Braşov ve Temeşvar kentlerinde de binlerce insan Cuma gününün ardından Cumartesi günü de protesto gösterileri düzenledi. Bükreş’te Cuma günü yapılan yolsuzluk karşıtı protestolarda polisin biber gazı ve tazyikli su ile müdahalesi sonrası ... Read more

698 haftadır, her Cumartesi, eylem sonunda kayıp fotoğrafını…

698 haftadır, her Cumartesi, eylem sonunda kayıp fotoğrafının üzerine atılan kırmızı karanfiller "Unutmayacağız Affetmeyeceğiz Uzlaşmayacağız" sloganını güvercinlerin kanadına yükleyip sessizce gökyüzüne yükseltir...

İbrahim Kartay için adalet istiyoruz! 698 kez Galatasaray'dayız.698 haftadır Galatasaray'dan devletin tüm ilgili kişi ve kurumlarına soruyoruz:Guvenlik guçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan insanlarımıza ne oldu? Onların akıbetleriyle ilgili olarak açıklama yapma görevinizi neden yerine getirmiyorsunuz?Gozaltında kaybedilen insanlarımızın akıbetini açığa çıkartacak etkili ve bağımsız soruşturma yapma görevini neden yerine getirmiyorsunuz? AİHM'de mahkumiyetle sonuçlanan davalarda bile iç hukukta neden sonuç alamıyoruz?Bu sorularımız 698 haftadır karşılıksız bırakılıyor. Çünkü devleti yönetenler Turkiye'nin bir hukuk devleti olmasını istemiyor.' haftamızda bütün bu sorularımızın cevapsız bırakıldığı İbrahim Kartay dosyasıyla kamuoyu önündeyiz.15 Ağustos 1994 günü askerler Diyarbakır Hani İlçesi'nin koylerine operasyon düzenledi. Sabah erken saatlerde etrafı sarılan köylerden biri de Hani'ye 19 km mesafede olan Gomeç Koyüydü. Göme... Read more

Batman’da kayıp yakınları yasağı dinlemeyecek!

Batman’da kayıp yakınları yasağı dinlemeyecek!

OHAL’den sonra da kayıp yakınlarının eylemine izin vermeyen Batman Valiliğinin kararına tepki gösteren İHD’li Fahrettin Asutay, bayramdan sonra her hafta Gülistan Caddesi’nde kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerini söyledi.    Batman’da kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak amacıyla kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin yıllardır her hafta Cumartesi günü Gülistan Caddesi’nde düzenlediği oturma eylemine, 29 Ekim 2016 tarihinden bu yana OHAL gerekçe gösterilerek izin verilmiyor. İHD Batman Şubesi, OHAL'in kaldırılmasının ardından eylemlerini yeniden Gülistan Caddesi’nde yapmak amacıyla Batman Valiliği’ne bildirimde bulundu. Valilik, İHD’nin bildirimine olumsuz yanıt verdi.    Valiliğin İHD’ye verdiği yanıt şöyle: "Her Cumartesi saat 12.00’da yapılması planlanan etkinlik ile ilgili olarak, vatandaşların toplu olarak bir arada olması terör örgütlerine eylemsellik açısından kolay hedef haline gelmesine neden olabileceği, Gülistan Caddesi'nin ha... Read more

Romanya'da hükümet karşıtı protestolarda yüzlerce yaralı

Romanya'da hükümet karşıtı protestolarda yüzlerce yaralı

Romanya'da başkent Bükreş başta olmak üzere birçok kentte düzenlenen hükümet karşıtı protestolara polisin müdahalesi sonrası 400'den fazla insan yaralandı. Genel olarak barışçıl bir havanın hâkim olduğu gösterilere Rumen yetkililerin ifadesiyle bazı noktalarda şiddetin karışmasıyla birlikte başlayan olaylarda taraflar birbirlerini suçladı. Tazyikli su ve göz yaşartıcı bomba ile yapılan müdahaleler sırasında en az 24 polis memuru da yaralanırken, hükümet binalarının bulunduğu bölgede birçok kişi gözaltına alındı. Resmi polis kayıtlarına göre Sosyal Demokrat Parti (PSD) hükümetini yolsuzlukla eleştiren yaklaşık 20 bin protestocu Bükreş'te gösteri yaptı. Başkent dışında Kaloşvar, Sibin, Braşov ve Temeşvar kentlerinde de protesto gösterileri düzenlendi. Cumhurbaşkanı'ndan tepki Ağırlıklı olarak yurtdışında yaşayan Rumenler tarafından organize edilen gösterilere müdahaleyi sert bulduğunu açıklayan Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Lohannis, "Çevik kuvvetin meydandaki insanların çoğuna karş... Read more

