Toplumsal Yozlaşma.

1-) Yozlaşma Nedir? Sözlüklerde yozlaşma ”özündeki iyi nitelikleri bir takım dış- sal etkenlerle zamanla yitirmek… Doğasındaki olumlu özellikleri sonradan kaybetmek… Bozulmak, soysuzlaşmak, dejenere olmak.. Özünden uzaklaşmak, Manevi anlamda değer yargılarından uzaklaşmak” şeklinde tanımlanıyor. Sözlük tanımından dahi yozlaşmanın halklar için kabul edilemeyecek bir olgu olduğu ve neyi ifade ettiği anlaşılabilir. Yozlaşma, halkın geçmişten bugüne yarattığı, gelenekselleştirdiği olumlu gelenek, kültür, ahlaki özelliklerin ve değerlerinin bozulması, içinin boşaltılması ve bunların yerine emperyalist yoz kültürün geçmesidir.
2-) Yozlaştırılmak İstenen Değerlerimiz ve Bunların Yerine Konulmak İstenenler Nelerdir? Halklarımızın tarih içerisinde yarattığı ve bugüne kadar ulaşmış olan bütün olumluluklar, iyi ve güzel özellikler emperyalist yozlaştırma politikasının hedefidir. Nedir bunlar? Yardımlaşma, dayanışma, haksızlığa-adaletsizliğe karşı olma, kadir-kıymet bilen, emeğe saygı, büyüğü sayma-küçüğü sevme, yalan söylememe, zalimin karşısında dik durma, mazlumdan yana olma, bağlılık ve vefa, fedakarlık, özü sözü bir olma, zorda kalanın yanında olma, emeğine, toprağına, eşine dostuna, halkına sahip çıkma sevme… İşte bunlar ve bunlar gibi nice olumluluğu yozlaştırmak yerlerine tam tersi olumsuz özellikleri, yozlaşmış değerleri koymak isterler. Nedir bunlar? Sadece kendini düşünme bencillik, maneviyatı önemsemeyip maddiyata göre yaşamak, bireycilik, duyarsızlık, köşeyi dönmecilik, çıkarcılık, vefasızlık, sapkın cinsellik, kadir-kıymet bilmeme, emeğe düşmanlık…
3-)Yozlaşmanın Nedenleri Nelerdir? En başta belirtmek gerekir ki yozlaşma bir sonuçtur. Bütün sınıflı toplumlar doğası gereği halklar için eşitsizlik, adaletsizlik, açlık üretirler. İşte bunlar halkları olumlu değerlerinden uzaklaştırır. Halklar karşı karşıya oldukları sorunlarla mücadele edemediği durumlarda, içinde yaşadıkları çürüyen sistemle beraber çürürler, yozlaşırlar. Sınıflı, sömürüye dayalı sistemler yozlaşmanın nesnel zemininin-nedenlerini oluştururlar. Ancak yozlaşma sadece nesnel nedenleriyle açıklanamaz. Aynı zamanda yozlaşma iradi, sistemli, kapsamlı politikaların bir sonucudur.
4-)Yozlaştırma Politikasının Sahibi Kimdir? Neden ve En Çok Hangi Kesimler Bu Politikanın Hedefidir? Tabii ki emperyalizmdir. Emperyalistler halklara düşmandır. Karlarına kar katmak, politikalarını hayata geçirebilmek için halkları baskı altında tutmak zorundadırlar. Bunun için her yolu denerler. Zor ve şiddet, her türden baskı aygıtı temeldir. Ancak bunlar yeterli olamaz ve dahası halkların düzene olan öfkesini, kinini daha da büyütürler. Bu nedenle emperyalistler halkları yozlaştırmak, uyuşturmak, kendilerine direnemeyecek hale getirmek zorundadırlar. Hedef en yoksullardır, halkın bütün kesimleridir. Özellikle de halkların geleceği olan gençliktir. Emperyalizmi yenecek, yok edecek olan yoksul halklardır. Zor ve şiddete, sömürü ve zulüm politikalarına karşı direnen devrimci halk iktidarlarını kuracak olan yoksul halklar yozlaştırma politikalarının temel hedefidir.
5-) Emperyalizm ve Oligarşinin Halkları Yozlaştırma Saldırısında Kullandığı Yöntem ve Araçlar Nelerdir? Bu yöntem ve araçlar, çoktur ve de çeşitlidir. En genelde bunları şu şekilde sıralayabiliriz. Eğitim sistemi, kültür-sanat (müzik, resim, sinema vb. bütün dallarıyla), edebiyat, tüketim kültürü, TV-medya, internet, magazin… Uyuşturucu, fuhuş, kumar, şans oyunları, çarpık eğlence kültürü-aktiviteleri, moda akımları, futbol ve diğer spor dalları…
6-) Yozlaşmaya Karşı Mücadele Devrimcilerin Görevi midir? Evet, mutlaka görevidir. Çünkü devrimciler halk için, halkların kurtuluşu için, sömürü ve zulüm düzenine son vermek için emperyalizme ve oligarşiye karşı mücadele ederler. Bu mücadele içinde halkı ilgilendiren her şey devrimcilerin gündemi olmak zorundadır. Devrim kitlelerin eseridir. Ve yozlaşma da halk kitlelerinin devrim mücadelesine katılmasındaki en önemli engellerden biridir. Yozlaşmaya karşı mücadele halkı örgütleme, devrimcileştir me, Tarih ten, bilim den, önderlerimiz den, geleneklerimiz den öğren diklerimizle güçleneceğiz halkı savaştırma ve mücadelesinin bir parçasıdır. Her süreçte devrimcilerin görevidir.
