Özgürlük

"SAVAŞLAR KAR İÇİNDİR, İŞÇİLER BUNU DURDURABİLİR"

 
 
PETER COLE
 
On yıl önce bugün, Batı Sahili işçileri, Irak ve Afganistan savaşlarına karşı greve giderek 1 Mayıs'ı kutladılar.
 
Bir Maersk Line konteyner gemisi, Oakland, CA'da 19 Şubat 2015 tarihinde Oakland Limanı'nda rıhtıma yanaşırken. Justin Sullivan / Getty
 
Çoğu ülkede resmi tatil olan 1 Mayıs Chicago'da doğdu. 1 Mayıs 1886'da işçiler günde sekiz saat çalışma talebiyle Amerika'nın en büyük sanayi şehrinde ve diğer şehirlerinde işi durdurdular. 1894'te ABD Kongresi uluslararsı olarak yılın başka bir zamanında bir İşçi Günü icat etti ancak bazı Amerikalılar gerçek İşçi Günü'nü, orjinal olanı kutlamaya devam ederler. 
 
1 Mayıs 2008'de Birleşik Devletler'deki en güçlü ve en militan sendikalardan biri olan International Longshore and Warehouse Union'nun (ILWU) on bin üyesi, o Chicagolu'ların ayak izlerini takip etti. Amerika'nın Pasifik ticaret ağını tamamen durdurarak yirmi gece boyunca Batı Sahili limanlarında işi bırakarak bunu yaptılar.
 
Bu işçiler bunu, "savaşı ve Irak ve Afganistan'daki işgali derhal sona erdirmeyi ve Ortadoğu'dan Amerikan birliklerinin çekilmesini talep etmek için" yaptıklarını söylediler. Eylemleri, bugün hala devam eden ABD savaşlarıyla süregelmekte olan hayal kırıklığı ile birlikte örgütlü emeğin gücünü ortaya çıkardı.
 
EMPERYALİST SAVAŞLARI PROTESTO ETME
 
Bu "işi bırakma" planı, tüm San Fransisko Körfez Bölgesi boyunca liman işçilerini temsil eden Local 10'dan çıktı. Local 10'da uzun süreden beri sıradan bir militan olan Jack Heyman, yereldeki enternasyonel fikirli diğer sosyalistlerin yanı sıra 2008 1 Mayıs eylemini örgütlemede kilit bir rol oynadı. 2007'de, bu sosyalistler Irak'taki savaşı durdurmak için uluslararası bir çalışma konferansı düzenlemeye yardımcı oldular. İngiliz İşçi Partisi üyesi milletvekili Jeremy Corbyn'in yaptığı gibi dünyanın çeşitli yerlerinden sendikacılar katıldılar. Heyman'ın In These Times dergisine anlattığı gibi, "Bu konferansın esas amacı sendikaların geri dönüp üretim noktasında grevler düzenlemeleri içindi."
 
Peşi sıra, Local 10, her bölgeden seçilen işçilerin biraraya geldiği ILWU Longshore Kurultayı'nda sendika çapında bir politika oluşturmak için bir tasarı önerdi. Amerika’nın Irak’taki ve Afganistan’daki emperyalist savaşlarını protesto etmek için 1 Mayıs'ta gündüz vardiyası sırasında "iş bırakma mitingi" önerdiler. Sözleşme haklarının içerisinde olmasına rağmen, gündüz vardiyası ya da politik bir sebep bir yana bu tür mitingler tüm vardiya için ender düzenlenirdi. 
 
Uluslararası yetkililer ve Local 13 görevlileri (Los Angeles-Long Beach Limanı), bu kurultayda bulunan bazı işçiler tarafından anımsatıldığı gibi temkinli olmayı elden bırakmadılar. Bununla birlikte, o zamanlar San Fransisko Bölgesi ILWU Ülke İçi Kayıkçılar Sendikası'nın sıradan bir üyesi olan Samantha Levens'in In These Times ile bir röportajda hatırladığı gibi, "ILWU çapında gelen üyeler tasarı lehinde göründüler ve konuştular. O sıralar ILWU'da yeniydi, bu yüzden bu benim için çok heyecan vericiydi. Birçok üye savaş karşıtı tutkulu konuşma yaptı, çoğu eski askerdi ya da çocukları ordudaydı." Tasarı 7'e karşı 93 oyla kabul edildi.
 
ILWU üyeleri, duruşmalarla birlikte yürüyüş ve mitinglerin örgütlenmesi de dahil olmak üzere pek çok planlamadan sonra, 1 Mayıs'ta her limanda çalışmalarını durdurdu. O zamanlar Seattle Local 19'un başkanı olan Herald Ugles'in dediği gibi, "Doğal olarak, vinçlerin çalışmadığını gördüğümde üzüldüm ... Fakat bugün görülmeye değer bir manzaraydı - sadece burada değil, ayrıca baştan aşağı Batı Sahili'nde!"
 
Heyman şöyle anımsıyor,
 
"Harekete geçme konusu belirsizdi çünkü işveren derneği olan  PMA [Pasifik Denizcilik Birliği], eylemin yasadışı olduğunu ve onu durdurmak için mahkemeden karar çıkartacaklarını duyuruyordu. Ayrıca, Los Angeles sahilindeki en büyük kıyı sendikasının işe gideceğini kibirli bir şekilde belirttiler. Los Angeles yetkilileri ne düşündüklerini söylemiyorlardı fakat 1 Mayıs'ta üyeler yüksek sesle ve net konuştular. O gün limanda yaprak bile kımıldamayacaktı!"
 