AKP'den erken yerel seçim açıklaması

AKP'den erken yerel seçim açıklaması

AKP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun erken yerel seçim iddialarına yönelik olarak açıklamada bulundu. Sorgun, "Her gittiğim yerde bana soruluyor, 'yerel seçimler erkene alınacak mı?' diye hayır alınmayacak. İnşallah 31 Mart 2019 mahalli seçimlerinin de hazırlıklarını gözden geçireceğiz, hazırlıklarına başlayacağız, onun üzerine değerlendirmelerde bulanacağız” dedi. AKP 81 il başkanı ve İl Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) başkanı ile yardımcıları Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde seçim kampına girdi. Sorgun, 24 Haziran Seçimleri Değerlendirme ve 2019 Yerel Seçimlerine Hazırlık Toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, toplantıda yaklaşık 1.5 ay önce yapılan 24 Haziran seçimlerini değerlendireceklerini belirterek, "Haziran seçimlerini herkes değerlendirdi ama burada 81 ilimizin seçim işleri başkanları var. 81 ilimizin SKM başkanları var. Olayın sıcaklığı geçti. Daha gerçekçi daha reel ve daha içeriden bir değerlendirme şansını elde etmiş olacağız. Bunun... Read more

IMF: Türkiye'den herhangi bir işaret almadık

IMF: Türkiye'den herhangi bir işaret almadık

Uluslararası Para Fonu (IMF), Türk Lirası'nın Dolar ve Euro karşısında tarihinin en düşük seviyelerine indiği şu günlerde Türkiye'nin bu kurumdan herhangi bir finansal destek isteyip istemediğine dair soruya yanıt verdi. IMF sözcüsü Randa Elnagar, Reuters haber ajansına e-posta aracılığıyla verdiği cevapta, "Türk makamlarından, finansal destek için talepte bulunmayı düşündüklerine dair herhangi bir işaret almadık" dedi. Elnagar ayrıca IMF'nin, Türk Lirası'nın değerindeki hızlı düşüş konusunda yorum yapmayacağını belirtti. Elnagar, "IMF günlük döviz hareketleri konusunda yorum yapmaz" ifadesini kullandı. Türkiye ekonomisindeki kötü gidişatı yorumlayan birçok yerli ve yabancı ekonomist, Türk hükümetinin kredi desteği için IMF'ye başvurmak zorunda kalabileceğini savunmuştu. Türk Lirası Cuma günü içinde Dolar karşısında yüzde 18 değer kaybetmişti. Bu, Türkiye'de 2001 yılındaki finansal krizden bu yana bir gün içinde yaşanan en büyük değer kaybı olmuştu.      (ÖZGÜRLÜK) Read more

İMO: SEL SADECE ORDU`YU DEĞİL,TÜM KENTLERİMİZİ VURUYOR!

İMO: SEL SADECE ORDU`YU DEĞİL,TÜM KENTLERİMİZİ VURUYOR!

10.08.2018   TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası son günlerde yaşanan sel ve su taşkınları nedeniyle 9 Ağustos 2018 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.   SEL SADECE ORDU`YU DEĞİL,TÜM KENTLERİMİZİ VURUYOR! Ordu`yu sel aldı! Birkaç gün önce de Rize`yi sel almıştı! Bunların yanına Samsun, Antalya, Ankara ve İstanbul `u da ekleyelim!Çok mu yağmur yağıyor? Yağacak tabi! Dağlarla oynuyoruz erozyon oluşuyor. Taş, kaya ve toprak aşağılara sürükleniyor. Bunlar "nereden geldi" diye yakınıyoruz! Oysa bir insan, yaşamı boyunca en az 4-5 defa, daha önce yaşamadığı doğa olaylarına tanık oluyor! Rize Belediye Başkanı, taşkının dere yatağını aşıp kente doğru yol alması üzerine, "Allahım yardım et" diye bağırarak koşuyor! İyi güzel de, dere yataklarına inşaatların yapılması evresinde, dağların tepelerin oyulması evresinde, bugün yaşanan olay ve korku düşünülseydi, emin olun ki bu kadar büyük zararlar olmayacaktı! Doğanın uzun yıllar içinde oluşan dengesini "aç ... Read more