7-) Solun Yozlaşmaya Bakışı Nasıldır? Oportünist ve reformist solun yozlaşmaya, emperyalizmin yozlaştırma politikalarına ve buna karşı mücadeleye bakışı çarpıktır. Yanlışlarla doludur. İddiasızlıklarının bir sonucu olarak bu sorunu devrime havale ederler. Yozlaşmanın ve yozlaşmaya karşı mücadelenin devrimci mücadeleyle ilişkisini bilinçli olarak görmezden gelirler. Ama solun bu konudaki çarpıklığı çok daha ciddidir. Yozlaşma solu da sarmıştır. Direnmeyen, devrim ve iktidar hedefinden uzaklaşan sol, devrimci değerlerden, geleneklerden ve halk kültüründen uzaklaşmıştır. Yozlaşmıştır… Çürümüştür… Emperyalizmin ideolojik-politik ve kültürel yönlendirmesi altına girmiştir. Oportünist ve reformist sol, yozlaşmaya karşı mücadelede halkın da gerisindedir. Ve daha da önemlisi, çürüyen sol bugün çok çeşitli biçimlerde bu mücadelenin önünde engel olurken yozlaşanın, emperyalist yoz kültür ve ahlakın açıktan savunucusu, taşıyıcısı, yaygınlaştırıcısı durumundadırlar. Nitekim bugün cinsel sapkınlıkları, ”seks işçiliği” adı altında fuhuş u savunur hale gelmişlerdir. Devrimcilerin halkla birlikte yürüttükleri mücadeleyi ”ahlak-namus bekçiliği” diye küçümsemektedirler.
😎 Emperyalizmin ve Oligarşinin Halkları Yozlaştırma Politikası Karşısında Devrimciler Neler Yapmalı? Devrimciler öncelikle emperyalizmin yoz kültürüne karşı, saldırılarına karşı sürekli ve çok yönlü bir mücadele yürütmeli; halk kültürünü ve devrimci kültürü hakim kılmaya çalışmalıdırlar. Ve bu mücadeleye halkı da katmalıdırlar. Bu, halkın mücadelesi olmalıdır. Yozlaşmaya karşı hayatın her alanında alternatifler üretebilmelidirler. Kültür-sanat merkezleri ve faaliyetleri, spor ve sosyal aktiviteler-örgütlenmeler, devrimci edebiyat çalışmaları, ürünleri; uyuşturucuya, fuhuş a, yozlaşmaya karşı kampanya ve kurumlaşmalar, halk için kütüphaneler, internet merkezleri, meslek edinme kursları, halkın kendi sorunlarını birlikte çözebileceği – maddi üretimlerde bulunacağı örgütlenmeler yozlaşmaya karşı kullanılacak yöntemler ve araçlardır. Bunun yanında emperyalizmin yoz kültürünü üreten ve yayan bütün düzen kurumları, çeteler ve bunların hamiliğini yapan polis vb. güçlere karşı halkın devrimci şiddetini örgütlemek devrimcilerin görevidir.
9-) Kapitalizmi Sona Erdirmeden Yozlaşmayı Bütünüyle Yok Etmek Mümkün Müdür? Kapitalizm içinde yozlaşma, halkın devrimci mücadeleye katılımına ve özel olarak yozlaşmaya karşı verilen mücadelenin ulaştığı boyuta paralel olarak, belli ölçülerde geriletilebilir. Ancak, halklar açlık, yoksulluk, adaletsizlik üreten kapitalizm yaşadıkça yozlaşmanın maddi zemini de var olacaktır. Çürümüş sistem çürütür, yozlaştırır. Bu düzen içinde yozlaşma tam olarak bitirilemez. Ayrıca emperyalizmin ve oligarşinin yozlaştırma saldırıları da sürekli olacaktır.
10-) Emperyalizmin Halkları Yozlaştırma Saldırılarını Püskürtmenin ve Yozlaşmanın Nihai Çözümü Nedir? Çözüm devrimdir… Çözüm sosyalizmdir… Sadece sömürünün ortada kalktığı emperyalist-kapitalist sistemin yok olduğu koşullarda yozlaşmanın maddi zemini ortadan kalkar. Sosyalizm insanlığın yarattığı bütün olumlu değer ve gelenekleri kültürleri sahiplenir ve onları ileri taşıyacak güce sahiptir. Sosyalizmin gelişimi ve zaferi kapitalizmden kalan bütün tortuları ezip geçer yok eder. Halklar sosyalizmle sürekli bir kültüre gelişim sürecini, kültür devrimini başlatacak ve sınıfsız-sömürüsüz bir gerçeğe yürüyecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here