Dünyanın her yerinden şükran yağdı. ILWU'nun aylık dergisi Dispatcher'ın Haziran 2008 sayısında yayınlanan ve “M.J.” olarak tanımlanan bir kişinin yazdığı gibi, "Kocam şu anda Irak'ta on beşinci ayını doldurdu. Cesaretiniz için ve Irak savaşının son derece etkili protestosu için size teşekkür etmek istiyorum. Kocam ve ben bir çok nedenden ötürü sendika karşıtı idik ve sizler bizlere, gururla söylemeliyim ki Sendikaya Evet!!! demek için başka bir sebep verdiniz."
 
Belki de en dokunaklı mesaj Irak'taki Liman İşçileri Genel Sendikasından geldi:
 
"Irak'taki savaşı ve işgali protesto etmek için 1 Mayıs Günü'nde grev yapmak için aldığınız cesur karar, bizim ve dünyanın geri kalanı adına daha iyi bir gelecek getirmesi için işgale karşı mücadelemizi ileriye taşıyor."
 
"Kıyı şehri işçileri, işçi sınıfının bu emperyalist savaşları durdurmak için gücü olduğunu işçi sınıfı hareketiyle göstermeye çalıştı," diyor Heyman. "“2003 yılında Oakland limanındaki Irak Savaşı'nın başlangıcındaki slogan, 'Savaşlar kar içindir, işçiler bunu durdurabilir!' idi."
 
SOSYAL ADALET SENDİKACILIĞI
 
2008 yılı eylemi, ILWU'nun seksen yıllık emek ve politik aktivizm tarihine aittir. Kuruluşundan bu yana ILWU ırk olarak entegre edildi ve Local 10 Afrikalı Amerikalıları ve diğer renkten emekçileri işe almaya özellikle kendini adadığını kanıtladı. 1934'ün oluşumsal "Büyük Grev"inde liman işçileri tüm sahil boyunca sözleşme, sendika kontrolünde istihdam bürosu, ücret artışları ve daha fazlasını elde ettiler.
 
Liman işçileri 19302larda faşist Japonya'ya yönelik kargoya ve 1960, 1970 ve 1980'lerde South Afrika ırkçılığından gelenlere el sürmeyi reddettiler. 
 
1999'da ILWU, eski Kara Panter, gazeteci ve ölüm cezasına çarptırılmış siyasi tutuklu Mumia Abu-Jamal'ın serbest bırakılmasını talep etmek için tüm sahili kapattı. Tartışmaya açık bir şekilde çabaları, Pensilvanya eyaletinin onu infaz etmeyi durdurmasında bir rol oynadı.
 
2015 yılının 1 Mayıs'ında Afrika kökenli Amerikalıların polis tarafından öldürülmelerini protesto etmek için, özellikle de Charleston, Güney Carolina'daki Walter Scott vakasında, Local 10 Körfez Bölgesi'ni kapattı. Ve geçen Ağustos'ta ILWU, San Fransisko'daki alternatif sağ gösterisine karşı öncü direnişe yardım etti.
 
Local 23'ün şuanki lideri ve 2008 katılımcısı olan Todd Iverson, "2008 1 Mayıs savaş karşıtı iş bırakma,  sendika üyelerinin sosyal aktivist olma hakkı ve ihtiyacının açık bir hatırlatıcısıydı,” diye In These Times'a anlattı. "ILWU, apartheid'tan ücret eşitsizliğine ve yakın zamanda Black Lives Matter'a kadar toplumsal adalet için başkaldırı tarihçesine sahiptir. ILWU üyeleri olan bizler sessiz seslerin sesi olmaya kendimizi yükümlü hissediyoruz."
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
ÖZGÜRLÜK
 

FİNLANDİYA VE UBI (EVRENSEL TEMEL GELİR)

 
 
MATT BRUENIG
 
 
New York Times yanılgıya düşüyor - Finlandiya halkı işsizliğe karşı çıkmadı.
 
Finlandiya Başbakanı Juha Sipilä Eylül 2017'de. EU2017EE Estonya Başkanlığı / Flickr
 
Finlandiya'yı çok yakından takip eden biri olarak, Finlandiya'nın temel gelir deneyinin sonuna gelindiğine ilişkin New York Times'da çıkan Peter Goodman imzalı makalede tamamen saptırma olduğunu belirtmeliyim. Makale, "Finlandiya İşsizlere Bedava Para Verme Konusunda Tereddüt Ediyor," olarak isimlendirilir ve Finlandiya'nın iki yıllık temel gelir deneyinin olağan sonunun, işsiz insanlara gelir yardımı sağlama konusunda Finlilerin duyarlılıklarında bir tür değişime işaret ettiğini ileri sürer. Fakat böyle bir değişim herhangi seviyede gerçekleşmedi, ne hükümette ne de halkta.
 
Aslında makale ile ilgili tuhaf olan şey, bu noktada kendisiyle çelişmesidir. Goodman bunu söylüyor:
 
"Ancak Fin hükümetinin 2018'in sonunda deneyi durdurma kararı temel gelir kavramına karşı mücadeleyi vurgular. Finlandiya'daki çoğu insan -ve diğer ülkelerdeki- insanları çalıştırmaksızın para dağıtma fikrinden rahatsız oluyor."
 
Fakat daha sonra yazıyı şöyle bitirir:
 
"Temel gelirin Finlandiya'da hız kaybetmesinin ana nedeni bu olabilir: fiilen gereksiz. Sağlık hizmetleri devlet tarafından sağlanmaktadır. Üniversite eğitimi ücretsizdir. İşsiz insanlar cömert işsizlik yardımı alırlar ve yeryüzündeki en etkili eğitim programlarına erişebilirler.
 
'Bir bakıma Finlandiya'da zaten temel gelir var,' der Mr. Hiilamo."
 
Yani Fin halkı işsiz insanlara para verme konusunda tereddüt mü ediyor yoksa etmiyor mu? Fin halkı temel gelirler konusunda huysuzlaştı mı ya da tümü yaygın bir destek olan ev yardımı, temel sosyal yardım, sağlık hizmetlerinin, refah devletinin geri kalanıyla birlikte Finlandiya'nın temel işsizlik yardımı halihazırda böyle bir gelir sağlıyor mu?
 