Türk Lirası Avrupa piyasalarını da sarstı

Türk Lirası Avrupa piyasalarını da sarstı

Türk Lirası'nın hızla değer kaybetmesi Avrupa ekonomi çevrelerinde de huzursuzluk yarattı. Türkiye'nin moratoryum ilan etmek zorunda kalıp dış borçlarını ödeyemez duruma düşmesinin kreditör durumundaki Avrupa bankalarının durumunu sarsmasından endişe ediliyor. Financial Times gazetesinde yayımlanan, Avrupa Merkez Bankası'nın Türkiye'deki kur krizi nedeniyle Avrupalı bankaların durumunu mercek altına aldığı, özellikle de krizin İspanyol BBVA, İtalyan UniCredit ve Fransız BNP Paribas'a olası etkilerine odaklanıldığı yönündeki haberi bugün Avrupa borsalarına da yansıdı. Hisselerde düşüş Haberde adı geçen bankaların hisseleri yüzde 3'ü aşan oranlarda değer kaybederken Alman Deutsche Bank ve Commerzbank hisselerinde de sırasıyla yüzde 3.3 ve 2.1'lik düşüş kaydedildi. Deutsche Bank'ın borsa değerinin yüzde 3,3 oranında azalmasında kredi notunun düşürülme riskinin de rol oynadığı belirtilirken Commerzbank hisselerinin yüzde 2,1 oranında ucuzlamasında Türkiye'deki ekonomik kriz etkili old... Read more

Nuriye Gülmen Serbest Bırakıldı

Nuriye Gülmen Serbest Bırakıldı

Dün gece saatlerinde Bodrum'da gözaltına alındığı öğrenilen Nuriye Gülmen ve Mehmet Dersulu serbest bırakıldı. GÜLMEN TWITTER'DAN DUYURDU Nuriye Gülmen, yaptığı paylaşımda gözaltından çıktıklarını duyurdu. Gülmen'in açıklaması şu şekilde: "Gözaltından çıktık. Hastaneye gidiyoruz.Bacağımı hareket ettiremiyorum.Bu haldeyken adliyede yerde sürüklediler. Mehmet’in kafası da dahil olmak üzere her yerine tekme attılar. İşkenceyle de irademzi teslim alamadılar. İşte bu yüzden ve mutlaka biz kazanacağız. #KahrolsunFaşizm"  (ÖZGÜRLÜK) Read more

DİSK-KESK-TMMOB-TTB: SAĞLIK BAKANLIĞI ANAYASAL YETKİLERİNİ A…

DİSK-KESK-TMMOB-TTB: SAĞLIK BAKANLIĞI ANAYASAL YETKİLERİNİ AŞIYOR!

09.08.2018   DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 9 Ağustos 2018 tarihinde TMMOB'de bir araya gelerek TTB Merkez Konsey üyelerinin cezalandırırcasına görevlerinden uzaklaştırılmalarına istinaden ortak bir basın açıklaması yaparak Sağlık Bakanlığı’nı TTB’ye yönelik demokratik olmayan tutumundan vazgeçmeye çağırdı.   SAĞLIK BAKANLIĞI ANAYASAL YETKİLERİNİ AŞIYOR! TTB Merkez Konsey Üyelerini yaptıkları basın açıklaması nedeniyle kamu görevinden çıkarmaya çalışmak, demokratik kurumlara gözdağı vermektir. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi (TTB MK) 24 Ocak 2018 tarihinde “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” konulu bir basın açıklaması yapmış ve ardından hedef gösterilen Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TTB MK üyeleri hakkında adli işlemler başlatılmıştı. TTB MK üyeleri uzun bir gözaltı sürecinden sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardı. Aynı dönemde Sağlık Bakanlığı tarafından TTB MK üyelerinin, merkez konsey üyeliklerinin düşürülmesi talebiyle açıl... Read more

DOĞU KARADENİZ’DE YAŞANAN FELAKETİN NEDENİ YAĞIŞLAR DEĞİL, Y…

DOĞU KARADENİZ’DE YAŞANAN FELAKETİN NEDENİ YAĞIŞLAR DEĞİL, YANLIŞ KENTLEŞME VE ULAŞIM POLİTİKALARIDIR!

09.08.2018   Doğu Karadeniz Bölgesi'nde birbiri ardına yaşanan sel felaketlerine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 9 Ağustos 2018 tarihinde basın açıklaması yapıldı.   DOĞU KARADENİZ’DE YAŞANAN FELAKETİN NEDENİ YAĞIŞLAR DEĞİL, YANLIŞ KENTLEŞME VE ULAŞIM POLİTİKALARIDIR! Doğu Karadeniz’de etkili olan mevsim yağışları nedeniyle her gün farklı bir ilimizde sel ve taşkınlar yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Rize ve Ordu’da yaşanan sel, taşkın ve heyelan nedeniyle zarar gören tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 8 Ağustos 2018 tarihinde Ordu ve ilçelerinde yaşanan yağışlar deneniyle bölgede bulunan dereler taşmış, dere yatağında bulunan ev, iş yeri ve sanayi bölgeleri sular altında kalmış, dereler üzerinde kurulan köprüler kullanılamaz hale gelmiş ve Karadeniz Sahil Yolu üzerinde bulunan Cevizdere Köprüsü yıkılmıştır. Doğu Karadeniz bölgemizde yılın aynı dönemlerinde yaşanan yağışlarda hep aynı manzaralarla k... Read more