Goodman'ın makalesi ayrıca, ülkenin temel işsizlik yardımı için mevcut sağcı hükümetin etkinleştirme şartlarını uygulama kararını da tartışıyor. Hizmete sokma şemasında, etkinleştirme görevlerini özellikle yerine getirmeyenlerin yardım seviyeleri düşürülür. (Finlandiya'nın etkinleştirme gereklilikleri ile birlikte yeni temel işsizlik yardımı, şu anda ABD'de etrafta dolanan iş garanti teklifine benzer niteliktedir.) 
 
Fakat Goodman, Fin halkının gerçekte bu sağcı işsizlik yardım reformuna nasıl tepki verdiğinden hiç bahsetmiyor. Finlilerin yüzde 36'ya karşı yüzde 56 ile bu fikre karşı olduğu kamuoyu yoklamalarından bahsetmiyor. Bir vatandaşlar girişiminin, yasa yapıcıları sekiz gün içinde planı tekrar gözden geçirmeye zorlamak için 50,000 ve neticede 5,5 milyon nüfuslu bir ülkede 140,000 imza topladıklarından bahsetmiyor. Ve teklif edilen değişiklikler üzerine yaklaşık iki milyon işçi olan bir ülkede 200.000 sendikalının kitlesel grevinden hiç mi hiç bahsetmiyor. Basitçe söylemek gerekirse, her olası gösterge bu reformların oldukça popüler olmadığını söylüyor.
 
Temel gelir deneyinin kendisine gelince, hükümet onu başlattıklarında biteceğini söylediğinde tamamen biteceğini vurgulamak gerekir. Hükümet daha fazla deney yapmayacak, ama daha fazla deney yapacaklarını asla söylemediler. Teklif hayata geçtiğinde Antti Jauhiainen, Joona-Hermanni Mäkinen ve benim yazdığımız gibi, Finlandiya'nın Evrensel Temel Gelir deneyi aleni bir numaradan başka bir şey asla değildi(Jauhiainen ve Mäkinen New Yor Times'ta daha sonraki bir makalede aşağı kalmayacak şekilde özellikle söylediler). Örnek hacmi çok küçüktü, sadece işsizler hedeflendi ve amaç, eğer "refah tuzağı"(bu durumda temel işsizlik yardımı) kaldırılırsa işsizlerin çalışmaya başlayıp başlamayacağını açık bir şekilde görmekti.
 
En son nokta belki de Goodman'ın makalesinin yoldan ne kadar çıktığını anlamak için önemlidir. Finlandiya'da yürütülen Evrensel Temel Gelir deneyinin işleyiş biçimi şu idi; halihazırda temel işsizlik yardımı(ya da işgücü piyasası desteği) kapsamında olan insanları aldılar ve daha sonra onlara, bu programlardan zaten alıyor olduklarına benzer bir miktarda UBI verdiler. Fark, gerçekte para akışı değildi. Önümüzdeki iki yıl boyunca işsizlik yardımlarını kaybetmeden işe başlayabileceklerine dair bir söz vardı. Bu yüzden plan işsiz insanlara, bu işsiz insanlar zaten "bedava para" aldıkları için herhangi bir yeni bedava para vermedi. Ve deney için bedava parayı kapsayan kuralları değiştirme nedeni onların işsiz kalmasını durdurup durdurmadığını görmekti.
 
Tüm bunların anlamı, hem Evrensel Temel Gelir "deneyi"nin hem de rağbet görmeyen etkinleştirme gerekliliklerinin Finlandiya'nın sağcı hükümeti tarafından tam da aynı sebeble uygulanmasıydı: işsiz insanları çalışmaya sürüklemeyi denemek. Bu cephede hiçbir zaman değişiklik olmadı: sağcı hükümet, Başbakan Juha Sipilä’nın Fin istihdam oranını gelecek yıla kadar yüzde 72'ye çıkarma hedefinin bir parçası olarak tüm zaman boyunca istihdamı teşvik etmeye çalışıyordu.
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
ÖZGÜRLÜK
 

DÜNYADAN 1 MAYIS MANZARALARI

 

 

 

ALMANYA

 

may day erfurt germany27121074

 

Aşırı sağcı siyasi parti NPD taraftarları Almanya'nın Erfurt şehrinde solcu protestocuların yanında yürüdüler. Neo-Nazi çiftçilerin ve dazlakların yanı sıra, Almanya federal devletini tanımayı reddeden sözde "imparatorluk vatandaşları"(Reichsburger) da dahil olmak üzere Almanya'da çeşitli siyasi alt kültürlerde varlığını sürdüren Neo-Naziler için ana parti olmaya devam ediyor.

 

FRANSA

 

Paris May Day

 

Paris'teki MAYIS GÜNÜ protestoları, kukuletalı protestocuların McDonalds'ın penceresinden benzin bombaları fırlatıp arabaları ateşe vermeleri nedeniyle kontrolden çıktı.

 

TÜRKİYE

 

may day istanbul turkey12260513

 

İstanbul'da bu senede 1 Mayıs'ın sembol gösteri alanı Taksim'de kutlamalara izin verilmeyince bazı semtlerden Taksim'e yürümek isteyen göstericilerle polis arasında çatışma çıktı. Toplamda 77 kişi gözaltına alındı.

 

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ

 

may day new york city61943744

 

Aktivistler, New York'un Aşağı Manhattan semtinde Wall Street'e yakın bir bölgede finans kuruluşlarını protesto ederek toplu yürüyüş düzenlediler.

 

FİLİPİNLER

 

1syt may philippines ile ilgili görsel sonucu

 

Binlerce Filipinli meydanlara akın etti. Binlerce aktivist ve işçi Başkan Duterte ile dalga geçen maket ve posterler eşliğinde yürüdüler.

YUNANİSTAN

Atina'da ve diğer şehirlerde 1 Mayıs kutlamalarına binlerce insan katıldı. Atina'da en az 7000 kişinin katılımıyla ABD büyük elçiliğine protestolar eşliğinde yürüyüş gerçekleşti.

İSPANYA

İspanya'nın 70'ten fazla kentinde de 1 Mayıs gösterileri yapılıyor. Katılımcılar daha yüksek maaş ve emeklilik ücreti ile cinsiyet eşitliği çağrısı yaptı. Eylemlerin en büyüklerinden birinin yapıldığı başkent Madrid'de binlerce kişi 'Kazanma vakti' sloganı attı. UGT sendikasının genel sekreteri Pepe Alvarez ülkedeki serveti yeniden dağıtabilmek için feministlerin, gençlerin ve emeklilerin isteklerinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

70 den fazla şehirde binlerin katılımıyla 1 Mayıs kutlamaları gerçekleştirildi.

ÖZGÜRLÜK

 

AJAN VE HAREKET

 
 
CONNOR WOODMAN
 
Sol örgütler içine sızma siyasi polisliğin bütün silahlarının en keskin ucudur.
 
 
İngiltere, Londra'da Mi5 Karargahı. Getty Images
 
2010'da Lisa Jones altı yıllık erkek arkadaşı Mark Stone ile birlikte İtalya'da tatildeydi. Çift İngiltere'de tanınmış çevrecilerdi: Mark, İskoçya'daki 2005 G8 karşıtı protestolarda önemli bir rol oynamış, bir düzineden fazla ülkede politik hareketlere yardımcı olmuş ve hatta bir aktivist lojistik şirketi olan Activist Tat Collective'i kurmuştu. Çift birlikte seyehat etmişti, beraber festivallere gitmişti ve Lisa'nın babasının ölümünde birlikte yas tutmuştu.
 
O tatil sırasında Lisa masum bir şekilde Mark'ın pasaportunu torpido gözünden aldı. Pasaport, Mark Stone'un gerçekte iki çocuk babası Mark Kennedy olduğunu gösteriyordu ve Kennedy'nin statükoya karşı politik tehditlerin iç yüzünü anlamak için devlet tarafından görevlendirilen, yirmi yıldır polis kuvvetlerinde olan biri olduğunu keşfetmesine yardımcı olacaktı.
 
Sekiz yıl sonra, 150'den fazla gizli polis memurunun 40 yıl boyunca binden fazla İngiliz siyasi grubuna sızdığını, kadınlarla uzun süreli ilişkiler kurduğunu, çocuk yaptığını ve doğrudan en radikal eylemlere katıldıklarını biliyoruz. 
 
Polis memurları sahte isimlerle mahkemeye çıktılar, ölü çocukların kimliklerini çaldılar ve polis gözetiminde öldürülen siyah insanların gözü yaşlı ailelerini gizlice dinlediler. Bu heyecan verici ifşaatlar geniş medya ilgisini üzerinde topladı, fakat skandal ile ilgili yayınların çoğu, politik amaç ve etkileri yok sayarak operasyonları bağlamından ayrı biçimde değerlendirdi. Gizli polislik gerçekte siyasi polisliğin bütün silahlarının en keskin ucudur. Statükoya karşı tehditleri yönetme, gözünü sürekli üzerinde tutarak her şeyden haberdar olma ve hatta ezme en modern kapitalist devletlerin değişmez bir özelliğidir. Sol'un, politik sızmanın Birleşik Krallık'ta tarihsel olarak nasıl işlediğini anlaması ve bu tarihin içerebileceği stratejik dersleri çıkarması çok önemlidir.
 
BİRLEŞİK KRALLIK SİYASİ POLİSİNİ OLUŞTURMA
 
Modern siyasi polislik, on yıllar sonra gizli polis operasyonlarını doğuran bir koza olan Büyük Şehir Polis Teşkilatı Özel Birimi'nin kurulması ile birlikte 1880'lerde Britanya'da başladı. Birim, başlangıçta Birleşik Krallık'tan bağımsızlık isteyen silahlı savaşçılar olan İrlandalı Bağımsızlık Taraftarları(Fenians) ile çarpışmayı hedeflemişti fakat kısa süre sonra yabancı anarşistleri, genel oy hakkı isteyen kadınları ve koloni karşıtı Yerlileri izlemek için genişledi. 
 
1800'lü yılların sonunda, gizli bir birim görevlisi, evlilik dışı çocuk yaftasını kaldırmak için mücadele eden Meşruiyet Kazandırma Birliği'ne sızdı ve çöküşünü organize etti. Bu operasyon gelmekte olan şeyin gidişatını belirledi: mevcut düzenle mücadele eden herhangi bir siyasi gruba yoğun, derinden bireysel sızma.
 
Başından beri, İngiliz polisi soruşturma ve provokasyon arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdı. Muhtemelen, 1832'deki Ulusal Siyasi Birlik'e nüfuz eden ilk polis ajanı, bir ajan provokatör olarak hareket etmek için parlamenter komite tarafından görevlendirildi. Özel Birim bu karanlık role devam etti: örneğin 1887'de, bir Birim ajanı, Ellinci Yıldönümü sırasında Kraliçe Viktorya'yı havaya uçurmak için düzenlenen ve "önlenen" komplonun önemli bir azmettiricisi idi. 
 
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Özel Birim birkaç yüz tam zamanlı dedektifin örgütlenmesine dönüştü ve işçi sınıfı çalkantısını izlemek ve onunla mücadele etmek için Mühimmat Bakanlığı'nın(PSM2 olarak bilinen) İstihbarat Bölümü kuruldu. Kendi ifadesiyle, bakanlık, "çete liderlerini ortaya çıkartarak ve onların etkili bir şekilde hakkından gelerek [işçi grevlerini] kontrol edebilecek bir konumda" olmak istiyordu.
 