Diyarbakır'da Kürtçe komutlu tomografi cihazı

Diyarbakır'da Kürtçe komutlu tomografi cihazı

Diyarbakır’da Merkez Bağlar ilçesinde, 2008 yılından beri hizmet verilen özel hastanedeki bilgisayarlı tomografi cihazına, Kürtçe yazılım yüklendi. Türkçe bilmeyen ve Kürtçe konuşan hastalarla yazılım sayesinde 2011’den beri kolay iletişim sağlanabildiğini belirten hastane yetkilileri, özellikle Kürdistan bölgesi'nden gelen hastaların uygulamadan memnun olduğunu söyledi. Tomografi cihazına giren hastalarla tercümansız iletişim kurulabildiği belirtildi. Radyoloji ve Radyodiagnostik Uzmanı Dr. Oğuz Kırpık, komutların hepsinin ayarlanabilir olduğunu, Türkçe ve Kürtçe olarak seçim yapılabildiğini belirtti. Dr. Kırpık, “Hasta bir sıkıntı yaşamıyor. Özellikle Kürdistan Bölgesi'nden (kuzey Irak) ve Arap ülkelerinden hastalarımız geliyor. Bunların arasında en çok bizi tercih edenler, Kürdistan Bölgesi'nden gelenler. Personelimiz de Kürtçe’ye hakim olduğunu için kolay iletişim sağlanıyor. Başka hastanelerde de bulundum; ama anlaşamıyorduk. Tercüman gerekiyordu; ama burada tercümansız bir şek... Read more

BAŞKANLIĞIN 100 GÜNLÜK PROGRAMINDA EMEK YOK, KRİZE ÇÖZÜM YOK

BAŞKANLIĞIN 100 GÜNLÜK PROGRAMINDA EMEK YOK, KRİZE ÇÖZÜM YOK

BAŞKANLIĞIN 100 GÜNLÜK PROGRAMINDA EMEK YOK, KRİZE ÇÖZÜM YOK DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun “Cumhurbaşkanlığı 100 Günlük İcraat Porgramı”na dair değerlendirmeleri Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan 100 günlük icraat programını 3 Ağustos 2018 tarihinde açıkladı. Yeni başkanlık rejiminde artık bir hükümet ve hükümet programı olmadığı için bu eylem programı hükümet programı anlamına geliyor. Türkiye’nin ciddi bir ekonomik kriz ile yüz yüze olduğu bugünlerde programda krize karşı hiçbir ciddi önlem yer almıyor. Programda tırmanan enflasyon ve döviz kuru karşısında ne yapılacağına dair tek satır, dahası tek kelime yok. Kanal İstanbul ve Millet Bahçeleri gibi fantastik rant projelerinin yer aldığı programda, milyonların iş ve aş derdiyle ilgili ciddi hiçbir öneri yok. Çeşitli bakanlıkların 100 günlük icraat hedefleri programda yer alıyor. Programda yeni oluşturulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 100 günlük programı da var. Ancak 100 ... Read more

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal

Kardeşimiz Musa Erdal'ın uğurlama töreni'nin,Gültepe Nihat Aydın Kültür ve Dayanışma Derneği önünde gerçekleşen bölümünde,ailemiz adına yaptığım konuşmayı bütün dostlarımızla bu biçimde de paylaşmak istiyorum.''Musa Erdal benim kardeşimdir. Bu uğurlama töreni'nin yapıldığı bu derneğe adı verilen Nihat Aydın benim devrimci bir arkadaşımdır. Bugün burada,bu mahallede,bir dönem içinde benim de yer aldığım direnislerle anılan bu mahallede 1979'tan sonra ilk kez ve yeniden bugün siyasi bir konuşma yapmak arkadaşımın adına kurulan bu dernekte ve kardesimin cenazesinde olacakmış:Bu tarihin -bana karşı -garip bir cilvesidir.  Musa, aynı adını taşıdığı Musa Erdal'ın, namı diğer 'Hardal Musa'nın 11 çocuğundan 10.dur.5 kız ve 6 erkek kardeşten birisidir.Tire'nin Ayaklıkırı köyünde bir çiftçinin,bir bakkalın oğlu olarak 04.03.1962 yılında doğmuştur.İlkokulu, artık şimdi yıkık bir bina olan aynı köydeki okulda okudu.Ortaokulu İzmir Fevzi Çakmak Ortaokulu'nda okudu.Lise'yi okumak için Esrefpada L... Read more

FACEBOOK SAYFAMIZ