Büyük Savaş bittiğinde, Britanya'nın çağdaş güvenlik aygıtının önemli bileşenlerinin birçoğu yerini almıştı: Mi5 - genişletilmiş Özel Birim ile işbirliği içinde - yurtiçi (ve o zamanlar emperyal) ilişkilerin sorumluluğunu taşıyordu ve Mi6, İngiliz olmayan bölgeler için denizaşırı istihbarat teşkilatı olarak işlev görüyordu.
 
KOMÜNİST PARTİYİ YOK ETME
 
1930'ların başında Özel Birim, genişleyen bir Mi5 karşısında "içsel bölünme" üzerindeki otoritesini kaybetti. Birim, angarya işleri yerine getirerek ve patron kurumun emrinde tutuklamalar yaparak Mi5'in "gözü kulağı" haline dönüştü. Bu süre zarfında Büyük Britanya Komünist Partisi (CPGB) Birleşik Krallık tarihinin en yoğun izlenen şiddet içermeyen örgütlerinden biri oldu.
 
Mi5'ın gücü genişlerken, genç bir kadın olan Olga Gray'i Komünist Parti'ye yolladı. Onun uzun süreli partiye sızması o kadar başarılı oldu ki, bir parti kurucusunun altı yıl ağır hapis cezası ile mahkum edilmesiyle sonuçlandı. "Bölücü" gruplar içinde çalışan ajanlardan sorumlu olan Mi5 görevlisi Maxwell Knight, Gray'in partiye sızmasını, "kişiler ofisi ziyaret ettiğinde ajanın orada olup olmadığını bilinçli olarak fark edemedikleri . . . ajan ofisin bir parçası haline gelerek imrenilecek bir pozisyon" elde ettiği için yere göğe sığdıramadı. Gray'in başarılı sızma taktikleri yüzyıl boyunca Özel Birim tarafından yüzlerce defa tekrarlanacaktı. 
 
Komünist Parti operasyonu, İngiltere'nin endüstri patronlarının arzularından polis işçi faaliyetlerine kadar karma karışıktı. Şöyle ki, 1920'lerin ortasında Knight altı İngiliz faşistini Komünist Parti'ye yolladığında, bunu İngiliz Endüstrileri Federasyonu ve Kömür Sahipleri ve Gemi Sahipleri tarafından finanse edilen sendika karşıtı özel Endüstri Bilgi Bürosu adına yaptı. Özel sektör, sendika karşıtı propaganda örgütleri, istihbarat teşkilatları ve polis arasındaki karanlık ilişkiler bugün de devam eder.
 
1940'larda Komünist Parti kırk bin üye sayısına ulaştığında, Mi5, partinin "mesleki sınıflara" doğru yayıldığından endişe duyuyordu.  Sonuç olarak, partiyle ilişkili ünlü akademisyenler - tarihçiler Eric Hobsbawm ve E. P. Thompson da dahil olmak üzere - kendilerini yoğun gözetim altında bulacaklardı. 1950'lerden 1970'lere kadar, Mi5’in STILL LIFE Operasyonu altmiş şube ve destek birimlerini biraraya getirdi, parti üyelerinin yüzde 90'ının kimliğini belirledi ve şüpheli sempatizanlarla ilgili beş yüz bin dosya oluşturdu. Mi5'ın bir genel müdürünün 1959'da içişleri bakanına söylediği gibi, " İngiliz Komünist Partisi'ni hemen hemen bitirdik."
 
1951'de, Dışişleri Bakanlığı'nın, genellikle denizaşırı ülkelerdeki istenmeyen hükümetlere karşı propaganda yapmakla ilgilenen karanlık İstihbarat Araştırma Bölümü, İçişlerine ait bir şube kurdu ve bir tarihçinin "yasal politik bir örgütü[Komünist Parti] hedefleyen yerel bir propaganda kampanyası" olarak tanımladığı şeyi başlattı. Şube, Birleşik Krallığın yeniden silahlanma programı üzerinde kamuoyunu şekillendirmeyi ve işçi sınıfını Sovyetlere karşı çevirmeyi umarak, dost İngiliz sendikaları ve sivil toplum örgütlerine bilgi sağladı.
 
Şüpheli Komünnistleri ve bölücüleri kamu hizmetlerinden uzak tutma süreci, "temizlik süreci" işte bu dönemde başladı. BBC'deki süreç 1984'e kadar sürdü; üçüncü derece "yıkıcı" faaliyet ya da ilişki yüzünden memuriyetin yaklaşık yüzde 24'ü Mi5 tarafından inceleme altına alındı. 
 
1980'lerde Stephan Bonino'nun belirttiği gibi, " yaklaşık bin üyesiyle birlikte[...] ve M148 subayının 30 yıl boyunca içine sızdığı Komünist Parti büyük ölçüde etkisiz hale getirildi."
 
68'DE NE OLDU
 
1960'ların sonlarında sosyal hareketlerin, kitle gösterilerinin ve yaygın anti-otoriter grupların ortaya çıkması, statükonun koruyucuları için yeni bir meydan okumaya yol açtı.
 
Vietnam Dayanışma Kampanyası (VSC) düzen korkusunun odak noktası oldu. On yıllar sonra ortaya çıkarttığımız suçlamaların - Özel Birim'in muhtemelen kendisinin aşıladığı, basının planlı devrimci şiddet suçlamalarının ortasında VSC 1968'de Londra'da Vietnam Savaşı'na karşı iki kitlesel gösteri düzenledi.
 
Kıdemli Özel Birim yetkilisi Conrad Dixon, ilk VSC gösterisinin ardından 10 Eylül 1968'de gizli bir not yazdı:
 
"Aşırı sol kanat unsurlar arasındaki fikir ortamı […] düzenli, barışcıl, işbirlikçi toplantılar ve devinimden çıkıp pasif direniş ve "oturma eylemlerine" ve şu anda toplumsal değişimi ve hükümet politikasının değişikliğini zorlamaya girişmeye ve otoritelerle aktif yüzleşmeye doğru[...] son birkaç yılda radikal bir değişikliğe uğradı."
 
Dixon, "düşüncesini çok daha yüksek sesle söyleyen Sol'un" "mevcut devlet sistemimizde bir çöküş mühendisliği yapmaya ve yaşadığımız toplumda devrimci bir değişikliği başarmaya" kararlı olmasından korkuyordu.
 
Dixon'a teklif ettiği "yirmi adam, yarım milyon pound ve tam yetki" verin ve bu "devrimci" tehdidin hakkından gelsin. Sonuç, 2008'de dağılana kadar Özel Brim'in bir parçası olarak faaliyet gösterecek olan Özel Gösteri Takımı'nın(SDS) kurulması oldu. SDS, İngiliz Solunda neredeyse her önemli gruba nüfuz ederek uzun süreli sızmanın ustası haline geldi.
 
Birim hızla çalışmaya başladı ve 1960'ların sonlarında en az altı subayı Vietnam Dayanışma Kampanyası'nın içine soktu. Ekip, adamlarından birinin Anti-Apartheid Hareketi'nin yardımcısı olarak atanmasını başardı ve kısa sürede Bağımsız İşçi Partisi, Askerler Dışarı Hareketi ve hatta Genç Liberaller'in içine sızdı. Militant'ın İşçi Partisi içerisindeki etkisinden derinden endişelenen İngiliz devleti ayrıca bu dönemde Troçkist grupları da hedefledi. 2000'lerin SDS Casusluk El Kitabı'nın partiye bir bölüm ayırmasıyla birlikte, Sosyalist İşçi Partisi'ne (SWP) çok sayıda ajan sızdı. 
 
POLİS VE ÖZEL SEKTÖR
 
Hiçbir şey, onun endüstri sahasındaki gizli istihbarat operasyonlarından daha iyi modern devletin kapitalizmi destekleme ve sürdürmedeki rolünün bir kanıtı olamaz.
 
1970'lerde Özel Birim ve Mi5, Ford ile anlaşma yaptılar: otomobil şirketi, tüm iş gücünün gizlice siyasi olarak incelenmesi karşılığında 12 bin kişilik istihdam yaratarak Liverpool yakınlarında üretim tesisi inşa edecekti. Bir şube subayı bunu haklı çıkardı: “Herhangi bir savaşta her zaman kayıplar olacaktır.” İngiliz ajanları açık bir sınıf savaşı anlayışına sahiptirler.
 
Büyük Şehir Polisi, kilit iş yerlerinde etkili bir şekilde çarpışmaya adanmış tam teşekküllü bir Sanayi İstihbarat Bölümüne sahipti. İngiliz istihbaratının en önde gelen iki bilimadamına göre, politik olarak güvenilmez işçileri kara listeye almak için, "Büyük şirketlerin çoğu ya Özel Brirm ya da özel güvenlik şirketleriyle çalıştı". Hatta iki eski Özel Birim subayı birimin yakın tarihinde, "[özel propaganda kurumları], [...] sağcı gazeteler ve resmi istihbarat örgütleri(Özel Birim dahil) tarafından paylaşılan ortak bir çıkar vardı ve bilginin onlar arasında paylaşıldığına hiç şüphe yok," diye kabul etti.
 
2009'da Danışmanlık Derneğinin on yıllarca binlerce inşaat işçisi hakkında kara liste tuttuğu ortaya çıktı. Aktif sendikacılar ve politik aktivistler bazen onlarca yıl iş bulamadılar. Geçen ay, Büyük Şehir Polisi yıllarca şüphelendikleri şeyi sonunda kabul etti: Özel Birim rutin olarak eylemciler hakkında Danışmanlık Derneği'ne bilgi aktarmıştı. 
 
HAYVAN HAKLARI VE ANARŞİSTLER
 
1990'ların başlarında Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle birlikte, yabancı kontrollü bölücülüklere karşı Birleşik Krallı'ğı korudukları bu politik operasyonlar için devletin merkezi gerekçesi de çöktü. 
 
Bu operasyonların sona ermediği ve aslında yayıldığı ve de yabancı müdahale ile asla ilgisi olmayan amaçları ile daha fazla alakalı olduğunun ortaya çıkması gerçek olandır. 
 
Bunun yerine, radikal hayvan hakları aktivistleri ve çeşitli neo-anarşist oluşumlar kendilerini yoğun bir şekilde hedefte buldular. Özel Birim'in personel sayısı arttırıldı ve ülke çapında tümüyle yeni bir gizli siyasi polis timi, Ulusal Kamu Düzeni İstihbarat Birimi (NPOIU), İçişleri Bakanlığının finansmanınyla 1999'da kuruldu. NPOIU Mark Kennedy'nin birimi olacaktı.
 
2000'li yıllarda devlet için önemli bir hedef, her yıl on binlerce canlı hayvan üzerinde ürünlerini test eden bir araştırma enstitüsü olan Huntingdon Life Sciences'a karşı yürütülen hayvan hakları kampanyasıydı. Muhbire dönüşen gizli görevli Neil Woods Huntingdon Hayvan Zulmünü Durdurun ve Hayvan Kurtuluş Cephesi'ne NPOIU adına nasıl yaklaştığını ve içeri girmeye davet edildiğini nakleder. "Bana, ülkemin bana ihtiyacı olduğu söylendi. Eğer hayvan testine dayanan grup şirketleri İngiltere'yi terk ederlerse, o zaman bir gecede GSYH'nin yüzde beşini kaybedebilirdik."
 
Woods’un yorumları, siyasi polisin hedeflerinin özel ekonomik çıkarlarla ne kadar uyumlu olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, gizli memurların kullanımıyla ilgili en son yönergeler, “Birleşik Krallık'ın ekonomik refahının çıkarları doğrultusunda” gerekçelendirildiğini ileri sürmektedir. Dahası, Mi5'ın "Anglo-sakson kapitalizm modelini" yıkımdan korumak için iddia edildiğine göre görevlendirildiği idi.
 
NPOIU'nun, Cardiff'teki İlk Önce Dünya! ve hatta Gizli İsyankar Asi Palyaço Ordusu(CIRCA) anarşistlerini hedefleyerek, Britanya'nın aktivist faaliyet alanı boyunca kolları her yere uzanacaktı. 
 
CIRCA gibi küçük grupların içine sızmaya dikkat çekme, bazılarının yaptığı gibi, önemsiz radikallere karşı aşırı tepki olarak bu örtülü operasyonlar ile dalga geçmek değildir. Daha ziyade, devletin, sızma konusunda hiçbir radikal grubun önemsiz görülmediği göz önünde tutulduğunda ülke içi muhalif görüşleri ne kadar çok ciddiye aldığına dikkat çekmektir. Gizli servisler, küçük bir grup adanmış militan grubunun siyasi manzarayı değiştirebileceğini ve bugünün bir grup marjinal komünistinin yarının kitle hareketinin çekirdeği olabileceğini herkesten daha iyi bilirler.
 
"HÜKÜMETİ DEVİRME" VE AŞIRI UÇTA OLMA
 
Sızma operasyonlarının politik işlevi onların yıkıcı bireysel ekilerinin üzerine odaklanmanın arasında kayboldu. Ancak bireysel ajanların ilişkilerinin çok kirli ayrıntıları çok enteresan olsa da, hizmet ettikleri politik amaç bağlamında ele alınmalıdır. Bu karşı konulamaz solcu grupların içine açık bir nedenle sızıldı: statükoya karşı tehditlerin kapsamını sınırlandırmak.
 
Hedeflenen gruplar, öldürülen siyah insanlar için adalet, hayvanların kitlesel katliamını durdurma, doğal dünyamızın çöküşünü önleme, ırkçılığa karşı mücadele, faşizmle mücadele vb. ile ilgiliydiler. İngiltere bu operasyonlar sayesinde ne kadar sosyal ilerleme kaybetti? Kaç kampanya başarısız oldu, kaç reform ve iktidar değişikliği kilit aktivistler gizli devlet ajanı olduğu için gerçekleşmedi? Eski bir gizli subay olan Peter Francis de şöyle demişti: “SDS bir örgüte sızar sızmaz, o örgüt etkin bir şekilde son bulur[...] Eğer SDS kadınların oy hakkını savunan kadınların zamanında olsaydı, mücadeleleri asla baş gösteremezdi." 
 
Bu operasyonlar genellikle, Birleşik Krallık'ta suç faaliyeti veya yabancı müdahaleye karşı gerekli bir siper olarak haklı gösterilmektedir. Fakat açıktır ki, esasen kabul edilebilir muhalifliğin sınırlarını denetlemek ile ilgilenirler. Aşırı sağ tarihsel olarak Sol'dan çok daha fazla şiddet ve suç içeren bir tehdit oluşturmuştur, ancak iki akademisyen tarafından dile getirildiği gibi, Özel Birim'in, solda olanların içine sızmada ve gözetiminde özel bir çıkarı vardı."
 
İngiltere'nin gizli servisleri, İngiliz Fascisti'den İngiliz Savunma Birliği'ne kadar aşırı sağ grupları bölücü olarak görmeyi reddetti. Gerçekten de, burada, hem Avrupa'da hem de Atlantik'te, gizli servis ve aşırı sağ unsurlar arasında uzun süreli işbirliğinin kanıtı vardır. 
 
Bu işlemleri meşrulaştırmak için kullanılan resmi söylemlerin kendisi içeri sızmanın gerçek amacına ihanet eder. İlk yıllarda "devrimci faaliyet" olarak adlandırılan şey, yüzyılın ortalarından itibaren, devletin refahı ya da güvenliğini tehdit eden eylemlerin resmi tanımı olan ve "politik, endüstriyel ya da şiddet araçlarıyla parlementer demokrasiyi devirme ya da baltalama amaçlı "bölücülüğe" dönüştü. Bölücülük kavramı, ister Batılı devletlerdeki radikal ülke içi hareketler isterse imparatorluğun faaliyet alanındaki sömürge karşıtı isyanlar olsun 1950'lerden 1970'lere kadar ortaya çıkan kitlesel özgürlük hareketlerine öncelikle uygulamak için tasarlandı.
 
Soğuk Savaş sonrasında anakronik bölücülük söyleminin yerine koymak için yeni bir dil geliştirmek zorunda kalındı: yerli aşırıcılık. Yerli bir aşırılıkçı, “bir şeylerin olmasını önlemek veya kamu politikasının mevzuatını değiştirmek için… normal demokratik sürecin dışında” isteyen herhangi bir kimsedir. ”Resmi bir HMIC incelemesi bile bu tanımın“ çok geniş bir protesto eylemi yelpazesini kapsayabileceğini ”kabul etmiştir.
 
“Yerli aşırılıkçılık” politikasının gelişimi, “terörle mücadele” ve “İstihbarat Kaynaklı Polislik” olarak adlandırılan vasıtasıyla  Müslüman toplulukların yoğun olarak denetlenmesiyle bağlantılıydı. İkincisi, sözde suç eylemlerini önceden engellemek için şüpheli bireyler ve topluluklar hakkında olabildiğince fazla bilgi toplamayı kapsıyordu. Ülke İçi Aşırıcılık'tan sorumlu kıdemli subay Anton Setchell, "Sadece sabıka kaydınızın olmaması polisin ilgisini çekmiyorsunuz anlamına gelmez," diye açıkladı. Daha önceden olmasa da herkes sabıka kaydına sahiptir. 
 
Bölücü ya da yerli bir aşırılıkçı sabıka seviyesiyle değil fakat politik amaçlarıyla esas olarak tanımlanır. Meşru politik faaliyet, bu çerçevede, parlamenter demokrasinin resmi kurumlarıyla sınırlıdır; kitlelerin on yılda iki kere seçim sandığında öfkelerini çıkarmaları ve işyerleri, memleketleri ve ülkelerinde öz örgütlenmelerinden sakınmaları beklenir.
 
NASIL KARŞI KOYMALI
 
Sol bu olup bitene nasıl karşılık vermeli? Olabilecek tepkinin en kötüsü, yeni gelene ısrarla sarılan sülükler gibi gıkını çıkarmayan örgütlere yönelik olmalıdır. Mark Kennedy'nin deşifre olduktan sonra sonra işaret ettiği gibi:
 
"Bazı açılardan, anlarsınız işte, police beni deşifre etmekle bir sonuç elde etti çünkü herkes tetiktedir ve kiminle konuşacağını bilmez - aktivist topluluk içinde paranoya seviyesi muhtemelen tavan yapar."
 
İngiltere'deki iklim hareketi üzerindeki gizli polislik skandalının etkisini inceleyen bir çalışma, açığa çıkarmanın “aktivistleri geniş kitlelerden tecrit etmek” olduğunu ortaya koydu. "Aktivistler harekete geçtikleri kişilerin geçmişlerini sormaya başladıkça yakın çevreler daraldı."
 
Bu tepki sadece Sol'un çöküşünün yolunu açabilir. Örtülü Araştırma Grubu rehber kitabı ajanların kökünü kazımaya çalışmanın ne kadar son derece zor ve zarar verici olabileceği konusunda uyarsa da, sızmaya karşı duyarlı önemler alınmak zorundayken, yoğun şekilde paranoyak kültür uzun dönem aktivistleri için hoş olmayan bir atmosfer ve yeni katılan üyeler için dostça olmayan bir topluluk yaratacaktır.
 
Kennedy'nin yorumları, son birkaç on yılda Sol'un çoğunun tercih ettiği örgütsel model olan küçük, sıkı sıkıya bağlı ortak amaç doğrultusunda hareket eden üye gruplarının güçlüklerini yansıtmada bize yol gösterecektir. Hakikaten, SDS'nin Casusluk El Kitabı, halk etkinliklerinin, okulların ve büyük gösterilerin ajanların "en iyi giriş araçları" olduğunu belirtir. Ancak yakın arkadaşlardan oluşan küçük gruplara başlangıçta sızmak zor olabilse de, bir polis memuru içeri sızar sızmaz, grubun organizasyonunu çok daha kolay bir şekilde bozup dağıtabiliyor, çünkü bu örgütlerin çalışma tarzı gizlilik ve güvenin sürdürülmesine bağlı.
 
Bu sıkı sıkıya bağlı gruplar için kaldıraç gücü doğrudan eylemleri hedefler: eğer bir gizli görevli bu eylemlere özelse, polisin onları önceden engellemesi ve yıkıcı niteliğini ortadan kaldırması kolaydır. 2009 Nisan'ında, Ratcliffe Yüksek Gerilim hattı elektrik santralini kapatma girişimi 114 önceden tutuklama ile sonuçlandığı zaman olan buydu. Mark Kennedy, eylemi planlayan küçük gruba sızdıktan sonra polise ihbarda bulundu.
 
Grup düzeyinde sızmayı durdurmaya çalışmak yerine, stratejimiz iki tür olmalıdır: a) ulusal düzeyde yasadışı ilan etmek için sızma ve gözetleme kampanyası ve b) mümkün olduğu kadar açık, derin ve geniş bir temelde örgütlenme.
 
Sızmayı gereksiz hale getirmeliyiz. Küçük, izole olmuş üye gruplarından ziyade iş yerlerinde ve yerel topluluklarda somutlaşan ve değişim için uygun bir güce katılan kitlesel bir harekete ihtiyacımız var. Otuz eylemcili bir grup Bir grup otuz eylemci, dünyada en iyi karşı gözetim önlemlerine sahip olabilir ve yine de sızmayı durduramaz. On binlerce insanın oluşturduğu kitle hareketi, kolay sızılabilir olsa da, sızmaya rağmen politik manzarayı değiştirmek için yeterli ivmeyi oluşturabilir.
 
Nihayetinde, ister sosyalist partiler ister siyah adalet kampanyaları ya da sendikalar olsun devletin statükoya karşı herhangi bir olası tehdide nüfuz etmek için başvuracağı çareler Batılı demokratik devletlerin liberal anlayışının tuzaklarını gösterir. İktidar mücadelesinden ayrı siyasi polisliğin "meşruluğunu" teorize etme ya da "düzenleme" planlama girişimi sorunu insan hakları ihlallerinden birine indirgeyerek ya da onun bir parçası olarak görerek asıl meseleyi gözden kaçırır. Devlet, kapitalist, ataerkil ve ırksal sömürü ve tahakküm sistemlerinin silahlı düzenleyicisidir ve gizli sızma, bu sistemlere meydan okumaları bastırmaya yönelik çabalarında bir araçtır. Bu taktiklerin meşruluğunu reddetmek için birleşmeli ve kararlı olmalıyız; ancak, statükoyu devirmek için derin ve geniş bir hareketi örgütlemekten daha güçlü bir yanıt yoktur.
 
*www.jacobinmag.com sitesindeki yazıdan Türkçe'ye amatörce çevrilmiştir.
ÖZGÜRLÜK
 

FACEBOOK SAYFAMIZ